Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Flört; Ya da Kirletilen Duygular!  (Okunma Sayısı 178 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Zeynepder.
AYAĞINI DENK AL İSRAİL,SENİN NÜFÜSUN KADAR BİZİM SOKAKLARIMIZDA GEZEN KÖPEKLERİMİZ VAR!!
Editör
La Hukme iLLaLLaH
*****

DUÂ: 340
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2772


ÇOKŞEY BİLMEK NEYE YARAR?HADDİNİ BİLMEDİKTEN SONRA


« : 18 Eylül 2011, 16:44:54 »

Flört; Ya da Kirletilen Duygular!

Ne zaman çağdaş söylemle,İslâm’ın bir  ilkesine dinamit koyulduğunu görsem,hemen aklıma
  Siz, sizden önceki insanların yollarına mutlaka karış karış, adım adım uyacaksınız, hatta onlar kertenkele deliğine girseler bile, siz de onlara uyup, o deliğe gireceksiniz." (Ebû Saîd radıyu anh. Buhâri) Hadisi şerifi gelir.Nebi-i  Zişan  (sav),Allah’ın izniyle, o derin bakışıyla  olabilecek tehlikelere bir bir işaret buyurmuşlar...
              Zinanın bir çeşidi olan flört de işte bu çağdaş söylemlerden  sadece bir tanesi.
Flört,kadın ve erkeğin (Nikahsız) arasındaki duygusal alakâ.Kız ve erkek arkadaşlığı...Bunun adına bazen (sözüm ona) dost hayatı dendi,bazen beraber çıkmak  adı verilse de bu,zinaya verilmiş çağdaş bir isimden öte bir şey değildir...
             İslâm’ı  hayatı önemsemek ‘Ben Müslümanlardanım’ diyen her bir bireyin mecburi bir vazifesidir.Zirâ Rabb’imiz bizi başı boş bırakmadığını beyan etmektedir. “Andolsun, biz kendilerinden öncekileri de denemişken, insanlar, “İnandık” deyince, denenmeden bırakılacaklarını mı sanarlar? Allah elbette doğruları ortaya koyacak ve elbette yalancıları da ortaya koyacaktır” (Ankebut suresi.1.2.3)
 
  Ve bu iman ise imtihana tabi tutulur ki; Samimi ile yalancı.Mümin ile Münafık gün yüzüne çıksın,saflar net olsun.Zenginlik  ve fakirlik.Gençlik ve ihtiyarlık.Sağlık ve hastalık birer imtihan vesilesi olduğu gibi (Esasında her şey bir imtihan vesilesidir),duygularda birer imtihan vesilesidir.
        Elbette ki,karşı cinslerin birbirlerine olan ilgileri inkar  edilemez bir gerçektir.Lakin,Müslümanlar açısından bunun bir imtihan olduğu asla unutulmamalıdır.Kalu belada ‘Evet’ diyerek,dünyada her türlü meselemizin hükmünü Allah’tan alacağımıza söz veren bizlerin,duyguları Allah’ın emri dışında kullanma  hakkı yoktur.İslâm,vahiy yoluyla bildirilmiş eşsiz bir hayat nizamıdır.Ve hayatın her alanına hükmeden bir dindir.Dolayısıyla duygularında nasıl yönlendirilmesi gerektiği açıkça beyan edilmiştir .Ve İslâm’ın vaaz ettiği hayat şekli elbette ki   Batı’lı,bâtıl  toplumlarınkinden farklıdır.Nitekim batılı toplumlarda flört  meselesi hoş görülmüş, hatta gencin kendisini güvenli hissedebilmesi için gerekli bile sayılmıştır.Sonra ne oldu?.Yaptığının cezasını bularak,başı boş,aile bilincinden uzak  hayatları kirli,duyguları perişan,neslin yok olduğu bir topluluk haline geldi...Çünkü insanlara sundukları hayat sistemi insana uygun değildi.Bir sanatı en iyi sanatkarı bilir ve tanır.İnsan,Allah’ın sanatının bir eseridir.elbette ki O eşsiz sanatkar insanın mutluluk yolunun ne olduğunu en iyi bilendir tek varlıktır.Ve buna göre insanın mutluluğunu sağlayacak hayat sistemini vaaz etmiştir...
      Batılılaşma uğruna özüne yabancılaşmış toplumların akıbeti de aynı duruma düşmekten kendini kurtaramamıştır...
    Flört esnasında hangi taraf birbirine dürüsttür!(?).her iki tarafta,karşı tarafın isteğine göre şekil alıp,anlık zevkleri hayatın mutluluğu zannederek,sadece duyguların kirlenmesine değil,hayatlarının kararmasına sebep olabilmektedirler...Ahretteki sonuç ise elbetteki dünyadakiyle kıyas edilemeyecek kadar vahimdir...Bu tür ilişkilerin sonucu umutsuzluk,mutsuzluk,nefret,utanç,intiharlar olarak sonuçlandığı ruh bilimciler tarafından ortaya konmuştur (Ruh bilimci-Frich Framm).Çöp bidonlara atılan,sokaklara atılan çocuklar  ise insanlığın yüz karası olarak vaki olan bir gerçektir...
          Günümüzde daha bir önemini kaybeden duygu temizliği,bencil,anlık duygu tatmini şeklinde hareket eden gençlerin sayısını artırmış ve ne kadar çok kızla çıkılırsa ,bunu kendisine iftihar vesilesi yapar duruma gelinmiştir.Ve bu durum, kişinin erdemini,ahlâki özelliklerini,kişinin kendine olan saygısını ve her şeyden önemlisi imanını ciddi bir şekilde yaralamış,Allah’ı ve ahiret hesabını hesaba katmadan yaşanılan bir hayatın sahibi olunmuştur.
   Kiramen katibin’in hayat defterimizi tuttuğunu,ve bu defterin elimize verildiğinde’Kendi kitabını oku.Bugün hesap görücü olarak  sen,sana yetersin’(İsra 14),denildiğinde Allah’ın huzurunda flört manzaralarını okumak kişiye pişmanlık yaşatsa da, sona bırakılmış pişmanlık(Ahirete) kesinlikle fayda vermeyecektir...İnsanı hayvandan ayıran bir takım özellikler vardır.İnsanın da yeme ihtiyacı,uyuma ihtiyacı ve duygusal anlamda karşı tarafa ihtiyacı vardır,hayvanlarında.Ama insanı,hayvandan ayıran özellik bu ihtiyaçların hayvandan farklı,insanca  teminidir.Rabbi’miz Kur’an’ı keriminde ‘İstek ve arzularını kendisine ilah edineni gördün mü? Sen, ona   vekil değilsin.Yoksa sen onların çoğunu,söz dinler ve aklı erer mi sanıyorsun?Hayır,onlar hayvanlar gibidir,hatta yol bakımından,hayvandan da sapıktırlar’(Furkan suresi.42-43).diye buyurarak istek ve arzuların varlığına ve onların, insana yakışır şekilde kullanılması gerektiğine dikkat çekmiş ve de her konu da olduğu gibi karşı cins konusunda da kendi koyduğu kurallara dikkat edilmesi gerektiğini, etmeyenin kendi katında düştüğü durumu gözler önüne sermiştir...
    İslâm sadece yasak koymaz.Cezalandırmadan önce o suça  teşvik eden her türlü yolun kapanmasını ister.Zina haramdır!...Elbette ki neden  ve ya niçin bu yasak diye sormak hiç kimsenin haddi ve hakkı değildir...Zirâ göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’a aittir.
Ama  hikmetlerinden bir kaçını sıralamak gerekirse zinanın toplumları nasıl yıktığı,insanları nasıl felâkete uğrattığı açıktır..Nesli yok ettiği, hastalıkların yaygınlaşması bunlardan sadece bir kaçı...İslâm bütün bu kötülüklere kapı aralayan hususları da belirtmiş,davranış biçimimizi belirtmiştir.Mesela;
  1:Harama bakmak yasaktır.”İnanan erkeklere söyle ,gözlerini kendilerine helal olmayanlara bakmaktan sakınsınlar,ırzlarını korusunlar,bu hareket daha temiz ve daha erdemlidir sizin için.Şüphe yok ki,Allah ne işlerseniz hepsinden haberdardır.
   İnanan kadınlara da söyle,onlar da gözlerini bakılması yasak olandan  çevirsinler,iffet ve namuslarını korusunlar,süslerini göstermesinler elde olmayarak açığa çıkan ve görünen kısımları hariç,cazibe ve güzelliklerini açığa  vurarak dikkat çekmesinler.ve bunun için başörtülerini ,göğüsleri üzerine sarkıtsınlar.Allah’ın açılmasını haram kıldığı yerleri ,yani cazibe ve güzelliklerini kocaları,babaları,kayınbabaları,oğulları,üvey oğulları,kardeşleri,erkek kardeşlerinin oğulları,ya da kız kardeşlerinin oğulları ve ya Müslüman kadınlardan veya cariyelerden veya erkeklikten kesilmiş ,şehevi hissi olmayan erkeklerden ve ya henüz kadınların mahrem yerlerini anlamayan sabi çocuklardan  başka kimselere göstermesinler.Yürürken güzelliklerini belli edecek,tahrik edici bir yürüyüşle  yürüyerek ayaklarını yere vurmasınlar.Ey Mü’minler! Hepiniz topluca günahkarca davranışlardan  dönüp,Allah’a yönelin ki,dünya ve ahiret mutluluğunu elde edesiniz”(Nur suresi.30-31)..Ayeti kerimeler dikkatlice incelendiğinde olabilecek kötülüklerin önünü  nasıl kestiği görülecektir...Bu ayetleri okuduklarında inanmayanlar için değişen bir şey olmayacak ama inananların imanı,ihlası,ameli artacaktır...
     Çünkü flört ya da sonrası kötülüklerin ilki bakışla başlamaktadır.Ve Allah’tan korkan bir göz bu hatada şüphesiz ısrar etmez,etmeyecektir...
    2;Karşı cinsle yalnız ortamların paylaşımı yasaktır.Kendisine haram olan,evlenmesi yasak olmayan bir kimseyle yalnız kalmanın doğuracağı kötülüğe Efendimiz şöyle dikkat çekmişlerdir” "Çünkü -bu takdirde- üçüncüleri şeytandır" (Ibn Hanbel, Müsned, I, 227, III, 339)...
   3:Hanımların tesettür ölçülerine dikkat etmeleri emredilmiştir.Yukarıdaki ayette de belirtildiği gibi cazibeli söz,yürüyüş,eda yasaklanmış ve dışarı gidecekleri vakit örtülerine bürünmeleri  belirtilmiştir.”  “Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve mü’minlerin kadınlarına, dışarı çıkarken üstlerine örtü almalarını söyle; bu onların hür ve namuslu bilinmelerini ve bundan dolayı incitilmemelerini daha iyi sağlar. Allah bağışlar ve merhamet eder.”...
      Bütün bu tedbirleri alırken islâm insanın duygularını görmezden gelmiyor elbette.Bunların meşru yollardan  giderilmesi için evliliğe teşvik eder ve evlilik şartlarının  kolaylaştırılmasını önerir...Aslında tüm bunlar toplumun,ailenin,neslin ve hem de kişinin sağlıklı bir birey olabilmesi için olmazsa olmaz  esaslardır...Sözün burasında gençlere şöyle bir soru sormak istiyorum.Sevgili  genç delikanlı:
  -İstemez misin,evlendiğinde;Kimsenin gözlerine bakmamış,kimsenin elini tutmamış,duyguları temiz bir hanım kızla evlenmeyi?...O halde ne yapman gerekeni biliyorsun  değil mi?...Bu konuda peygamberimizden, zina etmek için izin isteyen bir gence,Peygamberimiz “Kendi annene,kız kardeşine yapılısın ister misin?”  diye surmuş,gencin aklını kullanmasını sağlamıştır..
      Ya sen! Genç kız kardeşim;
      -İstemez misin,evlendiğin genç bu anlamda  en güzel sözleri ilk sana söylesin,kimseye bakmamış bir eşin olsun?...Ya evladınıza duyguları temiz birer ebeveyn olmak istemez misiniz?...Vicdanınız acımadan eşinizin gözlerine bakabilmeyi istemez misiniz?...kaldı ki bu, kişisel isteğin ötesinde bir meseledir.Kul olmanın gerekleri vardır...Yapacağımız tek şey   Allah’ı ilah kabul ettikten sonra,bu kabulümüzün  gereğini yerine getirmektir... Rasul’ün temsilcileri olarak ,O’na inanmış bir gence yakışır bir şekilde temsilcilik görevini yerine getirmek  bizim değil de,batılı gençlerin işimidir?...
“Şeytan) Dedi ki: “Rabbim, beni kışkırttığın şeye karşılık, andolsun, ben de yeryüzünde onlara, ( sana başkaldırmayı ve dünya tutkularını) süsleyip-çekici göstereceğim ve onların tümünü mutlaka kışkırtıp-saptıracağım.” (Hicr Suresi, 39)...

SABİHA ATEŞ ALPAT
Kayıtlı

vakit
Elhamdülillah
**

DUÂ: 43
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 182


« Yanıtla #1 : 18 Eylül 2011, 17:45:14 »

zeynepder.
Alıntı
Flört,kadın ve erkeğin (Nikahsız) arasındaki duygusal alakâ
Bunun zina olduğunu düşünmüyorum.eğer duygusal alaka fiili yakınlaşmaya , yakınlaşma derken gezmek , tozmak , el eli tutmak (cinsel birlikteliği kast etmiyorum)..ki ben el ele gezmenin bile zina olduğunu düşünenlerdenim...ama eğer duygusal yakınlık fiili yakınlığa dönüşmüyorsa bununda zina olduğunu düşünmem.fiili yürüyüşlük , birliktelik yoksa bile flörtün duyguda kalmasını bile doğru bulmuyorum ama insan fıtrat gereği kanı kaynadığı kişiye aşık olur...
   aşk belasına maruz kalıpta iffetini muhafaza edip aşkını ilan etmeden ölen kişi şehittir.sözünü hadisi şerif diye okumuştum.bu söz her ne kadar hadisi şerif olmasa bile içerdiği mana itibariyle yanlış bir sonuca gitmeyi önleyip insanıda düze çıkarıp karşı cinse  'aşkını deşifre' etmeyi önleyip 'selamet yurduna' bir ön  hazırlık taşıyan söz olarak telakki ediyorum...

    yazınız çok yerinde olmuştur.Allah razı olsun kardeşim.
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: