Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: 22 temmuz seçimleri!!!  (Okunma Sayısı 510 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
AzRa
Laİlaheİllallah
****

DUÂ: 111
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 824


cihad;imanın çekap'ı ... Şehadet çıkan sonuç


« : 12 Temmuz 2007, 14:47:58 »

22 TEMMUZ SEÇİMLERİ

Hamd alemlerin rabbi olan Allah’a , salat ve selam onun kutlu elçisi hz.Muhammed’e , aline ve ashabına olsun.

Çevresinde gelişen her türlü olaya karşı duyarlı olmakla sorumlu olan biz müslümanları oldukça yakından ilgilendiren bir hususla karşı karşıyayız.Yaklaşan 22 temmuz seçimleri ile ilgili tavrımız ve tutumumuz ne olmalı yapmamız gerekenler ile kaçınmamız gerekenler nelerdir?İşte bu risale bunları açıklamak üzere kaleme alınmış bir ikaz ve tebliğdir.


HAKİMİYET KAYITSIZ ŞARTSIZ  ALLAH’INDIR!!!

“Hüküm (hakimiyet ve egemenlik)sadece  Allah’ındır. (Yusuf 40)

“Hayır rabbin hakkı için onlar aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem yapıp sonra verdiğin hükümde nefisleri hiçbir darlık duymadan tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe iman etmiş olmazlar” (Nisa 65)

“Allah’ın indirdikleriyle  hükmetmeyenler kafirlerin ta kendileridir”(Maide 44)

“Allah ve rasulu  bir işe hüküm verdikleri zaman mümin erkek yada kadın için kendi nefislerinden seçenekte bulunma hakları yoktur”(Ahzab 36)

Yukarıdaki ayeti kerimelerden açıkça anlaşıldığı üzere İslam’da hakimiyet, egemenlik, yargı ve yasama bütünüyle Allaha aittir.
Yani insan hayatının tüm alanlarında yegane  yetki sahibi sadece Allah’tır,neyin helal neyin haram olduğuna yada neyin serbest neyin yasak olduğuna karar verecek yegane merci Allah-u tealadır.Bunun kısaca adı şeraittir.Namazdan tutunda  insan ve devlet ilişkilerine kadar tüm alanlarda  yasama hakkı Allah’a aittir.Dolayısıyla bir insanın Allah’ın kanunlarıyla hükmetmemesi , bunun yerine yerli yada yabancı birtakım anayasalarla hükmetmesi , bunların daha adil ve çağdaş olduğuna inanması bunlarla yargılanmayı kabul etmesi kişiyi İslam dairesinin dışına çıkartır.Bütün bunlar birer küfür amelidir.

Özetleyecek olursak bir insan  bir toplum yada bir devlet ya Allah’ın kanunları ile hükmeder  yahut beşeri bir takım yasalarla hükmeder,örneğin Allah içkiyi haram kılmışken beşeri sistemler içkiyi çağdaş olma alameti sayarlar.Allah örtüyü emrederken onlar örtüyü yasaklar ve örtülüleri cezalandırırlar.İşte bu Allah’a karşı isyan bayrağını çekmek ve Allah’ın  kanununu  yok saymaktır.


DEMOKRASİ VE LAİKLİK

Demokrasi Allah’ın emrini değil halkın isteklerini  yerine getirmek Allah’ın kanunu bırakıp beşerin istediğini hakim kılmaktır.Kısaca halk yönetimi demektir.Demokraside egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.Laiklik ise din ve devlet işlerinin birbirinden  ayrı olması birinin diğerine karışmamasıdır.Bundan da anlaşıldığı üzere demokrasi ve laiklik evrensel İslam nizamına taban tabana zıttır.Allah’a isyan etmek ve Allah’ı inkar etmektir.


SEÇİMLER(!)

Seçim ,  parlamentonun yani hükümetin halk tarafından seçilmesidir. Peki halk tarafından seçilen bu hükümet ne ile hükmetmekte, hangi kanun ile işlerini yürütmektedir.Gerçek şu ki;Türkiye’de en sağcı partiden tutalım da en solcu partiye kadar bütün partiler TC anayasasıyla hükmetmektedirler.Yani bütün partiler egemenliğin kayıtsız şartsız Allah’a değil millete  ait olduğunu kabul etmektedirler.Oysaki bu anlayış küfürdür.Oy veren her insanda bu amele iştirak etmiş olmaktadır.Eğer hiçbir parti Allah’ın indirdiği ile hükmetmiyorsa (ki kanunen hükmedemez )bir müslüman nasıl olurda oy verir.

Öte yandan Türkiye’deki  ve dünyadaki seçimler tam bir aldatmacadır.Zira başa gelen yöneticiler ne seçim meydanlarında vadettiklerini  nede halkın kendilerinden istediklerini yapabilmektedirler.İster AKP olsun ister CHP  ister  SP  olsun ister DP veya MHP hepside laik  ve  demokrat olan Türkiye cumhuriyeti sistemini korumakla görevli aynı çarkın farklı dişlileridir.Bakın gerek başörtü yasağı gerek kuran kurslarının kapatılması  ve gerekse mütedeyyin insanların  baş hedef seçilmesi şeklinde özetleyebileceğimiz  28 ŞUBAT  Refah partisinin bir ürünüdür.Bugün ise aynı yasakların sürmesi ile beraber Türkiye’nin Amerika’nın güdümüne girmesi , bu dediklerimizi  doğrular.Adana’daki incirlik üssünün  varlığı ve İskenderun’da Amerikalı askerlerin Türk kızlarının servis edildiği genelevlerinden  faydalanması Türkiye’nin ne durumda olduğunu sanırım açıklar.Acaba geçmişte AKP’ye oy veren veya şuanda vermeyi düşünenler   bu olanlara razı mıdır.Zaten tek başına iktidar olan ve 357 milletvekili sayısını ilk defa bulunduran buna  rağmen cumhurbaşkanını dahi seçemeyen AKP  bu ülkede hükümetin değil başka odakların yada başka güçlerin ülkeyi yönettiğini göstermez mi?!!


TUTUMUMUZ!!!

Bütün beşeri sistemlere ,Allah’ın indirdikleriyle hükmetmeyen tüm tağutlara ve yerli yabancı tüm şer güçlere  savaş açmakla emrolunan muslümanın oy vermemesi imani bir  sorumluluktur.Allah korusun oy veren her insan bu sistemin bir parçası olmaktan kendini kurtaramaz.Türkiye’de yaşanan  bütün gayri İslami icraatlara katılmış ve bu zulümlere  ortak olmuş olur.

İşte bu anlatılanlar  Allah’ın tertemiz şeriatidir.Ne bir beşer sözü ne de insan görüşüdür.Öğüt alan küfre ve harama düşmekten kendini korumuş olur.Almayan ise çetin bir hesaba düçar olur.

                             “KİŞİ SEVDİĞİ İLE BERABERDİR”
((alıntı))
« Son Düzenleme: 13 Temmuz 2007, 00:07:23 Gönderen: AzRa » Kayıtlı

ZeynepDer
Bismillah
*

DUÂ: 112
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 0



« Yanıtla #1 : 12 Temmuz 2007, 15:11:17 »

ellerine sağlık azracım.. ALLAH  senden razı olsun.. 
Kayıtlı
คℓρєяєη
Laİlaheİllallah
****

DUÂ: 191
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 593



« Yanıtla #2 : 12 Temmuz 2007, 16:08:06 »

Bütün beşeri sistemlere ,Allah’ın indirdikleriyle hükmetmeyen tüm tağutlara ve yerli yabancı tüm şer güçlere  savaş açmakla emrolunan muslümanın oy vermemesi imani bir  sorumluluktur.Allah korusun oy veren her insan bu sistemin bir parçası olmaktan kendini kurtaramaz.Türkiye’de yaşanan  bütün gayri İslami icraatlara katılmış ve bu zulümlere  ortak olmuş olur.

O zaman bu devran böyle dönecek mi??? Allahın hükümlerini yerine getirmek için devletin bize yardım etmesi lazım yasakları kaldırması lazım peki onu nasıl yapacağız??? Siyasette bir müslüman birinin olması ve bu yasakları kaldırması gerekir öyle değil mi?Huh?
28 şubat diyiyoruz evet görünüş olarak müslüman bir adam geldi(kişiden kişiye samimiyeti değişir ondan öyle dedim ) yapmaya çalıştı yeterli güçü olmadığı için yapamadı ve bazı kesimler bunu tehlike gördüğü için engellemek istediler ve olduda fadime şahin müslüm gündüz yok imam hatipler arka bahçemiz gibi hayali oyun olan şeyleri çıkardılar ben savunmak istemiyorum karşısındada bulunmak istemiyorum ama sanırım öyle olduu...
neyse söz sahibi olabilmek için Salihlik tabiki tek başına olmuyo marifette lazım
bakın yabancılara salihlik yok ama marifet var salih=marifet bunun eşit olmadığı bilmek lazım
çürçü lisan ettiğsem af ola dua ile...

Siyasette yapmak istemiyorum ama oturup beklemekte birşeyler yapmadan oturmakta bize yakışmıyor sessiz kalmak yakışmıyor müslümanlığa mücadele etmek onlara bağlı olmadan yaşamak istiyor onun içinde siyaset onlara olmadan güzel bir ortam için bu gerekli ALLAH(cc)um BİZE YARDIM ET (amin)
« Son Düzenleme: 12 Temmuz 2007, 16:18:01 Gönderen: คℓρєяєη » Kayıtlı
Ebu Yasin
Elhamdülillah
**

DUÂ: 46
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 179


La İlahe İllALLAH


Site
« Yanıtla #3 : 12 Temmuz 2007, 16:17:35 »

ey kerim ablam Rabbım senden razı olsun...nede güzel açıklamışsın ben üzerine söz bulamıyorum suan...
"Yoksa onlar (İslâm dışı) Câhiliye yönetiminin mi peşindeler? Kesin olarak kavrayan bir toplum için yönetimi Allah'tan daha güzel kim vardır?" [el-Mâide 50]
evet hala cahiliye hükmü aranıyo..Allah c.c. basiret versın

DEMOKRASİ KÜFÜR NİZAMIDIR     
ONU ALMAK, TATBİK ETMEK VE ONA DAVET ETMEK HARAMDIR

 
Kayıtlı
rabbimyolundanayirma
Laİlaheİllallah
****

DUÂ: 43
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 581



« Yanıtla #4 : 12 Temmuz 2007, 17:30:34 »

Bütün beşeri sistemlere ,Allah’ın indirdikleriyle hükmetmeyen tüm tağutlara ve yerli yabancı tüm şer güçlere  savaş açmakla emrolunan muslümanın oy vermemesi imani bir  sorumluluktur.Allah korusun oy veren her insan bu sistemin bir parçası olmaktan kendini kurtaramaz.Türkiye’de yaşanan  bütün gayri İslami icraatlara katılmış ve bu zulümlere  ortak olmuş olur.

O zaman bu devran böyle dönecek mi??? Allahın hükümlerini yerine getirmek için devletin bize yardım etmesi lazım yasakları kaldırması lazım peki onu nasıl yapacağız??? Siyasette bir müslüman birinin olması ve bu yasakları kaldırması gerekir öyle değil mi?Huh?
28 şubat diyiyoruz evet görünüş olarak müslüman bir adam geldi(kişiden kişiye samimiyeti değişir ondan öyle dedim ) yapmaya çalıştı yeterli güçü olmadığı için yapamadı ve bazı kesimler bunu tehlike gördüğü için engellemek istediler ve olduda fadime şahin müslüm gündüz yok imam hatipler arka bahçemiz gibi hayali oyun olan şeyleri çıkardılar ben savunmak istemiyorum karşısındada bulunmak istemiyorum ama sanırım öyle olduu...
neyse söz sahibi olabilmek için Salihlik tabiki tek başına olmuyo marifette lazım
bakın yabancılara salihlik yok ama marifet var salih=marifet bunun eşit olmadığı bilmek lazım
çürçü lisan ettiğsem af ola dua ile...

Siyasette yapmak istemiyorum ama oturup beklemekte birşeyler yapmadan oturmakta bize yakışmıyor sessiz kalmak yakışmıyor müslümanlığa mücadele etmek onlara bağlı olmadan yaşamak istiyor onun içinde siyaset onlara olmadan güzel bir ortam için bu gerekli ALLAH(cc)um BİZE YARDIM ET (amin)

+RABB'im yolundan ayırma.aynı şekilde düşünüyorum.
Kayıtlı

LA TEHZEN! İNNALLAHE MEANA
islam_aşığı
Bismillah
*

DUÂ: 13
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 86


« Yanıtla #5 : 12 Temmuz 2007, 18:54:24 »

Zaten tek başına iktidar olan ve 357 milletvekili sayısını ilk defa bulunduran buna  rağmen cumhurbaşkanını dahi seçemeyen AKP  bu ülkede hükümetin değil başka odakların yada başka güçlerin ülkeyi yönettiğini göstermez mi?!!

    Selamun aleykum..Dedik ki islama en yakın olan partiye veririz oyumuzu..Biz oy vermeyip te meydanı islam düşmanlarınamı bırakalım ...O zaman her şey daha kötü olacak vs....dedik ..Ama onların kendilerine bile faydası yok biz onllardan medet umuyoruz..EGER LAYIKIYLA INANIYORSANIZ YALNIZ ALLAH,A DAYANIN...
  Neye layıksanız öyle yönetilirsiniz..Hakkımızda hayırlısı..Bu yazıyı kim yazmış merak ettim yazarını biliyorsanız yazarsınız inşALLAH ...Aydınlatıcı paylaşımınız için teşekkürler..SELAMETLE..
Kayıtlı
Seyfulislam
Bismillah
*

DUÂ: 9
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31



« Yanıtla #6 : 12 Temmuz 2007, 19:13:13 »

İnsan hayatını düzenleyen, kurallar koyan, insanlara ceza ve mükafaat veren her sistem, her ideoloji aynı zamanda bir dindir. Yani din, insan hayatını düzenleyen esasları koyan, otorite olan, insanlara ceza ve mükafaat veren kurallar bütününe verilen isimdir. Bu kurallar, kimin tarafından belirlenip insan hayatına tatbik ediliyorsa, onun ismini alır. Yüce Allah tarafından insan hayatını düzenlemek üzere gönderilen kurallar bütününe İslam; Karl Marks tarafından konulan kurallar bütününe Marksizm; M. Kemal tarafından batıdan ithal edilen kurallar bütününe de Kemalizm denmektedir. Buna göre bir insan, hangi kurallara göre hayatını düzenliyor ve hangi kuralların savunuculuğunu yapıyorsa, doğal olarak o dine (sisteme) tabidir.

Demokratların, inançlarının gereği olarak oy kullanmaları onlar için bir haktır. Ancak Kur’ani esaslara iman eden ve bu esasları en üstün kabul edip onlara teslim olan müslümanların Demokratik din için oy kullanması mümkün değildir. Bilakis böyle bir davranış şirk olup sahibini mü’minlerin safından çıkarıp müşrik ve kafirlerin saflarına katmaktadır. Çünkü oy kullanmak (boş ya da dolu) otoriteyi (uluhiyeti), yönetimi (rububiyeti) demokratik sisteme vermektir ki, işte bu müslümanlar için şirktir; yani iki dine birden tabi olmaya kalkışmaktır.

''Sana ve senden önce indirilene inandıklarını iddia edenleri gördün mü? Tağuta muhakeme olunmak istiyorlar. Tağutu inkar etmeleri kendilerine emredildiği halde, Tağutun önünde muhakeme olmak istiyorlar. Halbuki şeytan onları büsbütün saptırmak istiyor.” (Nisa 60)

Cahiliyye ve Tağut hükümleri Allah’ın hükmü dışındaki her hükümdür. Beşerin ve şeytanın çıkardığı hükümdür. Bu nedenle mümin olabilmeleri veya gerçek mümin olabilmeleri için şu şartı koştu.

“Rabbine and olsun ki aralarında çıkan ihtilaflarda seni hakem kılmazlarsa ve verdiğin hüküm hakkında içlerinde hiç bir sıkıntı bulunmadan bu hükme tam teslimiyet göstermezlerse mümin olmazlar." (Nisa 65)

Kim benim hidayetime (Allah’ın emrine) uyarsa hiç şaşkın, bedbaht, huzursuz ve sıkıntılı olmaz. Kim benim zikrimden (Allah’ın emrinden) uzaklaşırsa onun için sıkıntılı ve huzursuz bir hayat vardır. Kıyamet günü kör olarak haşrederiz. Diyecek ki Rabbım ben dünyada gören insandın. Niye beni kör olarak haşrediyorsun? Allah ona diyecek ki benim ayetlerim sana geldi, onları unuttun. Bu nedenle bugün unutuluyorsun.” (Taha 123-126)
Kayıtlı

Ey Küffar ! Çoğalıyoruz Ve Geliyoruz Rahmet'in Kalkanıyla...
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: