|
คℓρєяєη
|
 |
« : 09 Aralık 2007, 12:10:04 » |
|
Vakit Abdurrahman Dilipak a.dilipak@vakit.com.tr Dün İskenderun’daydım, İHH’nın kurban kampanyası için..
Bir daha notlarıma baktım, nereye gidiyoruz diye.. Dünyada her yıl kesilen “6 milyar koyun”un acaba kaçı “kurban” ediliyor dersiniz?.. Karakaya 3 yıl önce şunları yazmış: Sadece yüzde 1.6’sı!.. Yani, geri kalan yüzde 98.4’ü “satılmak” için kesiliyor. Türkiye’de yıllık ortalama et tüketimi sadece 1.3 milyon ton!. “Kişi başına düşen” et miktarı ise yalnızca 19 kilo 400 gram! Şimdi kıyaslayın, ABD’de 34.6 milyon ton!. İngiltere’de 4.6 milyon ton!. Almanya’da 7 milyon ton! Fransa’da 6 milyon ton! Türkiye’de ise; sadece 1.3 milyon ton!.
Kurban eti büyük ölçüde yoksula, muhtaca gidiyor..
Ama birileri bundan rahatsız..
Mesela sigara için harcanan para, kurban için harcanan paradan daha fazla, duman olup gidiyor.
Kitaba bu kadar para ayırmıyoruz. Tütünün doğrudan ve dolaylı maliyeti 10 milyar dolar gibi.. Tüketirken hastalık üretiyorsunuz.
“Sigara” değil “tütün” diyorum, çünkü kimi bunu “ot” olarak kullanıyor, kimi nargile olarak, hepsi birbirinden kötü aslında ve hepsi aynı kapıya çıkıyor.. Nargile sigaradan daha az zararlı değil..
Günde bir paket sigara içen biri, eğer içmese 20 yılda 90 m2’lik bir ev sahibi olur.. Nostalji olsun, Osmanlı işi olsun, Türk işi olsun diye nargile çekenlere şaşarım. Bizimkiler, Halilurrahman mağarasının üstüne bile bu kafa ile nargile kahvesi açtılardı, şimdi ne oldu bilmiyorum..
Dindar geçinen birçok kişi, insani yardım kuruluşlarına, sigaraya verdikleri kadar para vermiyor.. Hatta kendisi yardıma muhtaç insanlar bile aldıkları üç-beş kuruşu sigaraya yatırıyor.
Neden?
Amerika’ya bu kadar tütün parası vereceksiniz, ama Amerikan kurşunları ile yaralanan insanların yarasına ilaç almak için sigaraya verdiğiniz paranın bırakın yarısını, onda birini bile vermeyeceksiniz!
“Kahrolsun Amerika, yak bir Marlboro!”
“Kahrolsun Amerika, iç bir Coca Cola!”
5.2 milyon kurban kesiliyormuş Türkiye’de. 100 dolardan deseniz 520 milyon dolarlık bir pazar sözkonusu. Çeşitli kurumların topladıkları parayı da ekleyin buna -Kızılay, THK, Mehmetçik Vakfı, Çocuk Esirgeme, Diyanet filan- 1 milyar dolar etmez. Yani onda biri bile değil, sigaraya verdiğimiz paranın..
En Müslümanı, merhametlisi böyle. ABD’ye on, ABD’nin vurduğuna bir vereceksin ve bunu yaparken de ülkene, kendine zarar vereceksin..
Bastır paraları, bastır Amerika’ya. ABD sana tütün versin, hasta ol ilaç versin, obez ol diye hamburger versin, iç daha da şişmanla diye cola versin.. Siz de her verileni alın!
Bir ara 28 Şubat günlerinde İstanbul Valisi Erol Çakır’ken, Dünya Sigarasız Günü’nde “Bugün sigara içmeyin, parasını İHH, Mazlum-Der’e verin” dedim diye, izinsiz yardım kampanyası düzenlemekten Mazlum-Der ve İHH’nın hesabına el koyup beni de mahkemeye vermişlerdi..
28 Şubat’ın “sivil paşa”sı, sonra gitti ANAP’ta üst düzey yönetici oldu, neyse oradan da gitti sonra, sanırım..
Bir de şu verilere bakar mısınız?
Kitaba, kişi başına kim ne kadar para vermiş bakar mısınız? Gerçekler acı! Sonuç: Okuma fakiriyiz! Sorarım size; sanata, kültüre, edebiyata, dergiye, kitaba ne kadar para ayırıyorsunuz? Sigara sizi öldürür, ama bilgi size güç verir.
İşte internetten derlediğim sayılarla Türkiye gerçeği:
Norveçli 137 dolar veriyormuş kitaba yılda, Alman 122 dolar, Belçikalı, Avusturyalı 100 dolar, Güney Koreli ve İspanyalı 39 dolar. Dünya ortalaması 1,3 dolar. Sıkı durun şimdi: Bir Türkiyeli 0.45 dolar (45 sent) veriyor bir yılda kitaba! O da ders kitabı ile üniversite sınavı hazırlık kitapları olsa gerek.
KİTAP OKUMAK İÇİN; Türk’ün ayırdığı zamanın 300 katını bir Norveçli ayırıyor. 210 katını bir Amerikalı ayırıyor. 87 katını bir İngiliz ve Japon ayırıyor. Dünya ortalaması bizim ayırdığımız zamandan 3 kat fazla!.. 1995 yılı kitap piyasasının cirosu 80 milyar dolar. Bir önceki seneye göre % 8 oranında artmış. Yıllık ciro Amerika’da 25.5 milyar dolar, Japonya’da 10.5 milyar dolar, Almanya’da 10 milyar dolar. Şu da bizim gerçeğimiz: Yıllık ciro Türkiye’de 30 milyon dolar.
Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Kitap suç aleti, fikir suç, fikir adamı suçlu olursa olacağı bu..
Siz maç seyredin.. Toto’ya yatırın paraları, maç biletine, TÜTÜN’e yatırın.
Maça harcanan para, sinema ve tiyatroya ayrılanın kaç katı düşündünüz mü?
1986 yılı raporuna göre, o zamanki 50 milyonluk Türkiye’de basılan kitap sayısı, 9 milyonluk Yunanistan’da basılan kadarmış! 12 Eylül’ün gölgesinde Türk modernleşmesinin, çağdaşlaşmasının ülkeyi getirdiği yer işte burası! 1997 yılında Almanya’da 80 bin kitap basılırken Türkiye’de basılan kitap sayısı 6 bin civarında kalmış. İsrail’de bin 169 kişiye bir kitap düşerken, Almanya’da bin 22 kişiye bir kitap, Japonya’da 600 kişiye bir kitap, Türkiye’de 10 bin 600 kişiye bir kitap düşüyormuş.. Şu da şeriat ülkesi İran’dan bir sayı: 1990 senesinde İran’da 6 bin 289 kitap basılmış. 1992 senesinde Türkiye’de 6 bin 151 kitap basılmış.
KAÇ KİŞİ GAZETE OKUYOR?: Bin Norveç’liden ya da Japon’dan 558’i gazete okuyor. Bin Fin’liden 445’i, bin İsveç’liden 430’u, bin Kostarika’lıdan 412’si. Sıkı durun, bin Türk’ten ancak 60-70’i gazete okuyor. Onu da çoğu spor sayfasından başlarlar okumaya! Bin Çin’liden 36’sı, bin Ukrayna’lıdan 3’ü gazete okuyormuş..
Ankara Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırmaya göre, değişik ülkelerdeki ilköğretim okulları ders kitaplarında kelime ve kavram sayısı karşılaştırması yapılmış. Buna göre ABD ders kitaplarında 71 bin 618 kavram ve kelime yer alırken, Almanya ders kitaplarında bu sayı 70 bin 400. Japonya’da 44 bin 224, İtalya’da 31 bin 762, Fransa’da 30 bin 193. Sıkı durun, Suudi Arabistan ders kitaplarında 13 bin 576 kelime var. Türkiye’de ise bu rakam 7 bin 260. Bizde niye “Cehaletin bu kadarı ancak eğitimle mümkündür” denir, anlaşılıyor değil mi?
Ders kitaplarımız resim, fotoğraf, karikatür, şema ve tablo açısından da oldukça fakir, ama hepsinin başında Atatürk resmi, ‘Ey Türk gençliği’, İstiklal Marşı ve Öğretmen Marşı mevcut..
Kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
Bizim laikçiler, kurban derisi ve türban avcılığı yapmaya devam etsinler bakalım, nereye kadar yapacaklarsa bu işi..
Aman sakın kalkıp bir sigara daha yakmayın da! Bu meret nasıl bir şeyse, sevinince “yak bir sigara” diyor, efkar basınca da! Ya da boş kalınca da!
Selam ve dua ile..
|