Zeynepder4
"NasıLsın ? Diye sorma //FiListin// gibiyim ışte.. Bir yanim işgaL ediLdi bir yanim Direnişte!
Grafiker
La Hukme iLLaLLaH
DUÂ: 249
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 2376
ÖZLEMEKTEN yorulmuşum kapında durdur beni...
|
 |
« : 03 Eylül 2010, 09:09:44 » |
|
Akla hayale gelmeyecek zulümlerin yaşandığı bir İslam beldesi ve kendini Arakanlı mazlum insanlara adayan İstanbullu bir öğretmen.
ADEM ÖZKÖSE'NİN HABERİ
Said Demir İstanbul’da bir ilkokulda öğretmenlik yapan yüreği gep geniş, dertli bir adam. Aramızda uzun yıllara dayanan bir tanışıklık olmasa da o benim kahramanlarımdan biri. Arkadaşlarımdan Said Hoca’nın Arakanlı Müslümanlar için yaptıklarını dinleyince ona olan sevgi ve hürmetim katlanarak artıyor. İşte ben böyle güzel adamları seviyorum. Benim kahramanlarımın her şeyden önce bir davası, bir derdi, bir rüyası, bir hedefi olmalı. Ben kahramanlarımı Ümmete deli gibi aşık olan adamlardan, kalbinin bir yeri Patani’de, bir yeri Afganistan’da, bir yeri Arakan’da, bir yeri Doğu Türkistan’da, bir yeri Gazze’de olanlardan seçerim. Onlar sadece kendi çocuklarına değil; Ümmetin bütün çocuklarına babalık yaparlar. Onlar gece yatağa uzandıklarında İslam dünyasının dört bir yanındaki yetimleri düşünürler ve sıkıntıdan gözlerine saatlerce uyku girmez. Ellerinden gelse bir uçan halıya binip Patani’ye, Gazze’ye, Irak’a, Afganistan’a gidip üstleri açık kalan çocukların üzerlerini tek tek örtmek isterler.
Said Hoca’nın derdi
Bir İHH gönüllüsü olan Said Hoca da işte o insanlardan biri. İlk defa 5 yıl önce Bangladeş ile Myanmar arasındaki sınır bölgesinde yaşayan Arakanlı mültecileri ziyaret eden Said Hoca’nın hayatı bu ziyaretten sonra hep Arakan olmuş. Bu süre zarfında 9 kez Arakan’a giden Said Hoca arkadaşlarına, öğrencilerine, komşularına, eşine, yolda gördüğü, çay ocaklarında tanıştığı herkese Arakanlı Müslümanların yaşadıklarını anlatmaya başlamış. Arakan defalarca kez Said Hoca’nın rüyalarına girmiş. Arakanlı Müslümanlar, onların içinde bulundukları durum Said Hoca’nın aklına geldikçe bu güzel insanın derdi daha da artmış ve Said Hoca büyük bir derdin sahibi olmuş. Gün gelmiş kardeşlerim bu haldeyken ben nasıl rahat yemek yiyebilirim diye düşünmüş ve lokmalar boğazından geçmemiş. Gün gelmiş öğrencilerine gözyaşları içinde Arakanlı çocukları, çaresizlik içindeki miniklerin hikayesini anlatmış. Öğrencileri öğretmeleri arasında en çok Said Hocalarını sevmişler. Çünkü Said Hoca öğretmelerinin gözünde bir iyilik meleğiymiş.
Arakan tarihine giriş
Şimdi hep birlikte Said Hoca’ya kulak verme, onun anlattıklarını okuma zamanı. Pür dikkat kesilelim ve Said Hoca’nın derdiyle biz de dertlenmeye çalışalım. Hatta Said Hoca’nın anlattıklarının altını tükenmez kalemlerle çizip, bunları başkalarıyla paylaşalım. Said Hoca sohbetimize önce Arakan hakkında bilgi vererek başlıyor. Çünkü Said Hoca’ya göre bir yere gönül vermeden önce orayla ilgili iyi bir bilgi sahibi olmamız gerekli. Hocadan bir çok kimsenin ismini bile bilmediği Arakan’la ilgili teknik bilgiler alıyoruz: “Arakan; Bangladeş, Burma ve Hint Okyanusu ile sınırlı bir Güneydoğu Asya bölgesidir. Bir zamanlar 50 bin kilometre karelik topraklarında kendilerine ait bağımsız bir devlete sahip olan Arakanlılar, bugün Myanmar askeri diktasının yönetimi altında yaşıyor. Arakanlılar ırk olarak Rohingya ırkına mensuplar. Bundan dolayı Arakan’da yaşayan insanlara Rohingyalılar deniliyor. Arakan bölgesinde geçmişte yaşayan Rohingyalıların toplam nüfusu beş milyon civarındaydı. Bu nüfusun dört milyonu Müslümanken, bir milyonu ise Budist’ti. Arakan’da yaşayan Budistlere Rakhinler deniliyor. Müslümanlar ise kendilerini Arakanlılar olarak isimlendiriyorlar. Bundan dolayı Arakan dendiğinde akıllara Müslümanlar geliyor.”
Arakan İslam devleti
“Peki hocam, şu an Arakan’da kaç milyon Müslüman yaşıyor? Bunu merak ediyoruz.” dediğimizde Said Hoca şunları söylüyor: “Myammar askeri diktatörlüğünün baskıları nedeniyle Arakan’ın nüfus yapısı tamamen değişti. İki milyondan fazla Arakanlı Müslüman ülkesini terk etmek zorunda kaldı. Şu an Arakan’da yaşayanların nüfusu üç milyon civarında.” diyor ve Said Hoca bu sefer de İslam’ın Arakan’a nasıl girdiğini anlatmaya başlıyor: “Arakanlılar, Müslümanlarla ilk defa 618 yılında Saad bin Ebu Vakkas’ın komutasındaki bir geminin Arakan sahillerine yaklaşmasıyla tanıştılar. İslam’ın Arakan’da hızlı bir şekilde yayılması ise 1203 yılından sonra gerçekleşti. Bu yıllarda, şu an Bangladeş olarak isimlendirilen Bengal’in İslamlaşmasının etkisiyle Arakan’da da İslam hızlı bir şekilde yayıldı. Hatta 1430 yılında bu bölgede Arakan İslam devleti kuruldu. Arakan İslam devleti 1782 yılına kadar kesintisiz olarak bu topraklara hâkim oldu ve Arakan’da 350 yıl İslam hukuku uygulandı. Arakan İslam devleti 1782 yılında Budistlerin saldırılarıyla yıkılınca, bölgede Budist işgali başladı. Bölgedeki Budist hâkimiyeti kırk yıl boyunca sürdü. Daha sonra da İngilizler Arakan’ı işgal ettiler ve Arakanlı Müslümanlar 1942 yılına kadar İngiliz işgali altında yaşadılar.”
|