Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Dr. Mervan Ebu Ras:“Filistinli müslümanlar ateş çemberinde!..  (Okunma Sayısı 183 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Zeynepder.
AYAĞINI DENK AL İSRAİL,SENİN NÜFÜSUN KADAR BİZİM SOKAKLARIMIZDA GEZEN KÖPEKLERİMİZ VAR!!
Editör
La Hukme iLLaLLaH
*****

DUÂ: 339
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2839


ÇOKŞEY BİLMEK NEYE YARAR?HADDİNİ BİLMEDİKTEN SONRA


« : 04 Temmuz 2010, 17:09:20 »

  Dr. Mervan Ebu Ras:“Filistinli müslümanlar ateş çemberinde!.. Cihadımız devam ediyor” 
   
Mustafa TUNA

Filistinli Âlimler Birliği Başkanı ve Gazze milletvekili Dr. Mervan Ebu Ras, geçtiğimiz ay içerisinde İstanbul’u ziyaret etti. Aynı zamanda bir şehid babası olan Üstad Mervan ile Vahdet Vakfı İstanbul Temsilciliği’nde, içinde bulunduğumuz hali mütalâa etme fırsatını bulduk!.. Sohbetimiz esnasında Üstâd Mervan, şu tesbitlerde bulundu: ”Kardeşlerim; sizler arzın bir tarafında bir cepheyi oluşturuyorsunuz, bizler de bir başka tarafında, başka bir cepheyi oluşturuyoruz. Hepimizin Allah-u Teâlâ’nın (cc) bizlere yüklemiş olduğu çeşitli sorumlulukları bulunmaktadır. Kardeşlerim; bildiğiniz gibi Siyonist İsrail, Batı toplumunun İslam âleminin bağrına sapladığı zehirli bir hançerdir. Batılılar Yahudileri sevdikleri için değil, bilâkis İslâm’ı sevmedikleri için bu hainliği yapmıştır. Yahudileri bu şekilde kullanmalarındaki asıl gaye ise İslâm ümmetini parçalamaktan başka bir şey değildir.”

Gazze Milletvekili Dr. Mervan Ebu Ras’ın Tesbiti:
“Filistinli müslümanlar ateş çemberinde!..
Cihadımız devam ediyor”

FİLİSTİNLİ âlimler birliği başkanı ve Gazze milletvekili Dr. Mervan Ebu Ras, geçtiğimiz ay içerisinde İstanbul’u ziyaret etti. Aynı zamanda bir şehid babası olan Üstad Mervan ile bu ziyareti sırasında üç saatlik bir sohbet etme fırsatımız oldu. Sohbetimizin özetini şu şekilde sizlerle paylaşabiliriz.

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Kardeşlerim; sizler arzın bir tarafında bir cepheyi oluşturuyorsunuz, bizler de bir başka tarafında, başka bir cepheyi oluşturuyoruz. Hepimizin Allah-u Teâlâ’nın (cc) bizlere yüklemiş olduğu çeşitli sorumlulukları bulunmaktadır.

Kardeşlerim; bildiğiniz gibi Siyonist İsrail, Batı toplumunun İslam âleminin bağrına sapladığı zehirli bir hançerdir. Batılılar Yahudileri sevdikleri için değil, bilâkis İslâm’ı sevmedikleri için bu hainliği yapmıştır. Yahudileri bu şekilde kullanmalarındaki asıl gaye ise İslâm ümmetini parçalamaktan başka bir şey değildir.

“Şuurlu İslâm âleminin ve müslümanların sorumluluğu nedir?” diye bir soru sorarsak, ilk emirde şunların söylenmesi mümkündür: Müslümanlar İslâm âlemine karşı olan sorumluluklarını idrak edip bunun için çaba harcamalıdırlar. Biz, öncelikle şunu itiraf edelim: Filistin davasının siz Türkiyeli kardeşlerine büyük ihtiyacı vardır. Çünkü; Türkiye hem büyük bir güç, hem de büyük bir devlettir. Sizin yapacağınız her çalışma bizler için çok önemlidir.

Türklerin geçmişi yalnızca Osmanlı ile sınırlı olmayıp büyük bir tarihi vardır. Onun içindir ki, gücü ve sorumluluğu büyüktür. Sizlerden Filistin davasını devamlı canlı tutmanızı istiyoruz. Allah’ın (cc) izni ile Filistin’e zafer muhakkak gelecektir. Kim bu davaya yardım ederse o da zaferden payını alacaktır.
Müslümanların Kudüs’e ve Mescid-i Aksa’ya yaptıkları ziyaretlerden Yahudiler çok rahatsız oluyorlar. Çünkü, Müslümanlar burayı tanırlar ve sahip çıkarlar diye büyük bir endişe içerisindeler. Öte yandan İsrail Eğitim Bakanlığı şöyle bir karar aldı: “Bütün Yahudi öğrenciler senede bir defa Kudüs’ü ziyaret edecekler. Eğer bunu yapmazlarsa karne alamayacaklar.”

Bizler, İslâm âleminin ortak meselesi olan Filistin davası için medya, sivil toplum kuruluşları ve gönüllü kişiler olmak üzere bütün duyarlı çevrelerden aktif bir çalışma istiyoruz. Yalnızca hükümetten değil toplumun her kesiminden duyarlılık bekliyoruz.

Şimdi, kardeşlerimizin soruları varsa İnşâALLAH  onları cevaplandırmaya gayret edelim.
 
Kayıtlı

Zeynepder.
AYAĞINI DENK AL İSRAİL,SENİN NÜFÜSUN KADAR BİZİM SOKAKLARIMIZDA GEZEN KÖPEKLERİMİZ VAR!!
Editör
La Hukme iLLaLLaH
*****

DUÂ: 339
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2839


ÇOKŞEY BİLMEK NEYE YARAR?HADDİNİ BİLMEDİKTEN SONRA


« Yanıtla #1 : 04 Temmuz 2010, 17:12:54 »

   Soru: Üstad, zaferden emin olduğunuzu söylediniz. Müşahhas örneklerle bunu biraz açabilir misiniz?
Üstad Mervan: Geçen 30 yılı kısaca bir tahlil ettiğimizde olayı anlayabiliriz. Biz, 30 yıl önce Şeyh Ahmed Yasin’e bey’at ettiğimizde 50-60 kişi idik. Şu anda Hamas’ın gücü ortadadır. Öte yandan İsrail 1956 savaşından sonra Süveyş’i, Golan tepelerini ve Batı yakayı işgal etmişti. Ama şimdi geri çekildi. Peki, İsrail zayıfladı mı? Hayır. Yalnız savaşan tarafların zihniyetleri değişti. O zaman İsrail çok savaşmak istiyordu. Araplar çekingen duruyordu. Şu oldu; Yahudi saldırdıkça Filistinliler daha da şuurlandılar. Şimdi ise tam tersi oldu; İsrail savaşmaktan korkuyor. Tarihe bakarsak; hak ile batıl arasındaki mücadelede hakkın zayıf olduğu dönemlerde savaş olmuştur. Hakkın hâkim olduğu dönemlerde savaş olmamıştır. Misal: Belkıs ile Süleyman(as), biri batıl diğeri hakkı temsil ediyordu. Kuşun getirdiği mektup ile Belkıs olayı değerlendiriyor ve bakıyor ki Süleyman(as) güçlü, hemen teslim oluyor. Bir başka misal: Halife Harun Reşid ile Rum Kıralı arasında bir cizye tartışması çıkar. Harun Reşid; ‘Ya verdiğin sözde dur, ya da ordum ile geliyorum’ haberini gönderir. Bunun üzerine Rum Kıralı verdiği söze döner.
Bir başka boyut: Siyonist İsrail son model teknolojiyle mücehhez kıldığı uçak ve tanklarla taarruza geçiyor. Fakat müslüman çocuğun attığı taşlardan korktukları için tanklardan dışarıya çıkamıyor ve askerlerini çocukların bezlendiği gibi bezliyorlar. Başka bir örnek: İsrail Filistin’de Cebel-i Reis denilen bölge -ki; orada büyük dağlar yoktur - küçük tepeciklerin olduğu bu bölgeyi aralıksız üç saat bombaladı ve ardından piyade birliklerini buraya sürdü. Fakat, bunca bombardımana rağmen karada mücahitlerle karşılaştılar ve şaşırdılar. Şu müslümanlar bu küçücük tepeciklerin neresinde gizlenmişlerdi? Şaşkınlık içerisinde geri çekilip yeniden hava saldırısına başladılar. Bu saldırı 23 gün sürdü. Bölgeyi ele geçiremediler ve terk etmek zorunda kaldılar.
Askerlerini Müslümanların olduğu bölgelere sokamayacağını anlayan İsrail yeni bir arayış içerisine girdi: Robotların kullandığı araçlar ve silah kullanan robotlarla bu korkusundan kurtulacağını zannederek böyle bir hazırlık içerisindeler. İşte bütün bunlar, Allah(cc)’ın onların kalplerine bizim korkumuzu saldığının bir göstergesi ve aynı zamanda zaferin müjdesidir. İnşâALLAH  zafer inananların olacaktır.

Soru: Üstad, Filistinli kardeşlerimiz de kendi içlerinde bazı problemler yaşıyorlar. Bu problemleri nasıl halledecekler?
Üstad Mervan: Burada önemli olan meselenin iyi teşhis edilmesidir. Teşhis konulduktan sonra, zor ve zaman alıcı olsa da İnşâALLAH , bu sıkıntı tedavi edilecektir.
Filistin meselesinin dini boyutu, siyasi boyutu, ekonomik boyotu ve askeri boyutu gibi çeşitli boyutları vardır. Bir köy gibi küçülen dünyada, İsrail, ABD, AB, Rusya vb. düşman odaklar kendi çıkarları doğrultusunda, Filistinlileri birbirine düşürmek için her yolu deniyorlar. Maalesef bazı kardeşlerimiz, iyi niyetli bile olsa bu kirli tezgâhları farkedemiyor ve düşmanların oyununa gelebiliyorlar. İşte bunun tedavisi zor ve biraz zaman alacaktır.
Öte yandan AB, 2009 yılında Feyyad hükümetine 550 milyon avro gönderdi. Yalnız bu para, Avrupa’nın istediği yerlere ve onların istediği gibi harcanabilecek. ABD’nin emir ve desteğiyle Mısır, Gazze sınırına çelik duvar örüyor. Filistin’deki ihanet odakları tarafından bunu isteyenler de var. İsrail, el- Fetih örgütünün elemanlarına küçümsenemeyecek silah yardımında bulunmuştur. El- Fetih elemanları topladıkları istihbari bilgileri İsrail’e sızdırmaktadırlar ve İsrail Gazze’ye saldırdığında bunlar sevinmişlerdir.
Kimin nerede durduğuna iyi bakmak lazım. İşte bütün bu ve benzeri olayları masaya yatırıp güzel bir teşhisten sonra, elbette ki tedavimiz sürüyor, devam da edecektir. Fakat, bu hem kolay olmayacak hem de biraz zaman alacaktır. Allah(cc) yardımcımız olsun.
Bir başka örnek: Abdüllâtif Musa, Geçtiğimiz Ağustos ayında olan olayların başını çeken kişidir. Bu kişi İslâmi ilmi olmamakla beraber tekfirci bir zihniyete sahip olup, Hamas mensuplarının kâfir olduğunu ve öldürülmeleri gerektiğini ileri sürmektedir. Keza Ebu Abdullah Şâmi. Biz ona eğitim konusunda imkân sağladık, sonra o da tekfirciliğe başladı. Bunlar Refah’ta bir camiye yerleştiler ve bir devlet kurduklarını açıkladılar. Kendilerine elçi olarak gönderdiğimiz kardeşimizi şehit ettiler. Bunlar bizim çocuklarımızı katlettiler. İşte bunlar da malum güçler tarafından üzerimizde oynanmaya çalışılan başka bir oyundur. İnşâALLAH  hepsini aşacağız.

Soru: Bu tekfirciler, hangi gerekçelerle Hamas mensuplarını tekfir ediyorlar?
Üstad Mervan: Bunlar şu üç sebebi ileri sürerek Hamas’ı tekfir ediyorlar: 1. Seçimlere katıldığımız için: ‘Siz seçimlere katıldınız demokrat oldunuz ve dolayısıyla kâfir oldunuz’ dediler. 2. Teşri Meclisine (Parlamentoya) girdiğimiz için: ‘Yasaları ancak Allah(cc) yapar, siz yapamazsınız, yasa yaptınız kâfir oldunuz’ dediler. 3. Gazze’de bir hükümet kurdunuz, fakat şeriatla hükmedemiyorsunuz, dolayısıyla kâfir oldunuz’ dediler.
Bu zihniyetin bizleri küfürle itham etme gerekçelerine dikkat edilirse; Hamas’ı her şeyiyle hayattan çekip meydanı İsrail’in istediği hale getirmektir. Bunlar da günümüzün çağdaş haricileri olup, kimler tarafından yönlendirildikleri malumdur!

Soru: Üstad, Siyonist İsrail’in elinde esir olan kardeşlerimizin durumları nedir?
Üstad Mervan: Bu bizim için çok önemli bir konudur. Temas ettiğiniz için size teşekkür ederim. Şu an İsrail zindanlarında esir tutulan 11 000 kardeşimiz vardır. Bizim, bir esirler bakanlığımız bulunmaktadır. Esir kardeşlerimizin her şeyiyle bu bakanlığımız ilgilenmeye gayret ediyor. Bu konuda öncelikli olarak şu üç hususu müslüman kardeşlerimizin bilmelerini ve bu hususta duyarlı olmalarını istiyoruz. 1. Basın yayın yoluyla bu kardeşlerimizin durumlarının tüm dünyaya duyurulması. 2. Siyonist İsrail tarafından uygulanan hukuki işlemler gündeme getirilmelidir. Misal: Suç bile sayılmayacak çok basit bir hareketinden dolayı kardeşlerimize çok uzun cezalar veriliyor. Öte yandan hapishanelerde kendi ihtiyaçlarını gideremeyecek durumda olan hasta kardeşlerimiz bulunmaktadır. 3. Yaşlı insanlarımız hapishanelere doldurulurken, aynı zamanda hapishanelerde yaşlanan pek çok kardeşimiz var. Bütün bunlarla beraber kardeşlerimize sistematik işkence de uygulanmaktadır. Siyonist İsrail ve işbirlikçileri bütün bunları, bizleri yıldırmak için yapıyor. Fakat bizler Allah’ın (cc) izniyle mücadelemize devam edeceğiz.
Allah(cc) yardımcımız olsun. Hepinize teşekkür ediyorum.


Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: