Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ferhat Özbadem ile Röportaj..  (Okunma Sayısı 897 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Zeynepder2
Editör
La Hukme iLLaLLaH
*****

DUÂ: 639
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 7465



« : 20 Şubat 2011, 10:40:30 »

Özgün İrade Dergisi  Ve Aynı Zamanda  Zeynepder.0rg sitesinin yazarlarından olan Ferhat Özbadem ile yaptığımız Ropörtajı İstifadelerinize sunuyoruz

Öncelikle röportaj isteğimizi kabul ettiğiniz için size teşekkür ediyoruz


Zeynepder:Zeynepder Forum/portal okuyucuları için kısaca kendinizi tanıtır mısınız,Ferhat Özbadem Kimdir?
 
Ferhat Özbadem: Bismillah. Hamd Allah’a (cc), Salat u Selam Efendimiz, Rehberimiz, Öğretmenimiz Hz.Muhammed’e (sav) Seçkin ashabına, Ehli Beytine ve Aziz İslamın şahitlerinin-şehitlerinin üstüne olsun.
 
Ferhat Özbadem: 1979 yılının bir haziran gününde Adıyaman’da dünyaya gelmiş, iki çocuk babası, dünya meşkalesi olarak Kırtasiyecilik yapan, bazen şiir yazan bazen makale yazan, İslami dernek ve yapılarda hamallık yapan bir guraba/proleter, insan/Müslüman.
 


Zeynepder: Hanım derneği olduğumuz için sorularımıza  önce bizden başlayalım .Sizce islami çalışmalarda müslüman kadının rolü ne olmalı,günümüzdeki kadın çalışmaları yeterli mi?


Ferhat Özbadem: Kadının İslami çalışmalardaki yerini tespit için öncelikle Kur’an’daki kıssalara ve siyeri Nebiye bakmak gerekiyor. Meryem, Hacer, Asiye, Hatice, Fatıma, Aişe, Zeynep nerde duruyor ise, günümüz Müslüman kadını da, İslami çalışmaların orasında durmalı. İslami çalışmaların merkezinde olmaları gerektiği konusunda ısrarcıyım. Sebebi ise, toplumun sigortası olan aile yapısı kadının İslami bilinç ve çalışmaları ile eş orantılı olarak yozlaşıyor yada düzeliyor. Sadece İslami çalışmalar açısından değil hayat ile ilgili olan hemen her konuda kadının sorumluluk ve yeri hemen hemen müzekkerler/erkekler ile eşit mesabededir. Bu konudaki sıkıntıların ana sebebi erkek egemen anlayışın İslami/kurani düsturların önüne geçmesidir.
Kadın çalışmaları yeterli midir? Sorusuna ise, iki yönlü bakmak gerekir diye düşünüyorum. Birincisi, İslami faaliyetlerin fazla olduğu yerlerde kadın çalışmaları da aynı oranda fazla oluyor. Yani, faaliyetlerin aktiflik oranı yüksek yerler ile, düşük olan yerler arasında büyük bir uçurum var. İkincisi, çalışmalar hiçbir zaman yeterli gelmeyecektir. Sebebi ise, biz Müslümanların İslam hizmet emekliliği yoktur. Biz ancak Ruhumuzu teslim ettiğimiz vakit emekli olacağız.

Zeynepder: Müslüman hanımların sosyal hayata katkılarının ne şekilde olması gerektiğini düşünüyorsunuz?
 
Ferhat Özbadem: İslami ölçüler dahilinde, cennete vesile olacak, Kevser içmeye vesile olacak, kurtuluşa vesile olacak her hizmeti sosyal hayatını müsait olan her alanında icra etmeleri gerektiğini düşünenlerdenim. Müslümanların öncelikli sorunlarının başında çocuk eğitimi ile ilgili sorunlar olduğunu düşünüyorum. Bu konuda özel hassasiyet gösterilir ise geleceğe yatırım anlamında faydalı olacaktır. İslami ölçüler dışına çıkılmadıktan sonra istedikleri alanda sorumluluklarını yerine getirmelidirler diye düşünüyorum. Biraz genelleyici bir cevap olduğunun farkındayım. Lakin tekil olarak kategorilendirmek polemiklere kapı açabileceğinden bu şekilde genelleyici cevap ile iktifa ettik.


Zeynepder: Müslüman hanımların islam davası içinde hep geri planda kalmasının nedenleri nelerdir? İslami çalışmalarda kadınların önünde ki en büyük engeller genelde yine aynı çalışma içinde ki abilerden (erkeklerden)gelmekte.Bu konuda  siz ne düşünüyorsunuz?...
 
Ferhat Özbadem: Sorunun birinci kısmı için, aslında öyle değil diyebilirim. Müslüman kadınlar her zaman için davanın merkezinde yer almışlardır. Belki de ön planda tutulmamışlardır diyebiliriz. Bunu şöyle örneklendireyim. Misalen şehid öğretmen Seyyid Kutub’u seveni ile sevmeyeni ile İslam ile bağı olan hemen her ekolden Müslüman tanır. Mücadelesi ve fikirleri ile ilgili olarak az da olsa bilgi sahibidir. Ama, kız kardeşleri olan
Emine Kutub ve Hamide Kutub ile ilgili pek bilgimiz yok. Kutub’un zindan yıllarında mektuplaştığı, çilekeş dava kadınları bu iki muhtereme. Aynı şekilde Zeynep Gazali (rh) mesela, Kutub ile mektuplaşan, bir dönem Mısır’da mahalle örgütlenmelerini organize eden, öncü şahsiyetler arasında bilgi akışını sağlayan kişidir Zeynep Gazali. Eserlerde pek yer verilmediğinden, ön plana çıkmıyorlar. Bunu da şuna bağlıyorum, İslami anlayışta/gelenekte kadın değerinden dolayı her zaman için kamufle edilmiştir. Bununda korumak amaçlı olduğunu düşünüyorum. Netice itibari ile, kadınlar sürekli mücadelenin merkezinde yer almışlardır, lakin ön plana çıkarılmamışlardır.
 
Sorunun ikinci kısmına gelince, kadının İslami çalışmalar içinde olmasını istemeyen ağabeyler her kim ise, büyük vebal alıyorlar. Bir kere bu konuda net olmak lazım. Kendileri ile çelişiyorlar. İslami hizmet ile ilgili algı sorunundan kaynaklanıyor sanırım. Bu beylere sormak lazım, ne zamandan beri aklınız ve nefsiniz İslami sorumluluk bilincinin önüne geçti. Tabi bu önemli bir konu, sebeplerini inceden inceye öğrenmek ve çözüm üretmek gerekiyor. Her konuda olduğu gibi bu konuda da şikayetçi olmak yerine çözüm üretmeliyiz. Eğer bu durumda olan beyler, ihlaslı ve samimi Müslümanlar ise ikna edilmeleri kolaydır. Yok değil ise İslami ölçüler dahilinde bir çıkış yolu bulunmalıdır. İtaat maruf dahilindedir. Münker olan emredildiğinde itaat yoktur. Bunu konu hakkında hassas olan bireyler ile platformlarda masaya yatırıp çözüm bulmak gerekiyor.

Zeynepder: Başörtü mücadelesinin geldiği noktayı değerlendirir misiniz? başörtü mücadelesi bir noktada tebliğ aracımıdır? başörtüsü için mücadele ederken bazen islami yöntemlerin dışına çıkıldığını düşünüyor musunuz? sorun başörtüsü sorunumudur?
 
Ferhat Özbadem: Başörtüsü mücadelesi ivme kaybetmiş olsa da ( sebepleri ayrıca konuşulabilir) geldiği nokta itibari ile Türkiye genelindeki başörtüsü platformları ve eylemleri vesilesi ile her geçen gün biraz daha iyiye gidiyor diye düşünüyorum. Başörtüsü mücadelesi bir tebliğ yada tebliğ aracı değil, insan hak ve hürriyetlerini savunma eylemleridir. Mücadele esnasında İslami yöntemler dışına çıkılıyor mu? Sorusu biraz değişik bir soru olarak geldi bana. Bakış açıları veya ekollere göre değişir. Misalen, başörtüsü eylemlerinde gitar eşliğinde marşlar okunuyor, bir kısım insanlar bunu eleştirebilir, bir kısım insanlar da bunun motive edici bir unsur olduğunu düşünebilir. Belki, şu anlamda değerlendirir isek, yöntem konusunda fikrimizi daha iyi ifade ederiz. Gerek başörtüsü gerekse diğer haklar konusunda politik çözümlere bel bağlamak yanlış bir anlayış hatalı bir yöntemdir. İnsan hak ve hürriyetleri konusunda ortasını bulmak diye bir durum söz konusu olamaz. Birey bu anlamda “şiddete başvurmadan” neyi talep ediyorsa onun için direnir ve hakkını alır.
Sorun başörtüsü sorunu olmaktan ziyade, hak-batıl mücadelesi içinde, batılın hakkı iptal çabasına karşı, hakkın savunucularının batılı zail etme meselesidir.
 
Zeynepder: Ümmet içinde vahdet sizce nasıl sağlanır?..Sağlanabilir mi?
 
Ferhat Özbadem: Ümmet içinde vahdet sağlanabilir. Hem de çok mükemmel bir şekilde sağlanabilir. Vahdet bilinci kolektif bir hal alırsa olmaması için bir engel yok. Vahdet önündeki engelleri iyi tespit etmek lazım. Bunlar ortadan kaldırılırsa sorun hal olur. Vahdet telakkimiz ile ilgili şunu ifade edeyim. Esas olan gönül birlikteliğidir. Önce biz Müslümanlar “amasız, lakinsiz, fakatsız” sevmeyi öğrenmeliyiz. Sevgi olmadan birlik olmaz. Önce sevgi. Sonra Müslümanların birbirine karşı güven tazelemeleri gerekir. Gerçek anlamda bir güven yok. Meselelere aynı pencereden baktıktan sonra, hangi yapı hangi ekol içinde olduğunuzun pek önemi kalmaz. Taassup önemli bir sorun. Bunu aşmamız gerekiyor.


« Son Düzenleme: 20 Şubat 2011, 11:10:19 Gönderen: ZEYNEPDER1 » Kayıtlı
Zeynepder2
Editör
La Hukme iLLaLLaH
*****

DUÂ: 639
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 7465



« Yanıtla #1 : 20 Şubat 2011, 10:41:06 »

Zeynepder: Televizyon ,basın ,futbol,internet, müzik gibi popüler kültürün müslümanlar üzerindeki etkileri nelerdir?
 
Ferhat Özbadem: Televizyon, ahlak ve kültür yozlaşmasının evlerin içindeki bir numaralı müsebbibi. Bir takım faydalı kanal ve programlar olmak ile birlikte, zararları epey fazla olan teknolojik bir icat diye bakıyorum. Zararından sakınabilenlere sözüm yok. Ama, en kestirme tarafından, göz zinasına sebep olması ve ahreti berbat etmesi sebebi ile uzak durulmalı diye düşünüyorum. Evde kitap okumaya en büyük engellerden biri TV. Şahsen benim evimde TV yok elhamdulillah. Bunu eleştirecek arkadaşlar olacaktır. Olsun, canları sağ olsun. Göz zinası işlemek istemediğimden, kitap okumaya engelim olmasın diye TV almadım ve gayet memnunum elhamdulillah. Bu konuda savunma mekanizmalarının kurduğu cümleler bellidir. Bunlara cevap versek dahi bir anlam ifade etmiyor. Çocuklar isteyince almak zorunda kalıyoruz diyorlar, sonra çocuklardan çok kendileri izliyorlar. O da yetmiyor, sonrada şikayetçi oluyorlar, yok efendim çocukların ahlakları bozuluyor, yok efendim özenti artıyor, yok efendim kültürümüz dejenere oluyor. Ne bekliyordunuz ki? Olacağı bu. Bu hamur çok su götürür. Yine ifade ediyorum, zararından sakınabilenlere sözüm yok. Allah nefislerimizi ıslah etsin.
 
Basın, malum olduğu üzere birkaç çeşit basın çizgisi var, İslami çizgide olanların katkıları da hataları da malum. İslami olmayan basın ise bilinçli Müslümanları çok etkilememekle birlikte, toplumun geneli için düşündüğümüzde yanlış yönlendirmekte, ve zihinleri bulandırmaktadır. Müslümanların basın alanında daha fazla söz sahibi olması gerektiğini düşünüyorum.
 
Futbol, bu konuda spor yapmak amaçlı futbol oynayan arkadaşlara fıkıh dairesinde setr-i avrete riayet etmelerini tavsiye ediyorum. Futbol veya diğer spor dallarına ait maçları izleyen kardeşlere de, futbol oynayanların setr-i avrete riayet edip etmediklerini, şayet etmiyorlar ise, izlemenin “harama bakmanın” sebebinin ne olduğunu sormak istiyorum.
 
İnternet, büyük bir nimet olarak nitelendirebileceğimiz internet, maalesef iyilik ve güzelliklere vesile olacağı yerde yanlış kullanım sebebi ile, çirkinliklere ve kötülüklere vesile olmakta. Bireyin düşünce dünyasına katkısı olmak ile birlikte, bir kısım olumsuz yönleri de var. Müslümanların haram-helal çizgilerine çok dikkat etmesi gerekir. Dikkat edilmediği zaman, aile faciaları da dahil bir çok sorun ortaya çıkmaktadır. Bu anlamda bir kitapçık yada risale hazırlanmasının faydalı olacağı kanaatindeyim.

Zeynepder: Müslüman duruşunuza katkı sağlayan islam büyükleri kimlerdir?


Ferhat Özbadem: Şeyh Şehid Öğretmen İmam Hasan El Benna’yı seviyor ve önemsiyorum.
 
 
Zeynepder: Kuzey Afrika'da oldukça hareketli günler geçiyor,özellikle Mısır'da eylemler kanlı çatışmalara dönüştü Mısır halkı devrim yapamaz yönünde düşünceye sahip olanlarda vardı ,halkın ayaklanması bu yaygın görüşü deyim yerindeyse çürüttü

sizce bu ayaklanmaya ne sebep oldu,bundan sonra ne olur?bir de Amerika'nın halkı destekler mesajlarını nasıl yorumlamalıyız?
 
Ferhat Özbadem: Mısır ayaklanmasının bir çok sebebi var. Ana esas sebepler iki damar olarak ele alınabilir. Birincisi, işsizlik ve rüşvet sorunu. İkincisi, insan hak ve hürriyetleri konusunda baskıcı zihniyetin artık kabul edilemez olması. İslami yönü son zamanlarda ihvan hareketinin Baradey’i desteklemesi ile biraz belirdi ise de, çokta İslami bir refleks-hareket olduğu kanaatinde değilim. Şu durumda diktatör gayri mübarek yönetimi ortadan kalkar ise, halk kendi iradesi ile yönetimi belirler ise, ihvan hareketinin yüzde elli gibi bir etkinliği olur diye düşünüyorum. Tabi bu ikinci aşama olarak olabilecek bir olay. Mısır içinde de, laikler, sol kesim, milliyetçi kesim ve kendilerine göre derin devlet yanlıları var. Bunu göz ardı etmemek lazım. Mısır’daki gelişmeler için kesin ve net ifadeler kurmak için henüz erken diyenlerdenim. Nihayetinde Müslümanların ve mazlum halkların lehine gelişmelere vesile olacağı kanaatindeyim. Dua etmemiz lazım. Hatta ayaklanmanın ikinci gününde şahsen adak adadım.
Amerika emperyalist devleti, kendi menfaati için ne gerekirse onu yapar. Amerika’nın daha önce ortaya koyduğu BOP projesinin iflas ettiğini görünce gelişen olayları kendi lehine çevirme gayreti olarak görmek lazım. Mısır özgürleşir ise, bölgede ABD ve İsrail’in bölgedeki hesapları alt üst olacaktır. Kolay kolay Mısır’ın firavunun gitmesine müsaade etmezler. Ama ne yaparlarsa yapsınlar boş. “Göklerden gelen bir haber vardır” diyorum.



Zeynepder: Şubat ayının şehadet ayı olması hasebiyle şehadete dair bir kaç cümle ile neler söylemek istersiniz?
 
Ferhat Özbadem: Bu soruya, Özgün İrade Dergisi Şubat 2011 sayısı için yazmış olduğum makaleden bir pasaj ile cevap vereyim inşAllah.
Şehidler, İslami mücadenin; lokomotifidirler. Mümin yürekler içim aşk ve heyecan sebebidir şehidler. Şehidler, kelime-i tevhid davasının hakim olması için tarihin her dönemine saçılmış tohumlardır. En zor zamanlarda, nüve veren diriliş tohumları…


Zeynepder: Bir gününüzü bize anlatırmısınız? Ve hayatınızda   en çok etkilendiğiniz kitap hangisidir.(Kur’an  dışında)
 
Ferhat Özbadem: Mesaimiz sabah namazı ile başlıyor hamdolsun. Kırtasiyeci olmamız hasebi ile işyerine erken gidiyoruz. İşyerinde genelde yazılarımı bilgisayar ortamına aktarma ve redakte etme ile uğraşıyorum. Gündem ile ilgili köşe yazılarını takip ediyorum. Haftanın gecelerinin yarısını aileme diğer yarısını İslami hizmetlere ayırıyorum. Günlük okumalarım var. Belli zamanlarda makale ve şiir üzerine yoğunlaşma vakitleri var. Kur’an okumaları için ise tefsir okumayı tercih ediyorum.
 
En etkilendiğiniz kitap denince, birini söylersem diğerine haksızlık olur diye düşünüyorum. Belki birkaç tane söylersem, haksızlık ettiğim kitap sayısını aza indirgemiş olurum diye düşünüyorum. Amin Maalouf’un  “Semerkant”, Sibel Eraslan’ın “Çöl Deniz”, Abdullah Yıldız’ın “Namaz Bir Tevhid Eylemi” gibi bir çok eseri sayabilirim.


Zeynepder: Söylemek istedikleriniz, bizim unuttuğumuz  son sözünüz…
 
Ferhat Özbadem: Hassasiyet alanlarımı kısa cümleler ile ortaya koyayım.
Dünyanın en büyük nimeti iman nimetidir.
Ümmet olmak, hizmet ehli olmak, dua etme yetisi büyük nimetlerdir.
Kalpten ve dilden zikrullahı eksik tutmamamız gerekir.
Sünneti Resulullah (sav) olmadan İslam anlaşılamaz ve yaşanamaz.
Taassub’tan sakınmalıyız.
Erteleme hastalığından kurtulmalıyız.
İhtilaflı konulardan uzak durmak gerekir.
Umut imandandır.


Zeynepder adına internet ekibi..
Teşekkür ederiz…

 
Ferhat Özbadem: Allah razı olsun. Dualarınızda bu kardeşinize de yer verirseniz mutlu olurum. Velhamdulillahi Rabbil alemin. 
Kayıtlı
Sabiha Ateş Alpat
Yönetici
Laİlaheİllallah
*****

DUÂ: 420
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 542



Site
« Yanıtla #2 : 20 Şubat 2011, 16:01:18 »

Vakit   ayırıp  ZEYNEPDER'in sorularını cevaplayan Ferhat kardeşimize selam v e dualrımızı yolluyor  teşekkür ediyoruz...
Kayıtlı
Zeynepder.
AYAĞINI DENK AL İSRAİL,SENİN NÜFÜSUN KADAR BİZİM SOKAKLARIMIZDA GEZEN KÖPEKLERİMİZ VAR!!
Editör
La Hukme iLLaLLaH
*****

DUÂ: 340
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2772


ÇOKŞEY BİLMEK NEYE YARAR?HADDİNİ BİLMEDİKTEN SONRA


« Yanıtla #3 : 20 Şubat 2011, 18:15:19 »

Rabbim razı olsun.bir solukta okudum.değindiği noktalardan istifade edeceğimi umuyorum.emeğine yüreğine sağlık Ferhat Özbadem beyin.Rabbim ecrini verip sırat-ı müstakimde sabit kılsın inşALLAH.Zeynepder ailesine de bu ropötajı bize ulaştırdığı için teşekkür ediyorum.
Kayıtlı

Zeynepder4
"NasıLsın ? Diye sorma //FiListin// gibiyim ışte.. Bir yanim işgaL ediLdi bir yanim Direnişte!
Grafiker
La Hukme iLLaLLaH
*

DUÂ: 249
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2337


ÖZLEMEKTEN yorulmuşum kapında durdur beni...


« Yanıtla #4 : 21 Şubat 2011, 09:36:53 »

Röportajı hazırlayanlardan ve değerli cevaplarından dolayı ferhat Özbadem bey'e teşekkürler
Kayıtlı

Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: