Sidar
Elhamdülillah

DUÂ: 171
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 247
...
|
 |
« : 29 Mayıs 2011, 21:16:02 » |
|
Muhsin Canan
Bismihi Teâlâ
Hz. Fatıma, yetiştireni, koruyanı, terbiye edeni Allah azimuş şan olan salALLAH u aleyhi ve sellem’in elinde yetişmiş.
O Muhammed aleyhi salatu ve selam’ın açtığı tevhit mektebinin numune-i timsal, nadide talebesidir.
Muhammed aleyhi salatu veselam ve Hz. Hatice binti Huveylid ailesinin hüsnüyle namdar meyvesi, gelmiş ve gelecek tüm kadınların en üstünüdür.
O Muhammedi (aleyhi salatu veselam) ailenin, mektebin ne yüce bir aile ve mektep olduğunu ne ender insanlar yetiştirdiğinin kanıtıdır, delilidir.
O…
Efendimiz aleyhi salatu veselam’ın en çok sevdiği, en çok öptüğü, sefere çıkarken en son, sefer dönüşünde ilk önce gördüğü “Babasının Annesi”ydi.
Peygamberler imamı’nın bedeninden bir parça olanın üzülmesiyle salALLAH u aleyhi vesellem’in üzüldüğü, sevinciyle sevindiğiydi.
Resulullah aleyhi salatu veselam cenneti arzuladığında, özlediğinde öptüğüydü.
Resulullah aleyhi salatu veselam’ın önünden kalktığı ve yerine oturttuğu yüce bir takvanın sahibiydi.
Abideliğiyle Zahideliğiyle kulluğun doruklarında gezineniydi.
En sevgili olan Durr-i Yekta’nın ciğerparesiydi.
Veliyullah, Keremellaha veche’nin pek kıymetli eşiydi.
Cennet gençlerinin efendisinin muhterem anneleriydi.
O pak, ve Tahire’ydi; kirlerden arınmış, bulgur bulgur akıttığı gözyaşlarıyla Rabbi Rahim’e yaklaşmış olan.
O Betül’dü.
O Zehra’ydı.
Babasının yolunda Kur’an’la büyüttüğü yeşerttiği gülleriyle evlatlarıyla ümmete hayır kapılarını açan, evlatlarını ümmete gemi olarak armağan etmiş olandı. Ümmetin necat sahiline ulaşması için babası gibi çırpınmış Mübareke’ydi. Kur’an’ın dilinde Kevser olandı. Efendimiz aleyhi salatu veselam’a Kevser misali sunulan bir evlattı. Efendimiz salALLAH u aleyhi veselam’a ebter diyenlere Hasan ve Hüseyinleri işaret eden bir yaveri Resul aleyhi salatu veselam’dı.
O Zekiyye’ydi, ince bir anlayışın sahibi.
Kendisine verilenlere kanaat gösteren, acıya çileye kucak açan rıza-i ilahi için sabreden en zor şartlarda bile şikâyetçi olmayan Raziye’ydi.
O ahlakıyla, uzun uzun namazıyla niyazıyla, sabır ve sebatıyla Merziyye’ydi.
O Muhaddese’ydi.
Sözüyle, özüyle hal ve hareketleriyle hayatıyla efendimiz SalALLAH u aleyhi vesellem’in davasını tasdikleyen, getirdiklerini hayatında tatbik eden, nehyettiklerinden kaçınan Sıddıka’ydı.
Mahrum olanların ibadetten mahrum olanlar olduğunun şiarıyla ibadet aşkıyla kavrulandı, öncesinden ve sonrasından sevgililer sultanı içi kıpır kıpır kalbi çarpandı.
Güzel ahlakıyla, yüce şahsiyetiyle, Efendimiz salALLAH u aleyhi vesellem’e olan saygı, sevgisiyle ve çok düşkünlüğüyle Efendimiz salALLAH u aleyhi vesellem’in ilgi ve alakasını celb etmesiyle görenleri hayrete düşüren, gıptayla baktıran engin bir güzelliğin sahibi olan iyi bir evlattı.
Müslüman genç kızların aradıkları rol modelleriydi, takip etmek ve özenmek istedikleri en büyük örnekleriydi.
Eşine itaat eden, eşini üzmeyen, eşinin gücünü aşar zorda kalır üzülür diye evin ihtiyaçlarını bile eşine söylemeyen, aç kalmayı eşini üzmeye tercih eden, yokluğa karşı bir sabır abidesi kanaatkâr iyi bir eşti. Evindeki olan beş ekmeği de kapıya gelen fakire veren iftarını suyla açan, sahurunu suyla yapan, açlıktan bitap bir halde yataklara düşen devlet başkanı olan Efendimiz salALLAH u aleyhi vesellem’in bir tanesiydi.
Bu yönleriyle tüm bayanların bilmesi, okuması ve hayatını idrak etmesi gereken bir rehberdi. Nasıl bir eş olunması gerektiğinin dersini de büyük öğretmen Muhammed aleyhi salatu veselam ve Hz. Hatice’den almıştı.
Hz. Fatıma çocukluğunda aldığı terbiye ve eğitime paralel olarak edep ve ahlakta vardığı zirveyle her zamanın anne ve babalarına büyük dersler verir.
O, çocuklarıyla oynayan, çocuklarının kişiliklerini geliştiren, çocuklarının arasında ayrım yapmayan, şefkatli merhametli, ince düşünceli, güven verici, seven ve sevdiren iyi bir anneydi.
Çocuklarından şikâyetçi olan anne ve babaların dertlerinin dermanı şüphesiz Hz. Fatıma’nın bu yönüdür.
O azizenin hayatı Müslüman kadınlar için bir hazinedir, dünya ve ahiretlerini zenginleştirecek olan. Bir ölçü ve mikyastır, ebedi hayatı kazandıran. Bir çizgidir, bir yoldur, bir nizamdır, ebedi bir saadeti bağışlayan.
Hz. Fatıma gibi iyi bir evlat yetiştiren anne ve babalara ne mutlu!
Hz. Fatıma gibi anne ve babasının hakkını veren, küçüklüğünden Allah aşkıyla kavrulan kavrulmak isteyen evlatlara ne mutlu!
Hz. Fatıma gibi kanaat sahibi, hayâ ve edep sahibi, tesettürün hakkına riayet eden iffet abidesi, abide ve zahide iyi bir eş olanlara, olmak isteyenlere ne mutlu!
Hz. Fatıma gibi evlatlarını İslam üzerine terbiye eden, onlara Allah ve Peygamber aşkını tattıran, ince bir düşünceyle ve hikmetle onları yetiştiren yetiştirmek isteyen anne ve babalara ne mutlu!
Hz. Fatıma gibi olan ve olmak isteyen eşlerin eşi olan erkeklere ne mutlu ki, Hz. Fatıma gibi eşleri olanlara Hz. Ali’nin yolunu takip etmek büyük bir borçtur.
Rabbim bizi, ailemizi, eşimizi ve çocuklarımızı Hz. Fatıma’nın yolundan ayırmasın. Şüphesiz O’nun yolu Aleyhi salatu veselam’ın yoludur.
(Hürseda Haber)
|