Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ahmed KALKAN HOCANIN BEKLENEN ESERİ ÇIKTI...  (Okunma Sayısı 496 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Zeynepder2
Editör
La Hukme iLLaLLaH
*****

DUÂ: 639
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 7465



« : 19 Mayıs 2011, 09:39:54 »



Ahmed Kalkan Hocanın Beklenen Eseri Çıktı... "KUR'AN KAVRAMLARI" adlı Eser   Kitapçılarda yerini aldı...

10 Ciltlik eserin  Fıyatı.200 ytl.dir...

ZEYNEPDER AİLESİ OLARAK

 

Kur'an'nın daha iyi anlaşılmasına vesile olması dileklerimizle Hocamızdan Allah Razı olsun Diyoruz   

Sipariş için (0212)5316173...
Kayıtlı
MuSALLi
Süper Moderatör
La Hukme iLLaLLaH
*****

DUÂ: 259
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1962


*Zervêşayê Pexmêr*


« Yanıtla #1 : 19 Mayıs 2011, 18:07:21 »

KAVRAMSIZ KALMAYIN

Akıl tutulur kavramlardan koptukça
Ahmed Kalkan’ın Ansiklopedik Kur’an Kavramları ve Güncel Yansımaları 10 cilt olarak yayınlandı.

Kavramlar, düşüncelerimizi kategorize eden, hatta insan topluluklarını yandaş veyahut düşman kılan mühim olgular. Kavramlarla yaşar, bir nevi onların tanımlamalarına göre düşünürüz. Milliyetçilik kavramı, Batı’dan başlayarak yeryüzünde parçalanmışlığın ve bölünmüşlüğün nasıl ki baş amili olduysa, emek, hürriyet, insan hakkı gibi kavramlar da türetildiği günden bu yana siyaset ve sosyolojinin iskeletiyle kaynaşık bir hal aldı. Burada atlanılmaması gereken kayda değer bir nokta var ki; kavramlar insanların düşüncelerini şekillendirdiği gibi o kavramla bağıntılı insanın duygularını da harekete geçirme yetisine sahiptir. Milliyetçilik kavramı yalnızca düşünce nazariyatında kalsaydı belki de şu anda hâlâ büyük bir imparatorluğun gölgesinde yaşıyor olacaktık.

Günümüzde Kavramlar

Yaşadığımız yüzyılda da kavramlar önemini kaybetmiş değildir. Günümüzde birçok kavram, ferdi ve toplumsal olarak insan hayatını etkilemektedir. Fakat ortada bir gerçek var ki, özelikle bizim toplumumuzda bu bariz bir şekilde görülür. İnsanımız herhangi bir kavramı ya da izm'i çoğunluk bilmez. Hele onun savunucusu olduğunu asla kabul etmez. Ama yaşantısı incelendiğinde birçok kavram tanımına göre düşünmekte ve ona göre hareket etmektedir.

Dinin devri geçiyor mu?

Örneğin; namazlarını kılmaya çalışan, çoğunlukla dört vakit veya müşteri olunca, “olsun canım, akşam kazasını yaparım” diyen, Cuma namazını her türlü ortam ve şart altında kaçırmayan kişiler, iş para mevzuuna gelince bir anda değişirler. Faizle ilgili bir şey söylendiğinde, “bu zamanda faizsiz olmaz kardeşim” derler. Ayet okunduğunda benim kafam almıyor diye söylediklerimizin kuru gürültüye karışmasını sağlarlar. Yanında çalıştırdıkları işçinin aldığı maaştan daha fazla emek harcamasını isterler, ama işlerini eksik yaptıklarında “boşuna bu kadar para veriyorum sana” diye ağlarlar. Altlarında yüz milyarlık araba olsa, “başkaları bir trilyonluk araba kullanıyor kardeşim” derler. İçtenlikle söylüyorum ki ben bu kapitalizmden nefret ediyorum kardeşim. Hele Müslüman’ım deyip kapitalistçe düşünenlerden… Örnekler basit gelebilir, ama kim söyledi bize, masallar diyarında yaşadığımızı. Bunlar yaşadığımız cahilî hayatın kendisi kardeşim.

Mütesettir, İslamî yaşantının akışı içinde vazife ve rütbe sahibi kimi hanımların dahi bazı davranışları, Batı’nın zihinlerimizi işgali neticesinde meydana gelen bir algının uzantısı. Davranış, düşüncenin; düşünce akletmenin; akletmek algının sonucudur. İbn-i Haldun’un meşhur ifade olmasa zihnimizde birçok anlatı yarım kalacaktı: “Mağluplar, galipleri taklit eder.” Feminizm, kadın erkek eşitliği, kadın hakları gibi kavramsallaştırılan anlam ve ifadeler, az evvel zikredilen tespitin kadın algısına etkisi sonucu hayatımıza yerleşti. Bu akıl tutulması, bu zihin bulanıklığı, kavramlar karşısında düştüğümüz bu acziyet, mensubu olduğumuz medeniyetin kavram ve değerlerine mesafeli olmaya başladığımızdan beri yaşanıyor kuşkusuz. Kur’an’ın ve Allah Resulü’nün vazettiği ve sahabenin hayatında ete kemiğe bürünen bir yaşantının bir boşluğu ve eksikliği yokken, insan hakları, eşitlik, hürriyet, emek kavramlarını ve karşılıklarını uzaklarda aramak, bir İslam müntesibi olarak, kömürlükte kaybettiğini lambanın altında arayan Nasrettin Hoca’nın tarizlerine konu olmaktan öteye geçmez.

İnmemiştir Hele Kur’an Şunu Hakkıyla Bilin, Ne Mezarlıkta Okunmak Ne Fal Bakmak İçin

Hayatımız kavramlarla bu kadar iç içeyken nasıl olur da İslam bunlarla ilgili şeyler söylemez. Kur’an her konuda olduğu gibi burada da devreye giriyor. Kur’an var olan kavramlara tanımlamalar yapmaz. Bizatihi kendi kavramlarını ortaya koyar ve inananlara; bu kavramlara göre yaşamasını ve düşünmesini emreder. İşte bu bağlamda Ahmed Kalkan bir kul olarak, emanetçi görevini yerine getirerek on iki yıl süren bir çalışmayla böyle bir kitap hazırlamış. Kur’an Kavramları ve Çağdaş Yansımaları. Kur’an’ın kavramları nelerdir? Günümüzde bunları nasıl kullanır ve nasıl yaşarız? Müslüman’ın savunduğu kavramlar nelerdir? Kapitalizmle / emperyalizmle / modernizmle kuşatılmış müminlerin, bunlara karşı alacağı tavır nelerdir?

Şüphe yok ki İslam yaşanmak ve anlatılmak için gönderilmiştir. Kur’an’ın kavramları bize ne diyor? Hangi hayat görüşünü savunuyor? Ahmed Kalkan toplam on ciltlik kitabında iki yüz bir kavramı açıklıyor. Her cilt bin yüz sayfa. Toplamda on bir bin sayfa. Kur’an’dan iki yüz bir kavram. Akıcı bir üslubun yanında; aile meclislerinde, kardeş sohbetlerinde kullanılabilecek bir materyal olarak duruyor bu kitaplar. Kitaplıkta duruşları da ayrı bir güzellik vesselam.

Kur’an yaşanmak için gönderilmemiş de başka ne için gönderilmiş söyleyin Allah rızası için.

 

 

Veysel Altuntaş haber verdi
Kayıtlı

Zeynepder4
"NasıLsın ? Diye sorma //FiListin// gibiyim ışte.. Bir yanim işgaL ediLdi bir yanim Direnişte!
Grafiker
La Hukme iLLaLLaH
*

DUÂ: 249
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2337


ÖZLEMEKTEN yorulmuşum kapında durdur beni...


« Yanıtla #2 : 21 Mayıs 2011, 14:07:09 »

en büyük eksikliklerimizden biri kavramların içini doldurmamış olmamız.

bu noktada çalışmanın çok faydalı olduğu düşüncesindeyim.

Ahmed  Kalkan hocamızdan ALLAH razı olsun.

en kısa zamanda temin edebiliriz inşaAllah

hayrlara vesile olmasını dilerim.
Kayıtlı

Zeynepder4
"NasıLsın ? Diye sorma //FiListin// gibiyim ışte.. Bir yanim işgaL ediLdi bir yanim Direnişte!
Grafiker
La Hukme iLLaLLaH
*

DUÂ: 249
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2337


ÖZLEMEKTEN yorulmuşum kapında durdur beni...


« Yanıtla #3 : 20 Haziran 2011, 08:37:22 »

Bu güzel çalışmayı hala alamadım =(
Kayıtlı
Zeynepder2
Editör
La Hukme iLLaLLaH
*****

DUÂ: 639
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 7465



« Yanıtla #4 : 20 Haziran 2011, 08:56:17 »

Bu güzel çalışmayı hala alamadım =(


aynen bacim bende Sad
Kayıtlı
vakit
Elhamdülillah
**

DUÂ: 43
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 182


« Yanıtla #5 : 20 Haziran 2011, 14:13:52 »

Alıntı
Milliyetçilik kavramı, Batı’dan başlayarak yeryüzünde parçalanmışlığın ve bölünmüşlüğün nasıl ki baş amili olduysa, emek,   
yanlış tespit.milliyetçilik batıdan gelmedi.çok sonraları batının kumandasıyla ve güdümüyle hortladı.

Ahmet kalkan hocamızı saygıyla selamlıyorum bu değerli çalışması için rabbim muvaffak etsin.
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: