Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: ABDULAZİZ RANTİSİYİ UNUTMADIK  (Okunma Sayısı 232 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Zeynepder.
AYAĞINI DENK AL İSRAİL,SENİN NÜFÜSUN KADAR BİZİM SOKAKLARIMIZDA GEZEN KÖPEKLERİMİZ VAR!!
Editör
La Hukme iLLaLLaH
*****

DUÂ: 340
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2772


ÇOKŞEY BİLMEK NEYE YARAR?HADDİNİ BİLMEDİKTEN SONRA


« : 24 Eylül 2010, 23:07:15 »




ABDULAZİZ RANTİSİYİ UNUTMADIK
Bu gün Filistin İslami hareketinin liderlerinden Abdulaziz Rantisinin şehadetinin 6.yılı

Abdulaziz Rantisi… Rantisi, Filistin halkı için hapis yatan, işkenceye maruz kalan, sürgün edilen, hayatını arzuladığı şekilde Apaçhilerden fırlatılan füzelerle noktalayan, asra damgasını vuran bir Filistin lideridir.

Abdulaziz Ali Abdulhafız, 23.10.1947 tarihinde Askalan ve Yafa arasındaki Yebna adlı dünyaya geldi. Rantisi’nin ailesi, işgalden önce zengindi. 1948’deki işgalle birlikte Gazze’ye sığınmak zorunda kaldılar. Gazze’nin güneyindeki Han Yunus’a yerleşti. Çünkü İsrailli çeteler, Rantisi ailesinin tüm mal varlığına el koyduğu için fakir kaldılar. 9 erkek kardeş ve 3 kız kardeşi olan Rantisi, 0 zamanlar henüz 6 aylık bir bebekti.

Rantisi, ailesini şöyle hikaye eder: “Bizler kendi vatanımızda onurlu ve varlıklı bir hayat yaşıyorduk Yebna'da bugüne kadar hâlâ duran doğduğum evimiz her tarafından sarılı geniş bir bahçenin içindeydi Ancak yurdumu işgal edip sahiplerini dağıtan Yahudiler bizi fakirlik kıskacı arasında ezdikçe ezdiler…”

6 yaşındayken İlk okula başlar. Fakat ailesinin maddi durumunun çok kötü olmasından ötürü, okuldan arta kalan zamanlarında çalışmak zorunda kalır.

Ortaokulun sonlarındayken (1962) babasını kaybeden Rantisi’nin erkek kardeşi, ailesinin geçimi temin etmek için Suudi Arabistan’a çalışmaya gider.

Rantisi, liseye girmek için hazırlandığı dönemde yalın ayak yürümektedir. Fakir olduğu için ayakkabı alacak parası yoktur. Bir gün bir yerden para bulur ve ayakkabısını alır. Annesi, ayakkabısını Suudi Arabistan’a giden kardeşine vermesini ister. Rantisi de buna hayır demez ve evine yalın ayak döner.

1965 yılında lise eğitimini tamamlayan Rantisi, eğitim bursunu kazanarak Mısır’ın İskenderiye şehrine gider. Orada üniversite eğitimine başlar. 1972 yılında üstün dereceyle tıp eğitimini tamamlar. Sonra, halkına hizmet etmek için Filistin’e döner. Han Yunus’un Nasır hastanesinde çalışır. Artık Rantisi, Filistinli çocukların yarasını saran bir çocuk doktorudur.

Rantisi, 1973 yılında evlenir. Düğününü yapmak isteyen Rantisi’nin mahallesinde elektrikler yoktur. Bunun için de ilk defa mahalleye elektrik hattı çektirir. Fakat, mahalleye gelen elektrik lambaları bile aydınlatmaz. Bunun için de belediyeden hattı biraz daha güçlendirmelerini ister. Belediye, Rantisi’nin ricasını kabul eder ve üç günlüğüne elektrik hattını güçlendirir.

Evlendikten kısa bir süre sonra, master eğitimi için İskenderiye’ye gitmek ister. Fakat hastane, önlerine engeller koyar. Rantisi de arkadaşlarıyla birlikte greve başlar. Kazançlı çıkan taraf Rantisi ve arkadaşları olur. Mısır’a gider ve eğitime başlar. İskenderiye’de yine çocuk sağlığı üzerine master eğitimini tamamlar ve 1976 yılında Gazze’ye döner.

Bu zaman zarfında İslami Külliye Yönetim Kurulu üyeliği, Gazze Arap Tıp Cemiyeti üyeliği, Filistin Kızılayı üyeliği yapar. 1978'de Gazze İslam Üniversitesi'nin açılmasından sonra bu üniversitede öğretim görevlisi olarak çalışmaya başlar.

Rantisi’yi, Rantisi yapan isimlerden birisi, Mısır’daki Mahmud Iyd adlı bir hocasıdır. Hocası, Filistin davasını destekler, Enver Sedat’a şiddetli bir şekilde karşı çıkar. “Rantisi, Mahmud Iyd’in benim üzerimde büyük tesiri olmuştur” demektedir.

İşgalcilerle ilk mücadelesi 1981 yılında olur. Rantisi, ev hapsiyle cezalandırılır. Rantisi, işgalcilere vergi vermeye da karşı çıkınca tutuklanır. Kısa bir süre sonra serbest bırakılır. Rantisi, bugünlerini şöyle anlatır: “İşgal Siyonist düşman 1981'de Filistinli doktorları da -ekonomik açıdan zayıflatmak için- ek vergiler uygulamasına kattı

Doktorlar ek vergiyi boykot sadedinde, imza toplamayı sürdürdüler Boykot esnasında Siyonistler bana zorunlu ikamet kararı çıkardılar Bunun sonucunda ben, birkaç gün Gazze Doktorlar Cemiyetine gidememiştim Çünkü Han Yunus'ta ikamet ediyordum Daha sonra bir de baktım ek vergi ödemekten kaçınmam sebebiyle askeri mahkemeye çağırılıyorum… Tutuklanmamam için sembolik bir ödeme yapmamı istediler Ancak ben bunu da reddetti.”

Hemen hemen her gün, beraberindeki gençlerle birlikte işgal askerlerine karşı çatışmaya girer. İsrail askerlerine karşı sapan taşlarıyla mücadeleyi sürdürür.

7 Aralık 1987'de bir İsrailli, kamyonetiyle Filistinli işçileri taşıyan araca kasıtlı olarak çarpar. 4 Filistinli şehid olur. Filistin’de sular durulmaz. İhvan-ı Müslimin’in Filistin’deki 7 lideri 9 Aralık akşamı toplanır. Bu liderlerden birisi de Rantisi’dir. Liderler karar verirler: İntifada Başlayacak!

Rantisi, intifadaya karar verme süreci hakkında “1. İntifada olayı meydana geldiğinde ben Gazze şeridindeki İhvan-ı Müslimin Hareketinin 7 yöneticisinden biriydim Siyonistlerin bir aracı Filistinli işçileri taşıyan bir arabaya çarpmış, içindekilerin hepsi ölmüştü… Filistinliler sokağa döküldü… Meydana gelen olaylarda bir şehid, birkaç tane de yaralı vardı” demişti.

Rantisi, İntifada kararının verilmesinden sonra halkı örgütleme faaliyetlerine öğretim görevlisi olarak çalıştığı Gazze İslâm Üniversitesi'nden başlar.

İntifada’nın başlamasından kısa bir süre sonra 15.01.1998 tarihinde, İntifada’dan tam 37 gün sonra işgal askerleri evini basar ve lider kadrosundan ilk tutuklanan isim olarak kayda geçer.

Rantisi, tutuklanış anı hakkında “Bir cuma gecesi bir de baktım ki, işgal askerlerinden çok büyük bir güç evimi kuşatmış Bazı askerler bahçe duvarından içeri atlamak için tırmanıyordu. Bu arada kalabalık bir asker grubu da dış kapıyı şiddetle vuruyor ve korkunç sesler çıkarıyorlardı. Bu seslerden dolayı yattığım odanın bitişiğinde kalmakta olan küçük çocuklar korktu. Ben, hemen yataktan fırladım ve yattığım odanın kapısına dayandım. Niyetim askerleri içeri sokmamaktı. Askerlerden üç tanesi içeriye zorla girmeye çalışınca onlara yumruklarla mukavemet ettim. Bunun sonucunda askerlerden biri yaralandı Tam bu esnada bir subay sesi duyuldu. Askerlere oradan uzaklaşmalarını ve çatışmayı kesmelerini emrediyordu. Daha sonra subay benden elbiselerimi giymemi istedi. Ben de elbiselerimi giydim ve onlarla dışarı çıktım. Gözlerimi bağladılar. Arkadan zincirlenen ellerim hemen şişti Uzun süre ellerim tutmaz durumda kaldı” demişti. 21 gün hapis yatan Rantisi, sonrasında serbest bırakılır.

İkinci kez tutuklanışı, 4.03.1998 tarihinde gerçekleşir. Bu defa 2.5 sene hapis yatar. Hamas’ın kuruluşuna katılmakla suçlanır. 04.09.1990 tarihinde serbest bırakılır. Üçüncü defa, 14.12.1990 tarihinde daha tutuklanır ve bir yıl hapis yatar.

Tarih yaprakları 17.12.1992’yi gösterdiğinde, Rantisi’ye Güney Lübnan'ın Mercu'z-Zuhr bölgesine sürgün kararı çıkar. 416 arkadaşıyla beraber kaldığı Mercu’z-Zuhr’da arkadaşlarının sözcülüğünü yapar.

Rantisi, Mercu’z-Zuhr’a gidişini şöyle anlaymaktaydı: “1992'nin Aralık ayının on dördüncü gecesiydi Gecenin geç saatlerinde işgal gücü askerleri Han Yunus'taki evimi kuşattılar Kendileriyle beraber çıkmamı istediler Evden çıktım Askeri bir araç bizi Han Yunus'taki istihbarat bürolarının bulunduğu idare merkezine götürdü “Az bir süre bekleyip sonra Gazze'ye gideceğiz” dedi Ben ona; “ (İzak) Rabin bu yaptığına pişman olacak!” diye öfkeyle bağırdım ”

İzak Rabin'in döneminde 416 Filistinli, toplu bir şekilde ve gözleri ve elleri bağlı halde Güney Lübnan'ın Mercu'z-Zuhr bölgesine bırakıldılar. BM 799 sayılı kararıyla, sürgüne gönderilenlerin, ülkelerine dönmelerini talep eder. Fakat İsrail, bu kararı uygulamaz. Sürgün, 17 Aralık 1993 tarihine kadar devam eder. Bu direniş, toplu sürgün kararlarının kapısını günümüze kadar kapatmıştır.

Sürgünden döner dönmez yine tutuklanır ve 3.5 sene hüküm giyer. Hapisten 21.04.1997 tarihinde çıkar. Uzun bir süre mahkemeye çıkarılmayan Rantisi, Bi'ru's-Sebu hapishanesinde tek kişilik bir hücrede elleri ve ayakları bağlı bir şekilde bırakılır. Günün sadece birkaç saatinde ayakları ve kolları çözülür.

1997 yılında Gazze’ye dönmesinden sonra Şeyh Ahmed Yasin ile omuz omuza, Hamas’ı yeniden yapılandırmak için çalışmaya başlar. Hamas’ın sözcüsü ve siyasi lideri olarak görev yapar.

Gazze’ye dönmesinden kısa bir süre sonra bu defa, Filistin Yönetimi tarafından 10.04. 1998 tarihinde tutuklanır. 15 ay, Filistin Yönetimi’nin hapishanelerinde tutuklu kalır.

Rantisi, Filistin Yönetimi tarafından toplam 4 defa tutuklanır ve 27 ay hapis yatar. Her birisinde de hücre hapsiyle cezalandırılır. Filistin Yönetimi bunun dışında 2 defa daha Rantisi’yi tutuklamak ister. Fakat, halk Rantisi’nin evini çevreleyince, tutuklamaktan vazgeçerler. Son olarak 2002'de Filistin halkını yönlendirecek bir açıklama yapmaması şartıyla serbest bırakılır.

İsrail ordusu, 10.06. 2003 tarihinde Rantisi’ye suikast düzenler. Fakat, Rantisi bu saldırıdan sağ olarak kurtulur. Şehadetinden 3 hafta önce de yine bir suikast düzenlenir. Fakat bundan da sağ olarak kurtulur.

Rantisi, 17.04.2004 tarihinde Gifari mahallesinde bulunan Cela caddesinde gece saat 03:00 sularında İsrail savaş helikopterleri tarafından düzenlenen füze saldırısında şehid olur. Rantisi’yle birlikte bir oğlu ve iki koruması da şehid edilir. Prof. Rantisi göğüs ve boyun kısımlarından isabet almıştı.

Kaynaklara göre Rantisi’nin bulunduğu mekan, Filistin Yönetimi’ndeki istihbaratçılar tarafından İsrail’e bildirilmişti. Rantisi, İsrail’in suikast düzenleneceklerinin başında geliyor, sürekli tehdit edilmekteydi.

Suikast, dönemin başbakanı Ariel Şaron'un ABD ziyaretinden ve Başkan Bush'un Şaron'un politikasına destek verdiğini ilan etmesinden hemen sonra gerçekleşmişti.

Rantisi, Gazze'de on binlerce Filistinlinin katıldığı bir törenle toprağa verildi. Cenazeye katılan kassamiler, intikam yeminleri ettiler.

Suikast emrini veren İsrail Başbakanı Ariel Şaron ise, hükümetinin politikasında bir değişiklik olmayacağını, “terörist” olarak nitelediği Filistin direniş önderlerine suikast düzenlemeye devam edeceklerini söylemişti.

İsrail'in Hamas lideri Şeyh Ahmet Yasin ve halefi Abdülaziz Rantisi'yi suikastla şehid edilmesine Hamas’tan beklenen misilleme aylar sonra geldi.

Berşeba kentinde iki otobüse eşzamanlı düzenlenen şehadet saldırısında 15 kişi öldü, 80 kişi yaralandı.Sorumluluğu üstlenen Hamas, Şeyh Ahmed Yasin ve Rantisi’ye düzenlenen suikastlerin intikamını aldıklarını ilan etti.

“Filistin İmanın bir parçasıdır. Hz. Ömer, bu toprakların Müslümanlara ait olduğunu söyledi. Bunun için de hiç kimse ne satmak ne de hediye etme hakkına sahip değildir.” Rantisi’nin meşhur sözleri arasında yer almaktadır.

Rantisi, 2 erkek ve 4 kız çocuk babasıydı.

isra haber
Kayıtlı

Zeynepder4
"NasıLsın ? Diye sorma //FiListin// gibiyim ışte.. Bir yanim işgaL ediLdi bir yanim Direnişte!
Grafiker
La Hukme iLLaLLaH
*

DUÂ: 249
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2337


ÖZLEMEKTEN yorulmuşum kapında durdur beni...


« Yanıtla #1 : 25 Eylül 2010, 14:58:54 »

Vatan Uğruna Kalk Ayağa

Kalk vatan için... ve kanını onun uğruna akıt!
Tembellik, uyuşukluk sebeplerini çıkar, bir kenara atıver!
Şayet öldürülürsen, sen asla ölü sayılmazsın!
Sonsuz nimetler lütfedilecek sana çünkü
Ölümü tadarsa bir kimse cenk meydanında
Temizlenmez mi bedene bulaşan hastalıktan
Bir hayatı ölü gibi geçiren kimse ki o bela ve acı dolu
Mücadelenin tadına varabilir mi?

Haydi, kalk ayağa ve tarih yaz, çünkü
Putların takipçileri kirletmiş bulunmaktadır tarihi
Gayret et engelleri aşmaya
Ta ki yol bulasın zirvelere ulaşmaya

Terk et nefsin arzularını ki
Ebediyyen horlanıp alçalmayasm
Gecenin korkunç karanlığını del
Onun libasını çıkar at!
Uyandır artık fecrin mahmur gözlerini

Ağlamak mı, onu kadınlara bırak!
Hüzün elbisesi giymek yakışmaz sana
Kirletilen Kudüs'ün fedaisi nerede?
Kim kurtaracak Kudüs'ü,
Candan geçen yiğitler olmazsa

Hayber'e haykırınız!
İsteklerin peşine düşerseniz şayet
Ve adetlerini yaşarsanız Yahudi'nin,
Bir zevki olmaz mücadelesiz hayatın
Bu durumda müjdeliyorum
Hz. Ali'nin arkasında saf tutan Fedaileri!..

İşte karşıda Ka'ka,
Şehid düşeceği yeri arıyor
Bürünmek için hazırlamış kefenini
Mühendis Yahya atını eğerliyor
Ondan başkası savaş ateşini söndüremez elbette

Bir çıkariversin akıncıların aslanı kınından kılıcını
İşte o zaman kurtulur ülkeler, helak olmaktan
Fakat kaçmak, kaytarmak ahlak olursa bizlere
And olsun"Allah'a bir yurdumuz olmayacak asla
İçinde rahat edeceğimiz...
NEFSLE MUHAVERE

Nefs:
Bak kendi elinle kendini tehlikeye atıp üzüyorsun
Nimetleri bir tarafa bırakıyor,
Zorlukların peşinden koşuyorsun
Vatansız kalsan da sanki ne olacak
Gençliğini düşünüp yaşamaya bak

Nefse cevap:
Ey hakir nefs,
Rabbim ıslah etsin seni, dön bu yoldan
Görmez misin Kudüs yardım bekler,
Kan ağlar kan
Her yanım kurudu, sesim tükendi, haydi dön artık
Şerefle ölmeyi zilletle yaşama tercih et de dön artık

Nefs:
Baksana şu prangalı ellerine nedir eline geçecek olan
Yarın toprak altında çürüyüp gideceksin
Peki ya çocukların...
Kime bırakıyorsun onları
Bir düşün eşinin başına neler gelecek

Nefse cevap:
Şahittir ellerimdeki prangalar
Davamın haklılığına
Bu uğurda Ölüme şehadet derler,
Sonrası cennet...
Eşim ve çocuklarım benimle beraberler
Allah korudu onları, ben gam yemem
Ağlamak kar etmez,
Sabretmek gerek bela ve musibetlere...

Nefs:
Korkarım ki,
Yarın tükenip gideceksin sen
Evin barkın da yıkılacak, yok olacaksın
Bir dost arayacaksın sana yardım edecek
Dertlerini paylaşacak
Bir arkadaş...

Nefse cevap:
Sabrın sonu zaferdir ey kör nefis
En güzel sonuçtur cennete kavuşmak
Uzun görünse de hayat, sonu Ölüm değil mi?
Neden meylediyorsun, geçer fani olan
Şehadeti iste, ta ki şerefe nail olasın

Nefs:
Anlıyorum ki sen kendini zorluklara adamışsın
Sen zühdü seçmişsin, herkes eğlencede
Bir yoldasın ki sonu kefensiz gömülmek
Allah'tan dileğim doğru yolda olasın

Nefse cevap:                                   
Zorluklara pes edip yatmayacağım
Parmağım her daim tetikle arkadaş olacak
Asla korkmam bu yolda canı feda etmekten
Çünkü çok kıymetlidir feda olacağım yol

Nefs:
Kılıcın kınına çekilmemesi ya da
Puta kaymaman içinYüce Allah'a dua ediyorum
İstediğin gibi hayatını geçir ve yaşa!
Mızrakların gölgesinde olmayan bir hayata
Asla razı olmayacağım.
Hesapsız yüksekliğe var!
Hesapsız yüksekliğe var!
Hesapsız yüksekliğe var!

ABDULAZİZ RANTİSİ
Kayıtlı

Zeynepder2
Editör
La Hukme iLLaLLaH
*****

DUÂ: 639
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 7465



« Yanıtla #2 : 17 Nisan 2011, 09:01:41 »

17 Nisan 2004'te şehid edilen Hamas'ın kurucularından ve liderlerinden Dr. Abdulaziz Rantisi’yi şehadetinin 7. yılında rahmetle anıyoruz

Şeyh Ahmet Yasin'den sonra Hamas'ın lideri olan Dr. Abdülaziz Rantisi 17 Nisan 2004'de İsrail uçaklarından atılan bombalar sonucu şehid olmuştu. Dr. Rantisi bir basın mensubunun sorusu üzerine, "Siz bizim ölümden korktuğumuzu mu zannediyorsunuz? Ölüm kanserden ölsen de Apaçi ile vurulsan ya da kalp krizi geçirsen de aynıdır. Ama ben Apaçi helikopterlerinden atılan füzelerle ölmeyi tercih ederim." diyerek şehadete olan özlemini dile getiriyordu.

Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: