Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Nebevi-Rabbani yöntemin ilkeleri  (Okunma Sayısı 427 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Zeynepder4
"NasıLsın ? Diye sorma //FiListin// gibiyim ışte.. Bir yanim işgaL ediLdi bir yanim Direnişte!
Grafiker
La Hukme iLLaLLaH
*

DUÂ: 249
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2337


ÖZLEMEKTEN yorulmuşum kapında durdur beni...


« : 03 Şubat 2011, 10:16:50 »

« Son Düzenleme: 08 Şubat 2011, 21:04:12 Gönderen: ZEYNEPDER1 » Kayıtlı

Zeynepder4
"NasıLsın ? Diye sorma //FiListin// gibiyim ışte.. Bir yanim işgaL ediLdi bir yanim Direnişte!
Grafiker
La Hukme iLLaLLaH
*

DUÂ: 249
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2337


ÖZLEMEKTEN yorulmuşum kapında durdur beni...


« Yanıtla #1 : 07 Şubat 2011, 12:41:40 »

haydi adana konferansa
Kayıtlı
Ebu Yusuf
La Hukme iLLaLLaH
*****

DUÂ: 237
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1336



« Yanıtla #2 : 07 Şubat 2011, 13:12:47 »

Nebevi-Rabbani yöntemin ilkeleri
Çok iddealı bir söz...İlkeler ve prensipler konusu oldukça ağır ve sözün altında ezilmekte var.

Kendi dar pencerelerimizden bakarken ona Rabbanılık ve ilkesellik belirlemek ciddi bir mesele olsa gerek..
İlkeler ve prensipler realde pratiği olabilecek nitelikte mi?
Biraz inceleyen ve okur yazarlığı olan kardeşlerimiz bu tür meselelerden ziyade daha hafif konular seçseler ve toplumu etkıleyen sıkıntılara parmak bassalar daha sankı tutarlı olur..
Bu konuda sabıha ablanın/ ramazan kayan hocamın konularını ALLAH  için begenıyorum..Çunku hal o ki kendi hadlerımızı aşmamak. Her kafadan Rabbanılık ve ilkesellik belirlersek işin içinden çıkamayız..
Hamza Er kardeşimi azçok tanır ve halleşiriz ama hakkını helal eylesin. Kardeşin kardeşi üzerinde olan haklarından görmesini temenni ederim.
Kayıtlı
Zeynepder.
AYAĞINI DENK AL İSRAİL,SENİN NÜFÜSUN KADAR BİZİM SOKAKLARIMIZDA GEZEN KÖPEKLERİMİZ VAR!!
Editör
La Hukme iLLaLLaH
*****

DUÂ: 340
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2772


ÇOKŞEY BİLMEK NEYE YARAR?HADDİNİ BİLMEDİKTEN SONRA


« Yanıtla #3 : 07 Şubat 2011, 20:19:08 »

( HAMZA ER'in cevabı)


Değerli kardeşim;
Rabbani metot kavramı Üstat Seyyid Kutub'un Yoldaki işaretler kitabında  önemine vurgu yaparak değindiği ciddi bir tespitidir.
Bu metot, Resullerin davet ve çalışma sahasında başıboş bırakılmadıklarının açık bir göstergesi olarak kitapta belirtilmiştir. Hareketin sahibi Yöntemin temel ilkelerini de belirtmiştir.
Bu konuda başıboş bırakılmadığımıza inanıyoruz. Öncelikle bunu belirtmek isterim.
 
Ama maalesef günümüzde bir çok Müslüman kanaat önderi ve cemaatleri, hedeflerini, yola çıkış gayelerini unuttuklarından, yitirdiklerinden dolayı Sistem içi mücadele alanlarına doğru bir savrulma yaşamışlardır.
Böylece ölçüsüz, sınırları olmayan bir hareket alanı kendilerine oluşturmuşlar, Allah'ın açık haram kıldığı bir çok uygulamanın işlendiği platformalarda yer almışlar veya orada yer alanlarla beraber hareket etmişlerdir.
 Nötr devlet, Adalet devleti, demokratik cumhuriyet gibi idealleri kendilerine ideal koyduklarından bu batıl hedeflere ulaştıracak tüm kanallara da balıklama atlamışlardır.
 
Hatta daha da ileri gitmişler, Cahiliye sisteminin şirk anayasasını desteklemişler ve desteklenmesini teşvik etmişlerdir.
 
Evet kardeşimiz; Çok iddialı bir söz...İlkeler ve prensipler konusu oldukça ağır ve sözün altında ezilmekte var. demiş...   28 Şubata kadar bu iddialı sözleri söyleyenlerin bunların altında ezildiğini gördüğünden bizim içinde endişe etmekte herhalde...  Burda iki ihtimal karşımıza çıkıyor, ya bu sözleri hiç söylemeyeceksin, ya da Seyyid Kutub gibi söyleyip uğruna canını vererek altında kalmayacaksın. Biz ikincisini tercih ediyoruz.
İnşALLAH  bu sözlerimizin ve ilkelerin arkasında durarak altında ezilmeyiz.
 
Ayrıca Kendi dar pencerelerimizden bakarken ona Rabbanılık ve ilkesellik belirlemek ciddi bir mesele olsa gerek..
İlkeler ve prensipler realde pratiği olabilecek nitelikte mi?
diye soruyor...
Beni tanıyan ve sohbet eden bu kardeşim çaktırmadan hakaret etmekte :  "Dar pencereden bakmak..."  Biz tüm peygamberlerin takip ettiği değişmez, sarsılmaz mücadelenin TEMEL İLKELERİNDEN bahsediyoruz. Şartlar ve araçlar değişsede bu temel ilkelere göre kendilerinden istifade edilmesi gerekiyor. Bu ilkeleride Kur'an'dan ve Resullerin mücadele kıssalarından rahatlıkla çıkartabileceğimizi söylemek istiyorum.  Bunun doğru anlaşılması lazım.
 
 
Biraz inceleyen ve okur yazarlığı olan kardeşlerimiz bu tür meselelerden ziyade daha hafif konular seçseler ve toplumu etkıleyen sıkıntılara parmak bassalar daha sankı tutarlı olur..
Hafif konu tanımı nedir? Yıllarca cami hocalarını eleştirmiştik. Çiçek, böcek edebiyatı yaptıkları için... Acab bu kardeşim ne kastediyor hafif konu derken... Toplumu etkileyen sıkıntılar derken, Toplumun en büyük sıkıntısı kendisini ahtabot gibi kuşatan ŞİRK pisliğidir. Ve şirk uygulamalarını sevdire sevdire alıştıran sistemler ve kurumlarıdır.... Bizim sosyoloji okumaları yaptığımız, yöntem, toplumsal dönüşüm, sünnetullah gibi konularda kafa yorduğumuz bilinir. Bir lkere daha bu kardeşim için hatırlatmak istedim.
 
Son olarak, Çunku hal o ki kendi hadlerımızı aşmamak. Evet burada biraz haklı kardeşim... Herkes o kadar savruldu, o kadar ilkesizleşti ki, bu değerleri hatırlatmak, konuşmak bizim gibilere kaldı. Bunu kabul ediyorum... Zaten hep şunu derim "Adamın olmadığı yerde adamlık yapmaya çalışıyoruz..." Hocalar kanaat önderleri Tevhidi duruşlarını koruyabilselerdi, Tevhidi çizgiye uygun hareket alanları oluşrurabilselerdi ve bunun şahitliğini yapabilselerdi Hamza Er gibilerine ne fırsat kalırdı, ne meydan...
 
http://www.hamzaer.net/nebevi-hareket-metodu-konferansi-gerceklesti/

Hakkımı helal ediyorum...
 
Allah'a emanet olun
HAMZA ER
« Son Düzenleme: 07 Şubat 2011, 21:13:01 Gönderen: Zeynepder. » Kayıtlı

Sabiha Ateş Alpat
Yönetici
Laİlaheİllallah
*****

DUÂ: 420
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 542



Site
« Yanıtla #4 : 07 Şubat 2011, 21:09:56 »

Değerli Kardeşim Ebu Yusuf;


Notunuzu  okudum  biraz şaşırmakla beraber, katılmadığımı ifade etmek istedim..

Bilirsin Ki sana değer veririm ablası,ama  buradaki yorumuna katılmadığımı ifade etmek isterim.Kendi kendime "Sende mi?" diye mırıldandım okuyunca.. Allah aşkına hafif konuları anlata anlata estetik müslümanlar olduk çıktık...

Savrulduk "TEVHİD" ya da  "CİHAD" "metod" vb   suya sabuna dokunan konular artık gündemimizden düştü  maalesef..

Hilafetten, metodtan, cihadtan bahsediyorsunuz  hemen "Çok dar düşünüyorsunuz" deniyor.Şahsen bu lafa defalarca  muhatap kaldım..
Toplumun ana sıkıntısı  emin ol ki TEVHİD'i  kavrayamamak başarısızlığımızın ana nedeni de NEBEVİ METODA UYARAK  HAREKET etmememizdir...


 Değerli kardeşim geçen gün  bir mail aldım. Çok Ünlü bir DERNEĞİMİZDEN di  "Futbol Turnuvasına" davet eden bir mail..
Maili okudum ve yüreğim hüzün doldu. Dünya Müslümanlarının haline bakarak  bu da bize yakıştı diye mırıldandım kendi kendime..

Bak Değerli Kardeşim;
Son olarak sen tanıyıp değer verdiğim bir kardeşimsin HAmza Er  de benim değer verdiğim kardeşlerdendir Aranıza girmek gibi bir niyetim yok fakat yorumunu daha dikkatli yazmalıydın diye düşünüyorum. Zira bazı ifadelerini şahsen biraz ağır buldum

Selam ve dua  ile
Ablanız
« Son Düzenleme: 07 Şubat 2011, 21:12:21 Gönderen: Zeynepder. » Kayıtlı
Ebu Yusuf
La Hukme iLLaLLaH
*****

DUÂ: 237
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1336



« Yanıtla #5 : 07 Şubat 2011, 23:02:02 »

hamza er kardeşimi telden arayıp gereken şekılde öncelikle konuşup halleşeyim inşALLAH ..

Meseleye gelince değerli kardeşim burda nebevi metodun yorumunu herbirimiz farklı perspektifte 25 yıldır dinler ve sorgulamalarımızı yaparız. Seyyid Kutubun kitabından yaklaşarak islami hareket fıkhını belirlersek
değişen dönem ve şartları nasıl sorgularız. Bir dönem islami hareket fıkhını/ ilkesel ve yöntemsel şekliyle ortaya koyanların şimdi geldiği noktaya baktığımızda okumaların pratize edilmesinde bir hayli zorlandıklarını görüyoruz..
özellikle düne kadar islami hareket kavramını hararetle savunanların bugünkü geldiği noktada medeniyet tasavurunu genişleterek şumulleştirdiklerine şahid oluyoruz.
-Rabbanı yol ve sunnetullah- said hakim(mehmed alagaş)
-sona son kala(mehmed alagaş)hangisi mehmed abimiz.

- mekke resullerın yolu- ali ünal
şimdi zamanda yazan gene ali ünal o kitabını eleştiriyor.
En basit ifadeyle dünekadar oy vermenin küfürle eş değer tutanların birçoğu referandumda evet dediğini biliyoruz. Onlara sorduğumuzda rabbanı ilkeler ve hedeflere ne oldu. Verilen cevap ise bunca ilim ve kanaat önderi yanlış mı? yapıyor. Halbuki herbirimiz bu insanlardan öğrendik seyyid kutupları/ mevdudinin 3 terimini.Bu ınsanlardan öğrendik abdullah azzamın cihad ayetlerinin tefsirini. şimdi gelinen sürece baktığımızda bu insanlar ya BÜYÜK LAFLAR SÖYLEDİLER/ YADA UYGULAMAYA GELİNCE ZORLUKLARIN ADINA halkın meşruıyet zemininde hareket fıkhını belirleme diyerek söylemlerini yumuşattılar. Çünkü gelinen sürece baktığımızda dün hareket fıkhını söyleyenler bugün kültürel derneklerden öteye geçemez hale geldiler.(bazılarını tenzih ederiz)


size gelince kardeşim sözümde size kınayelı hakeretten ziyade(ottan böcekten) bahs edin demiyorum.Bizi bilenler bilirki abdulkadirin canını elinde bulunduran Rabbe and olsunki bu can bedende olduğu müddetçe onun yolunda en güzel şekilde verilene kadar mücadeleye devam edecektir her iman eden gibi.Rabbanılık yöntem ve ilkesini belirlemede kendi yorumlarımız mı? belirleyecek / seyyid kutubtan algıladığımız yorumlar mı?yoksa değişen dünyadaki dengelere rasyonel bakış adı altında islamcılığın can çekiştiğini iddea edenler mi?(ihvanın beşiği mısır)..

ABLAMA
abla ALLAH  için sen bu kardeşini tanırsın.Onun için kendimizi ifade etmeye gerek duymuyor sizin husnüniyetinize bırakıyorum.siz abdulkadir kardeşinizi ilk gün nasıl tanıdıysanız aynısı..Aynısı olmasa kendi yapısıyla barışık olan biri olurdum.dün oy yoksa bugünde yok.Dün kitleselleşmeye giderken sayısal çokluğu hedef edinmediysek bugunde aynısı.dün sisteme bakşımız nasılsa bugünde aynısı. dünn islami hareketi tanımlarken bugünde aynısı..hamza kardeşimle telden görüştüğümüzde daha ıyı mesele anlaşılacak.. meramım islami hareketi dün yorumlayanlar bugün uygulanırlığını tartışmasıdır.
Kayıtlı
Ebu Yusuf
La Hukme iLLaLLaH
*****

DUÂ: 237
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1336



« Yanıtla #6 : 08 Şubat 2011, 14:26:59 »

23.10 sularında kıymetli kardeşimle telden görüştük.ALLAH  razı olsun mesele bızım tarafımızdan tamamdır inşALLAH .hamza kardeşim seni sitemize bekleriz inşALLAH ..hacı ahmedi,ayhanı,ilyasıda bekleriz...selam ve dua ile dostlarım.
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: