Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İmtihan!.  (Okunma Sayısı 154 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sabiha Ateş Alpat
Yönetici
Laİlaheİllallah
*****

DUÂ: 420
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 542



Site
« : 14 Kasım 2011, 21:13:54 »

Hayat bir imtihan. İmtihan şekli,tıpkı sınav soruları gibi önceden bilinmiyor.Herkesin imtihan şeklini belirleyen Allah’tır.Sınava tabi tutulanın ise,imtihanı geçmesi,geçebilmesi için mürebbisinin öğrettiği derse iyi çalışmalı ve cevapları doğru vermelidir..
   İmtihan  kelime olarak,denemek,kişinin başarısını ve ya başarısızlığını  açığa çıkarmak için  takip edilen yol demektir.
     İmtihan iyi ile kötünün,doğru ile yalancının,Sadık olan ile riyakarın  belli olması için büyük bir nimettir esasında.
Her kul imtihan bilinciyle hayatını yaşamak ve her hal kârın bir imtihan olduğunu akıldan çıkarmamakla, bu bilinci diri tutmalıdır. Kazanmak istenilen Allah’ın rızası ve cennet  ise,  mutlaka bunun sınavı olmak zorundadır.Her iddia  bir ispat ister.İspat için sınav zorunludur!.
İmandan büyük iddia yoktur. Her iddia mutlaka ispat ister,imtihanlarda iman iddiasında bulunan kişinin ispatı için vesiledir.Ve iddiasını ispat içindir.Nitekim ayeti kerimede

 “Andolsun, biz kendilerinden öncekileri de denemişken, insanlar, “İnandık” deyince, denenmeden bırakılacaklarını mı sanarlar? Allah elbette doğruları ortaya koyacak ve elbette yalancıları da ortaya koyacaktır.”(Ankebut:2-3).
Ayrıca Allah (cc) imtihan çeşidini de şöyle beyan etmiştir.
“Denemek için sizi hayır ve şerr ile imtihan ederiz”(Enbiya:25)..
 Kazanmak isteyenlerin derslerine iyi çalışmaları gerekmektedir.Çalışmaktan kastımız kağıt üzerine yazılı olanların ezberlenmesi değil, bilakis  kağıt üzerinden  okuyup pratikte çalışmak,okuduğu şeylerin gereğini yapmaktır. İmtihanı kazanma dersinde  yapılması gerekenler Asr suresinde şöyle sıralanmıştır. Allah(cc) katında. Asr suresinde kurtuluşun reçetesi sunulurken insana,iman Salih amel, bir birlerine hakkı  tavsiye ve sabır olarak  dört konuda dersine iyi çalışması durumunda kurtulacağı beyan edilmiştir.
 Önce İman!.
Kalbe yerleşen,dış etkenlerden etkilenmeyerek değişmeyen sağlam  bir duygu.Değişmeyen,”Acaba mı?” diyerek tereddüde düşmeyen inanış!.
Allah’a ve O’nun inanın dediklerine,gönderdiklerine inanmak!..La  İlahe İlla Allah kelimesi ile çerçevesi çizilmiş bir imanın dersine çalışmak durumundayız kazanmak için.

İman  ettikten sonra Salih ameldir!.
Salih amel  vasfını taşımayan hiçbir amelin  geçerliliği yoktur:Nitekim  ayeti kerimede şöyle buyrulmuştur:

“Yüzler var ki, o gün kararıp aşağılanır.
Dünyada çalışıp didinmiş de boşunu yorulup bitkin düşmüştür.  İyice kızışmış ateşe varıp yaslanırlar.”(Gaşiye.2-4).
Ayetler, Allah’a iman ve Salih amel kapsamında  O’nun rızasını kazanmaya yönelik olmayan tüm çabaların boşa olduğunu beyan ediyor.İşin çokluğu değil,yapılanın  riya  vb gibi öldürücü virüslerden uzak  sırf Allah’ın rızası için yapılması geçerli olacaktır.
 Bir birlerine hakkı tavsiye etme  amelidir!.
Davet,İslam dininin en önemli farz ibadetlerinden biridir.. Kimi neye davet edeceğiz,kime neyi tavsiye edeceğiz. Herkesin kendi  grubuna adam kazanma yarışına dönen davet çalışmalarında,ben merkezli çalışmalar   istenen nihai sonuca ulaşmamıza engel değil midir?!.
Fitnenin yayılmasının diğer bir etkeni de “Bana dokunmayan bin yaşasın”  ve ya “ Neme lazım,” mantığıyla,bir birimize hakkı, hakça tavsiye görevini ihmal,ihlal edişimiz değil midir?!.

Oysa ki, Müslümanların birbirine hakkı tavsiye etmeleri bir zarurettir.Zira değilse yaygınlaşan fitneden  herkes   zarar görecektir. Hayat kitabımız Kur’an’ı kerimde şöyle buyrulmuştur.

“Bir de öyle bir fitneden sakının ki o, içinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz (umuma sirayet ve hepsini perişan eder). Biliniz ki, Allah'ın azabı şiddetlidir.”(Enfal.25)
 Ve İmtihanı kazanmada  en önemli derslerden sabır!.
 Özellikle hakkı tavsiye  görevini üstlenen mü’minler bilmelidirler ki bu görevi  ifa ederlerken  herkes kendilerini çiçekle karşılamayacak,alkış tutmayacaktır. Sabır her halu- kârda Mümine farz olan,hakkında icma bulunan bir ibadettir. Sabır,dayanmanın,direnmenin adıdır. Yapılması gerekenler yapılırken,diğer bir ifadeyle  Allah’ın emirlerini,Allah’ın emrettiği  şekilde yerine getirirken   başımıza gelenlere,karşılaştığımız sıkıntılara  dayanarak  dos doğru yolda direnerek yürümenin adıdır...Ve müjde sadece sabredenler içindir.
“ Sabredenleri müjdele.".
Her halde sabır farz ve sabır yapılması gerekenler yapılırken  önüne çıkan sıkıntılara dayanmanın adıdır!. Vaz geçmenin,ya da ötelemenin,boş ver menin adı değildir!.
"Andolsun sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan ve mahsullerden eksiltmekle behe¬mehal imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele."(BAKARA:155)..
 Yegane önderimiz hz. Muhammed(sav) de bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmuştur;
“Sevabın çokluğu, belânın büyüklüğüyle beraberdir. Allah, bir toplumu sevdiği zaman şüphesiz onları (sıkıntı, musibet ve belâlarla) imtihan eder. Artık kim bir (imtihan edildiği belâ ve musibetlere) rızâ gösterirse, Allah’ın rızâsı (ve sevabı) o kimseyedir. Kim de (imtihan edildiği belâ ve musibetlere) öfkelenir (ilâhî hükme rızâ göstermez) ise, Allah’ın gazabı (ve azabı) o kimseyedir.” (İbn Mâce, Fiten 23, hadis no: 4034).
   İmtihanın şekli ise yukarıda ayette zikr edildiği üzere bazen mallar ile!. Bazen can,bazen korku  ve bazen de açlık ile…Açlık ile imtihan zor imtihan olsa gerek.
Şimdilerde  Kara kıtanın ,kara gözlü çocukları  “Açlık” ile imtihanda!. Lakin bu açlık imtihanı yalnızca onların imtihanı değildir!. Onların açlıklarıyla  bizlerde imtihana tabi tutulmaktayız.
“Suçlulara: “Sizi bu yakıcı ateşe sürükleyen nedir?” diye sorarlar.Onlar derler ki: “Namaz kılanlardan değildik.Düşkün kimseyi doyurmuyorduk.”(Müddessir suresi.42-44)..
Esasında zor imtihan sadece  yokluk  değil,aynı zamanda  varlık da zor bir imtihan!.
Onlar,açlık ile  sınavda iken bizlerinde diğer gamlığı ölçülmektedir.Onların açlığı imtihanda iken,bizlerin tok karnı imtihan edilmekte. Tok karınla açı anlayıp anlayamadığımız, ekmeğimizi paylaşıp paylaşamadığımız sınava tabi tutulmaktadır!.İnfak ibadetinin ifası için bir vesile midir bilinmez ama bilinen şu ki; Onlar açlık ile imtihanda iken bizler mallar ile imtihana tabi tutulmuş durumdayız!.
    Onların  göz yaşlarıdır imtihan edilen, bizlerin o göz yaşlarını silip silmediğimizdir.
Onların susuzluktur imtihanları,bizlerin  bir yudum su olup olmadığımızdır sınavda olan!.

Onların mı imtihanları zor bizlerin mi bilmem ama gözlerimizin önünde bebekler  ölüyor ve anneler can çekişiyor.
Kara kıtandın kara gözlü çocuklarından gelen haberler yürekleri dağlıyor!.Annelerin,babaların hikayeleri dayanılır cinsten değil.Bir baba düşünün ki; Diğer üç çocuğu yaşasın diye iki çocuğunu ölüme daha yakın diyerek çöle bırakıp yürüyor,yürüyebiliyorsa eğer!.
Bir anne  düşünün ki;İsmaillerini kucaklamış, Hacer gibi su bulma telaşıyla  yollara düşmüş.Yük ağır taşıyamıyor ve  bu nedenle iki çocuğundan birini çöle bırakıp hiç olmazsa diğerini suya kavuşturma   cehdinde!.
Ya bizlerin cehdi!?.
Kayıtlı
Tabiin
AllahuEkber
***

DUÂ: 49
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 269


Sen artık gitmelisin vakit çok geç olmadan...


« Yanıtla #1 : 24 Kasım 2011, 12:02:09 »

imtihanı verebilenlerden olmak duası ile ALLAH razı olsun...
Kayıtlı

Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: