Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: EY İNSAN  (Okunma Sayısı 90 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
hamza01
AllahuEkber
***

DUÂ: 104
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 355


***TAĞUTU RED ALLAHA İMAN***


« : 15 Kasım 2011, 20:15:37 »

Ey insan! Allah'a inandım diyen beşer,
Birinci görevin, yalnız Allah'a ibadettir.
Allah'tan başka tapılan tağutları reddir.
Bu senin ilk hedefin ve ilk vazifendir.
Kur'an ve Sünnet'in ölçü olduğunu bil
Bil ki Rabbin katında din İslam'dır.
Yok olur o zaman şirk ve küfür,
Hayatına yön vermesin başka bir din.
İşte sana Kur'an Sünnet delil,
İlahi vahiydir, ölçü ve emir,
Kur'an Sünnet versin hayatına şekil
Kalmaz kalbinde ne leke ne de kir.
La ilahe illAllah dediğin bir an,
Önce tağutu red ve Allah'a imandır İslam!
İşte bu ilkeleri korumaktır hedefin
İşte o zaman yükselirsin Rabb'in katında
Kemale ulaşır eğilmez artık başın
Korkma Allah yolunda dik olsun başın
Kalmasada dahi taş üstünde ta
Hiçbir zümre çeviremez seni bu yoldan,
Sıyrılmışsın şirk küfür toplumundan
Yüce bir dava, ulvi bir görev taşıyorsun
Kıymetini bil bu bir hidayettir,
Herkese nabis olmaz eğil bu yolda eğil.
Ey Allah'a inandım diyen beşer,
İkinci görevin imanın doğrulmaktır.
İlişkiyi bağı müşrikten koparmaktır.
Müslümanları sevmek, kafirleri isi reddir.
Bu her müslümanın üzeine düşen haktır.
Bu hakka uygulamamak imanı siler.
Kim diyorsaki ben iman ettim uymalıdır
Kaidelere birer birer
Kayıtlı

Bu evrende Allah’tan başka kanun koyucu yoktur. Hâkimiyet Sadece
Allah’ındır. en üstün dava İslam davası en hakiki yol İslam yoludur..Sizler
Aramızda olan Tevhid davasına tabi olmadıkça ,size karşı mücadelemiz devam edecektir……
hamza01
AllahuEkber
***

DUÂ: 104
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 355


***TAĞUTU RED ALLAHA İMAN***


« Yanıtla #1 : 15 Kasım 2011, 20:16:31 »

Yasama hakkını yalnız Allah-u Teâlâ'ya tanımak tevhid inancının gereğidir. Bunu bu şekilde kabul etmedikçe tevhid akidesi sıhhat kazanamaz. Bu da yani; tevhid akidesinin sıhhat kazanması da ancak tağuti her türlü unsuru reddetmekle olur.
Tağut sadece tek şekilde karşımıza çıkmayabilir. Şühpesiz ki, tağut ne şekilde olursa olsun, tevhid akidesi onu kesinlikle reddetmeyi gerektirir.
Çağımızda tağut özellikle teşri (kanun) koyma ve emir verme şeklinde karşımıza çıkıyor.
Çağımızdaki tağut; ilahi kanunlar dışında, insanların koydukları kanunlar, emirler ve değer yargıları şeklinde de ifade edilebilir.
Buna göre, kanun koyan ister bir diktatör, ister halkın seçtiği seçkin bir zümre, ister toplumda yer etmiş bir grup bilim adamı, isterse halkın sevdiği bir komutan olsun farketmez, yine de tağuttur.
Bu durum karşısında, tevhid akidesini korumak isteyen herkes; bu çağdaş tağutu inkar etmek, Allah'ın kanunlarına zıt olan emirlerine uymamak, ondan uzaklaşmak, ona tabi olanların (koyduğu ölçülere uyanların) küfrüne hükmetmek ve onlardan olmadığını ilan edip onlara düşman olmak zorundadır.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
"İbrahim ve onunla beraber olanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Onlar milletlerine şöyle demişlerdi: "Biz sizden ve Allah'dan başka taptıklarınızdan beriyiz. Sizi tekfir ediyoruz. Bizimle sizin aranızda, yalnız Allah'a inanıncaya kadar ebedi bir düşmanlık ve kin baş göstermiştir." (Mümtahine: 4)

Şu iyice bilinmelidir ki; tevhid akidesi, yasama ve emir sultasının yalnız Allah-u Teâlâ'ya ait olmasını gerektirir. Ancak bu vazife yerine getirildiğinde tağutu inkar gerçekleşmiş olur.
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: