|
|
|
Ebu Yusuf
|
 |
« Yanıtla #1 : 28 Haziran 2010, 18:45:57 » |
|
inşALLAH musadenizle biz açıklayalım..>Gerçi hocama ait bir bölüm hakkını helal eyle ablam...Fakat adam açtığımız bölüme gelmiyor..
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
|
Ebu Yusuf
|
 |
« Yanıtla #2 : 28 Haziran 2010, 18:58:44 » |
|
Kim ihsanda bulunan (biri) olarak yüzünü (kendini) Allah'a teslim ederse, artık gerçekten o kopmayan bir kulpa yapışmıştır. Bütün işlerin sonu Allah'a varır. (Lokman Suresi, 22)
Hayır, kim (güzel davranış ve) iyilikte bulunarak kendisini Allah'a teslim ederse, artık onun Rabbi Katında ecri vardır. Onlar için korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır. (Bakara Suresi, 112)
BİSMİLLAH
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
|
Ebu Yusuf
|
 |
« Yanıtla #3 : 28 Haziran 2010, 19:40:07 » |
|
Müslüman kadının sokağa çıkma meselsinden önce biraz şahsiyetinden bahs edelim. İslami şahsiyete sahip Müslüman kadının davadaki samimiyeti ve mücadelesi ve sonuç olarak örneğimiz olan mücahide sahabe kadınlarının sahip olduğu şahsiyet ve mücadelelerine bakmamız gerekiyor kardeşlerim. Muhakkiki İslam’ın kadına verdiği değeri, itibarı, şerefi, haysiyeti, oturtturduğu yeri hiçbir din, hiçbir ideoloji vermemiştir ve veremeyecektir. Çünkü bu değer ve itibar alemlerin rabbi olan, her zerreye yön veren ALLAH tarafından verilmiştir. Mahlukatın yaratıcısı kadına ve erkeğe öyle mükemmel haklar belirlemiştir ki ona yönelip fiiliyata geçirdiğimizde hem dünyada, hemde ahirette saadetin, huzurun doruğuna ulaşırız.
ALLAH Resulü bir hadisinde hatırladığım kadarıyla...
Sizler tarağın dişleri gibi eşitsiniz. Ne arabın, aceme, nede bir kölenin, araba üstünlüğü vardır. Üstünlük ancak takva iledir” buyurmaktadır.
öyle bir dönem geldiki kardeşler dini kurallar doğru bir biçimde yorumlanmamış ve bu yorumlar İslam’ın ruhuna ve amacına uygun bir şekilde yapılmamıştır. Bu nedenle de kadın ikinci sınıf insan olarak addedilmiş, eve kapatılarak sosyal hayattan men edilmiştir. Bu durum İslam topluluklarına büyük zarar vermiştir." şu iyi bilinmelidir ki, bu gibi terennümler yalnızca İslam’i düşünceden uzak zihniyete sahip insanların terennümleri değil!
İslam şeriatına göre kadın sosyal hayattan kopuk sadece evinde oturan bir varlık değildir. Sosyal hayatta kadın ve erkek birbirinden ayrı olduğu ve tesettürüne büründüğü müddetçe kadın yönetimle ilgili konular hariç diğer mesleklerde yer alabilir. Buna ilişkin bir haramlılık söz konusu değildir. Yönetimle ilgili alanlarda (halife, vali, kadı) bulunması caiz değildir. Ashabı-ı kiramdan Esma binti Yezid adında bir hanım vardı. Çok güzel konuşurdu. Bir gün hanım sahabiler Esma’yı aralarında temsilci seçerek Peygamber efendimize gönderdiler.
Esma Resul-i Ekrem’in huzuruna giderek şunları söyledi:
-Anam babam sana feda olsun, ey ALLAH’ın resulü! Ben kadınlar tarafından gönderilen elçiyim. ALLAH seni bütün erkeklere ve kadınlara peygamber göndermiştir. Biz sana ve senin rabbine iman ettik. Fakat biz kadınlar olarak, sizin evlerinizde kapanıp kalıyoruz. Sizin cinsi isteklerinizi tatmin ediyoruz. Siz erkekler ise Cuma namazı kılmak, camilere ve cemaatlere gitmek, hastalara gidip hatır sormak, cenazelerde bulunmak, defalarca hac edebilmek, bunlardan daha faziletli olarakta ALLAH yolunda savaşıp cihad etmek gibi üstünlüklerle bizi geçmiş durumdasınız. Şurası muhakkak ki erkek kısmı hac veya umre etmek, kâfirlerle savaşmak üzere evinden çıktığı zaman mallarınızı biz koruyor, iplik eğirip elbiselerinizi dokuyor ve çocuklarınızı besliyoruz. O halde biz kadınlar, o hayırlı işlerin ecir ve sevabında sizlere ortak olamaz mıyız?
Efendimiz onu sonuna kadar dinledikten sonra sahabilere dönerek:
-Ey hanım! Şunu iyice anla ve seni gönderen hanımlara anlat ki, kadın kısmının kocasıyla geçinip onun hoşnutluğunu kazanması, saydığın o değerli ibadetlerin hepsine denk olur” buyurdu.
Kadınların hatibi diye tanınan ve katıldığı Yermük savaşında, söktüğü çadırın direğiyle dokuz bizanslıyı öldüren Esma hatunun Müslüman kadınlara getirdiği bu mesaj çok önemlidir.
Kadının evde oturması ve cihad etmemesinden bahs etti kardeşimiz
Ümmü Şerîk (r.anhâ) imanının tadını alan, heyecanını duyan ve İslâm’ı yaymak için canla başla uğraşan bahtiyar bir hanımdı. Kureyş kadınlarının evlerine sık sık ziyaretler yapar ve onları İslâm’a davet ederdi. İslâm’ı hanımlar arasında anlatmayı kendine vazife bilmişti. Bu hizmeti gizli gizli yürütürdü. İnsanların şirk bataklığından kurtulup hak yola gelmesinden büyük zevk duyardı. Bu sebepten bu vazifeyi büyük bir aşk ve heyecanla yapardı. O, Zira bir insanın karanlıktan çıkıp, cehaletten kurtularak hidayete kavuşmasını, putları bırakıp ALLAH’a yönelmesi ve Kur’an’la buluşmasını, dünya ve içindekilerin kendisine verilmesinden daha hayırlı görürdü.
Ümmü Şerîk (r.anhâ) İslâm’ın güzelliklerini Kureyş’li hanımlar arasında yayabilmek için canhıraş bir şekilde çalışıyordu. Müşriklere yakalanmamak için de elinden gelen gayreti gösteriyordu. Fakat ne çare ki, azgın müşrikler onu takip ediyorlardı. Gün geçtikçe de İslâmiyet hızla yayılıyordu. Mekke dışından da İslâm’a koşanlar çoğalmaya başlamıştı. Müşrikler yeni Müslüman olan kimsesiz, gariplere işkence etme kararı aldılar. İslâm adına yapılan faaliyetlerin önünü almak için eza ve cefalarını artırdılar.
Ümmü Şerîk (r.anhâ)’yı önce tehdit ettiler. Sonra hapsettiler. Kızgın güneşin altında bir lokma ekmek bir yudum su vermeden üç gün boyunca eziyet ettiler. Ve mübarek sahabi asla taviz vermedi, sabretti. Çünkü onlar ne için yaşadıklarının bilincindeydiler.
ümmü umare ve nesibe hatunu düşünelim..uhud savaşını.......
mücadele kadını ve yiğit insandan bahs etmek isterim.. Mübarek hanım sahabilerden Hz. Ebu Bekir’in kızı Hz. Esma’nın oğlu Abdullah ile yaptığı istişare dillere destandır.
“Haccac Mekke’yi kuşatmış, Ebu Kubeys dağından bu mübarek şehri mancınıklarla taşa tutmuştu. Kuşatmanın altıncı ayında Mekkelilerin yiyecekleri tükenmişti, taraftarları Abdullah’ı terk etmeye başlamıştı. Abdullah’ın yanında pek az adam kalmıştı. Haccac ona, teslim olduğu takdirde kendilerine bir şey yapmayacağına dair haber salmıştı. Abdullah ibni Zübeyr annesinin yanına giderek dedi ki:
-Anneciğim! Halk beni terk etti. Hatta kendi oğlum bile beni bırakıp gitti. Yanımda az bir adam kaldı. Onlarda en fazla bir saat dayanabilir. Bu herifler bana ne istersem verecekler. Ne yapmamı uygun görürsün? Hz. Esma ona şunları söyledi:
-Oğlum! Sen kendini daha iyi bilirsin. Davanın hak olduğundan ve halkı Hakk’a çağırdığından eminsen, diren. Senin bütün adamların, arkadaşların Hak yolunda öldüler. Boynunu Beni Ümeyye oğlanlarının ellerine teslim edip oynatma! Eğer bunu dünyalık kazanmak için yapacaksan, sen ne kötü bir kulmuşsun! Böylece hem kendini hem de senin yanında yer alanları mahvetmiş oldun demektir. Eğer „Ben doğru yoldaydım. Fakat arkadaşlarıma baygınlık gelince gücümü kaybettim“ diyorsan, bu yiğitlerin yapacağı iş değildir. Dünyada daha ne kadar yaşayacaksın? Ölmek daha iyidir…“ dedi.
Esma bu tarihi konuşmadan bir müddet önce gözlerini kaybetmişti. Bu uzun konuşmanın sonunda oğluyla vedalaşırken, onun üzerinde zırh bulunduğunu anladı. „Bu şehitlik isteyenlerin yapacağı iş değildir“ diyerek üzerindeki zırhı çıkarmasını istedi.
ve gelelim kadının sokağa çarşıya çıkma meselesine..
Kardeşimizin yukarda belirttiği hadis evet vardır.zahiri metin olarak bu doğrudur.
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
|
|
|
Ebu Yusuf
|
 |
« Yanıtla #5 : 28 Haziran 2010, 20:00:07 » |
|
Kadının evde oturması
Bu konuda varid olan hadisler şu şekildedir kardeşlerim;
İbni Ömer, Ümmü Seleme ve Aişe(r.anha)'dan rivayet edilen hadiste buyrulur ki;
"Kadınların cihadı evde oturmaktır." [hasendir. İbni Ömer'den: Ebu Ya'la; İbni Hacer, Metalibu Aliye(1591); Ümmü Seleme'den: Taberani, Evsat(6/198); Ebu Ya'la; İbni Hacer, Metalibu Aliye(1590); Aişe'den: Ahmed(6/68); İbni Kesir(4/1953); İbni Kayyım, İ'lamul Muvakkiin(4/221); Ebu Vakıd el-Leysi'den: Ahmed(5/218); İbnül Cevzi, el-Hadaik(2/336)]
Enes(ra)'den; Rasûlullah(s.a.v) sallALLAHu aleyhi ve selem, kadınlara buyurdu ki;
"Sizin evlerinizdeki mihnetiniz, Mücahidlerin ALLAH yolundaki ameline ulaştırır." [hasendir. İbni Hacer,Metalib(1595); Ebu Ya'la(6/140); Bezzar; İbni Ebi Şeybe, Mecma(4/304); Maksadu Ali(770); Dürrü Mensur(2/153); Busayri,İthaf(3919); Kenz(45146); İlelül Mütenahiye(2/631); Taberani,Evsat(3/163); Mizanul İtidal(3/91); İbni Adiy(3/143); Mecruhin(1/299);Beyhaki, Şuab(8742-3); Lisanul Mizan(2/468);Camiüs Sağir(9162); isnadındaki Ruh Bin el-Müseyyeb hakkında İbni Main ve Bezzar güvenilir dediler. İbni Hibban ise zayıf dedi. Mecruhin(1/299); ancak hadisin şahitleri vardır. Esma Binti Yezid ra'dan benzer bir rivayet için bakınız; İbni Abdilberr,el-İstiab(4/1788);İbni Hacer,el-İsabe(4/229); İbni Sa’d(8/319); İbnül Esir,Üsdül Gabe(7/19);Halebi, İnsanul Uyun(1/149); Heytemi,ez-Zevacir(2/121);Tergib(3/53); sahih kaydıyla: Hakim, Taberani, Bezzar, İbnül Cevzi,Ahkamun Nisa(65); İbnül Cevzi,Telkihu Fuhum(s158)]
İbni Ömer(ra)'den;
"Kadınların zaruret dışında sokağa çıkmaktan nasibleri yoktur. Onların kenarlar hariç yollardan da nasibleri yoktur." [Taberani, Kenz(45062); Camius Sagir(7657); Mecmauz Zevaid(2/200); İbni Adiy(3/454)] Bu hadisin isnadı zayıf olup, aşağıdaki hadis bunun şahididir;
Ebu Amr Bin Hamas ve Ebu Hureyre(ra)'dan merfuan;
"Yolun ortası kadınlar için değildir." [Hasendir. İbni Hibban(1969); Deylemi(5255); İbni Adiy(1/192); Beyhaki, Şuab(7821-23); İbni Ebi Hatim, Cerh veTa'dil(1/2/73); Heysem Bin Küleyb, Müsned(1/190); Elbani, Sahiha(856); Sahihul Cami(5425); Feyzul Kadir(7658); Busiri, İthaf(2670); Metalibu Aliye(2685); Taberani(3/158); Semerkandi, Bustan(854); Nevafihul Atire(1630)]
"ALLAH'a ve Ahiret gününe iman eden bir kadının, bir gün bir gecelik yolu yanında mahremi bir erkek olmadan gitmesi helal olmaz." [Buhari(Mescidu Mekke, 6); Müslim(hac, 423); Darimi(2681); Ebu Davud(1724); Tirmizi(1170); İbni Mace(menasık, 7); Ahmed(3/7); Malik(1884); İbni Hibban(2714); Beyhaki(3/138); İbni Huzeyme(2523); Tahavi, Müşkil(2/113); Tayalisi(2317); Kayravani, Cami(256); İbni Hacer, Rahmetül Gaysiyye(s142); Leys Bin Sa'd, Erbaun(36)]
Buraya kadar kadınların ancak zaruret halinde kocalarının izniyle dışarı çıkabilecekleri, çıktıklarında yolun kenarından gitmeleri, sefer mesafesini ise yalnız gitmemeleri gerektiği anlaşıldı.
Kadının evinin balkonundan bir şey almak için dahi dış elbise (çarşaf veya pardesü) giymeden çıkması haramdır. [Faruk Beşer, Hanımlara Özel Fetvalar(1/82)]
Hayırlı kardeşlerim günümüzde sözüm ona müslüman hanımlar malesef belden daraltmalı, rengarenk, hatta yarım pardösüler, süslü, çiçekli, yaldızlı eşarplar dış elbisesi olarak giyilmekte, pantolon giyen, makyaj yapan, elini yüzünü açtığı yetmezmiş gibi dış elbise de giymeyen, yırtmaçlı etek giyen, peruk takarak çalışan ve kendilerinin bütün bunlarla tesettürlü olduğunu zanneden bayanlar var. VALLAHi bunların hepsi Kur'an'daki ve hadislerdeki tesettür emrine muhalif şeylerdir. Ne olur ey Müslümanlar! Siz bari ALLAH'tan korkun! Namazlarınız bile kabul olmaz, lanete müstahak olursunuz! Kendi tercihiniz ile şeytanın tuzağı haline gelmeyiniz!
Ebu Şakra(ra)'den merfuan;
"Başlarını deve hörgücü gibi yapan kadınları gördüğünüzde onlara hiçbir namazlarının kabul olmayacağını bildiriniz"[Ahmed(2/223); Taberani(22/370); İbni Hacer, el-İsabe(7/206); Camius Sagir(644); Mecmauz Zevaid(5/137); Berika (5/346); Dümeyri, Hayatül Hayevan(s133); isnadında bulunan Mahled Bin Ukbe hakkında bkz: Buhari,Tarih(7/437); Cerh ve Ta'dil(8/348); İbni Hibban, Sükat(9/185); İbni Hacer, Lisan(6/9)]
Zeyd Bin Halid el Cüheni, Ukbe ve İbni Mesud(ra)'dan, merfuan;
"Gençlik delilikten bir şube ve kadınlar da şeytanın tuzaklarıdır"[sahihtir. İbni Ebi Şeybe(8/162); Ebu Nuaym, Hilye(1/138); Heytemi, Zevacir(2/450); Zübeydi, İthaf(7/280); Dürrü Mensur(2/225); Keşful Hafa(1528); Münavi, Camiül Ezher(2/334); Mekasıdu Hasene(586); Temyiz(92); Deylemi(3665); Camiül Kebir(10985); Feyzül Kadir ve Camius Sağir(4928); Darekutni(4/247); Fethul Vehhab(38); Lalkai, Sünne(1058); Beyhaki, Medhal(786); Kudai(56); Tergib(4/298); el-Amiri; sahih dedi, Suyuti ve İbnül Gırs hasen dediler] buyrulmuştur.
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
|
Ebu Yusuf
|
 |
« Yanıtla #6 : 28 Haziran 2010, 20:03:17 » |
|
kardeşim diğer konuyuda buraya taşıyalım inşALLAH .hazırlarken şaşırdım ne oldu konuya diye... inşALLAH elimizdeki eserden ve daha önce stokladığımız dosyalardan buraya atacağız..Bu konu önemli kardeşlerim..şimdilik namaz geçiyor ve devam edeceğiz inşALLAH .. Bu arada o kardeşimizi buraya bekleriz muhakkak...
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
|
|
Zeynepder2
Editör
La Hukme iLLaLLaH
   
DUÂ: 639
Çevrimiçi
Mesaj Sayısı: 7465
|
 |
« Yanıtla #8 : 28 Haziran 2010, 20:21:37 » |
|
ne demek istedigimi anlatamadim belki de her mumin erkegin sakali olmayabilir ama mumin kadinlarin tesetturu bir teblig aracidir, tesettur bir ayettir ve onlar tesettur ayetine uyarak bir yerde yürüyen ayetlerdir...tesetture uymayan birilerini bu hadisle tekfiri anlarim da bu durumda anlayamiyorum kusura bakmayin burda basta hocamizin tekfir edilmesine neden olan durum kadinin cihadi degil mi? bunun kadin icin zaruret olmadigini demeye getirmedi mi vezin kardesimiz...o hadisle kendi fikrini empoze etmeye ugrasti... ayetlerin nuzul nedeni oldugu gibi hadislerinde söylenme nedeni vardir bu durum icin midir bu hadis?
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
Zeynepder4
"NasıLsın ? Diye sorma //FiListin// gibiyim ışte.. Bir yanim işgaL ediLdi bir yanim Direnişte!
Grafiker
La Hukme iLLaLLaH
DUÂ: 249
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 2337
ÖZLEMEKTEN yorulmuşum kapında durdur beni...
|
 |
« Yanıtla #9 : 29 Haziran 2010, 08:24:59 » |
|
günümüzde islami değerler bu kadar alt üst edilmişken , insanlar islamdan bu kadar uzaklaşmışken kadın ya da erkek olsun nasıl evlerinde oturabilir ki.
yazılanları okurken aklıma şunla geldi. Allah Resulu zamanında insanların kalpleri islama ısınsın diye belli miktarlar verilirmiş,bu durum hz. ebubekir zamanında devam ediyor,hz ömer bir süre veriyor sonra birgün size bu kadar zamandır veriliyor ama islama ısınmadınız diyerek vermeyi bırakıyor. yani Allah resulunun yaptığı birşeyi şartlara göre uygulamıyor.
yine hz. ömer hırsızlık yapanların elleri kesileceği hükmü varken ,bir dönem yoksulluk nedeniyle hırsızlığın artmasından dolayı bu hükmü o yıl uygulamamıştır.
toplumun oluşumunda en önemli etkenlerden biri olan,evlat yetiştiren kadınlar hiçbirşey yapmadan evlerinde oturacaklar öylemi? evet büyük çoğunluk islamı yaşıyordur ,ALLAH'ın dini hakim olmuştur o zaman evlerinden çıkmaları gerekmez. çıkmamalıdır da.
ebuyusuf abi bu hadisin şartlara göre uygulanması gerekemez mi?
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
Zeynepder2
Editör
La Hukme iLLaLLaH
   
DUÂ: 639
Çevrimiçi
Mesaj Sayısı: 7465
|
 |
« Yanıtla #10 : 29 Haziran 2010, 08:36:16 » |
|
kadini bu kadar eve hapsetme cabasini ,bu zihniyeti anlamak mumkun degil.. bilincli mumineler sokakta amacsizca dolasmazlar zaten,onlar carsi ve pazarlarin rabbimizin sevmedigi yerler oldugunu bilirler... evler ihmal edilmesin deniyor muvvahide bir hanim sorumluluklarini bilir evine,cocuklarina karsi sorumluluklarini da yerine getirir,Rabbine olan sorumluluklarinida yerine getirir.... acaba erkekler sofralarinda ki 3 cesit yemekten birinin eksilecegi korkusunu mu tasiyor?sorusunu sormaktan alamiyor insan kendini....
ne mutlu hem kendi hem esi cihad eden erkeklere tesfik eder ve destek olur onlar...
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
Zeynepder.
AYAĞINI DENK AL İSRAİL,SENİN NÜFÜSUN KADAR BİZİM SOKAKLARIMIZDA GEZEN KÖPEKLERİMİZ VAR!!
Editör
La Hukme iLLaLLaH
   
DUÂ: 340
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 2772
ÇOKŞEY BİLMEK NEYE YARAR?HADDİNİ BİLMEDİKTEN SONRA
|
 |
« Yanıtla #11 : 29 Haziran 2010, 13:08:28 » |
|
ebu yusuf kardeşim,hadisler hasendir mutlaka şüphemiz yok,lakin ilk soruyu sorduğumda da şimdi de şu ayrım yapılmıyor,cihadın farz-ı ayn,farz-ı kifaye olma durumu.farz-ı ayn olan bir ibadet kadını erkeği her mümmet ferdi üzerine farz değilmidir.yoksa farz-ı ayn diyince sadece ümmetin erkeklerimi anlaşılıyor bilhassa cihadda.o halde neden rabbim cihad ayetlerinde sadece ''ümmetinin erkeklerine söyle cihad onlara farz kılındı demiyor."Iman edenler Allah yolunda cihad ederler. Kufredenler de tagut yolunda savasirlar." (Nisa Suresi, 76)burada ki iman edenler sadece erkeklermidir? kaldı ki hassas yaratılmış kadında memnun olmaz kıtal etmekten,ben yukarıda ki hadislerin cihadın farz-ı kifaye olduğu vakitler için varid olduğunu düşünmekteyim.zira cihad farz-ı ayn olduğunda kadın kocasından ,kızlar babasından,(gelişkin)çocuklar ebeveyninden izin almadan cihada iştirak ederler.hem cihada katılmış,mübarek sahabi hanımlar bu hadisleri duymamış veya o hadislerden muaf mı tutulmuş.hem rasül zamanında hem sonrasında cihada bil fiil iştirak eden hanımları saymama gerek yok sanırım.bu hanımlar yanlarında mahremleriyle cihad etmediler mi?islam hayat tarzlarımıza,toplumlara hakimdir de kadın sırf evden canı sıkılmış değişiklik olsun diye sokakata değil ki.ayrıca özellikle bir noktada editörüme katılıyorum.mümin ,muvahhid kadın,her kişiye karşı vazifelerini bilir ve aksatmaz.derdimiz evi düzenlemek ise zaten o asli vazifemizdir.çünki cihadın büyüğünün evimizde olduğunu düşünüyorum(ciddi anlamda islam yaşanmıyorsa o evdeki günümüz geneli böyledir,kadın islam,adam değil,ana baba müslüman çocuk ne yolda belli değil)bu durumda evlerimizi göz ardı etmeden Allah'ın üzerimize farz kıldığı cihadı (kıtal yada cihaddan her ne anlaşılıyorsa)yerine getirmekten kim alı koyar kadınları?
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
MüslümanGenç
Laİlaheİllallah
  
DUÂ: 90
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 605
GELECEĞE UMUTLA
|
 |
« Yanıtla #12 : 29 Haziran 2010, 13:18:57 » |
|
yoksa farz-ı ayn diyince sadece ümmetin erkeklerimi anlaşılıyor bilhassa cihadda.o halde neden rabbim cihad ayetlerinde sadece ''ümmetinin erkeklerine söyle cihad onlara farz kılındı demiyor."Iman edenler Allah yolunda cihad ederler. Kufredenler de tagut yolunda savasirlar." (Nisa Suresi, 76)burada ki iman edenler sadece erkeklermidir? katkı olması açısından bir örnek vereyim: 1. Mü'minler gerçekten felah bulmuştur; 2. Onlar namazlarında hûşû içinde olanlardır; 3- Onlar, 'tümüyle boş' şeylerden yüz çevirenlerdir; 4. Onlar, zekata ilişkin (söz ve görevlerini mutlaka) yerine getirenlerdir; 5- Ve onlar ırzlarını koruyanlardır; 6- Ancak eşleri ya da sağ ellerinin sahip olduklarına karşı (tutumları) hariç; bu konuda kınanmış değillerdir. 7- Fakat kim bundan ötesini ararsa, artık onlar sınırı çiğneyenlerdir. 8.(Yine) Onlar, emanetlerine ve ahidlerine riayet edenlerdir. 9. Onlar, namazlarını da (titizlikle) koruyanlardır. 10.İşte (yeryüzünün hakimiyetine ve ahiretin nimetlerine) varis olacak onlardır. 11. Ki onlar Firdevs (cennetlerin)e de varis olacaklardır; içinde de ebedi olarak kalacaklardır. Bu ayetleri okuduğunuzda kadın erkek ayırım görebiliyormusunuz? Burada müminlerin özellikleri anlatılıyor.Ancak 6. ayeti okuyan bayan sahabelerden bi tanesi ayetin kadınlar içinde geçerli olduğunu düşünür ve yanındaki kölesi ile birlikte olur, konu ashaba iletildiginde kadının yanlış yorumladığı anlatılır. Kuranı kerimin dil yapısı çok önemlidir, mealler bu konuda bize ışık tutmakta yetersizdir, güvenilir tefsir kitaplarına müracat etmek bizi yanlışa düşmekten korur. Sizin belirttiginiz cihad ayetleri hakkında tefsirlere müracat etmek gerekiyor.
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
|
Ebu Yusuf
|
 |
« Yanıtla #13 : 29 Haziran 2010, 13:36:43 » |
|
Geldim kardeşlerim.Haklarınızı helal ediniz dün yarım kalmıştı.yoğunluktan dolayı giremedim.Dünden beri aklım burdaydı. Birazdan çıkacam hemen konuya bir kaç mesele ekliyeyim ama o kardeşimiz ne hikmetse buralarda yok..
özellikle değer verdiğimi müslümanlara yapılan hakaret ve onların incilmesi açıkcası bir müslüman ollrak bizi üzmüştü..şimdi inşALLAH konuyu genişletiyoruz.
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
|
Ebu Yusuf
|
 |
« Yanıtla #14 : 29 Haziran 2010, 14:07:25 » |
|
Vezin kardeşe öncelikle sorum ve genel bir açıklama yapacağız şimdi kardeşlerim...
Topulumsal yapılar ve oluşumlar genellikle kendi sosyal kültürel alanlarına, coğrafi konum ve şartlarına göre islami ilkelerden kendi fıkhını oluşturur. Doğu ve batı, şehir ve kırsal kesim arasında hayat düzeni değişkendir. Kavimlerin sosyal yaşamlarına baktığımızda gelen emirler o toplumun kötü ahlak ve yapılarına göre gelmiş ve kötülüğü bertaraf etmiştir.Kimi tartı ve adalet,kimi livata kimide isyan ve tuğyan...
Efendimize gelince bu hadisleri iyi irdelemeliyiz. Hadislere baktığımızda cahiliye toplumundan yeni çıkılmış ve fitnenin engellenmesi için kadınların emniyeti ve güvenirli bir zeminde hayat sürmelerini ön görmüştür.Hadisler hernekadar şumullu olsada başında dedik ya toplumların yaşam biçimlerine ve coğrafi konumlara göre değişir.. Uhudu hatırlayalım ve yaralılar göz önüne geldiğinde efendimiz kadınları çağırın yaralıların yaralarını sarsın der.(.evlerınde otursun demez.). Mus'ab Bin Umeyir medineye öğretmen olarak gönderilirken efendimizin sorusunu hatırlayalım..Oraya gittiğinde önce kuranla orda bulamassan efendimizin sunnetıyle onda bulamassan 2 hücetten çıkardığım içtihadla hükmederim..(Burda medine toplumun yaşamsal biçimine göre hükümdür)
Geleneksel fıkha dair şimdi söylemlerimiz...
islam ümmeti reşit halifelerden sonra mezhepsel bölünmeler yaşamış ve her mezhebin öncüsü bulunduğu cihedden olaya bakmıştır. mesela imamı şafi kırsal kesimde yaşadığından o bölgede ki fıkhi ve nas olmayan ictihada dayalı yorumlarda halkın kolaylığına dikkat çekmiştir. imamı azam ise şehir kültürü ve o toplumun sosyal yapısıyla ictihadlarını oluşturmuştur.
Osmanlı dönemi ise malesef içtihad kapısını kapamış ve ümmet geleneksel fıkıhtan yaşadığı sosyal hayatı irdeleyememiştir. Günümüze kadar bu hadise devam etmiştir. Yaklaşık 10 asırdır bu sıkıntılar devam etmektedir..mesela osmanlı döneminde erkekler yolun ortasında giderken kadınlar erkekleri gördüğünde ya kenara çekilirlerdi yada kenardan yürürlerdi..İlginçtir bizim köydede buna şahid olmuştuk.Çok garibime gitmişti..Bu öyle bir sonuç açtıki bu ümmette''ERK'' lik dini haline geldi kardeşlerim.Erkeklerin egemen olduğu kadınların ise içeri hapsedildiği ve tamamen sosyal hayatın dışına itildiği bir hayat haline geldi.. Batı ve emperyal güçler bunu kullanarak kadına özgürlük adı altında tamamen sokağa iterek annelik duygusunu malesef bertaraf etti.
Benim hayırlı kardeşlerim yukarda dediğimiz gibi toplumun sıkıntıları ve sosyal yaşantısı çok ciddi bir etkendir..örnek verecek olursak İran mesela savaşlardan çıkmış ve yüzbinlerce erkeği şehid düşmüştür.Toplumda kadın nufüsü o kadar artmıştırki bunca kadını evde tıkadığınızda yaşam belki ciddi manada iflas etmiş olacak. afganistana baktığımızda enaz 2 milyon insan kaybetmiş taliban döneminde ise 400.000 erkek şehid olmuştur.Taliban ne yaptı kadınları geleneksel fıkha göre yorumlayarak evden dışarı çıkarmadı.Belki birçok bayanın yapabileceği meslek dallarının hepsini iptal etti.Oranın şartları gereği polis devletinden öteye geçemedi.
Devam edeceğiz kardeşlerim yazmak biraz uzun olduğundan ancak bu kadar çıkarabiliyoruz...
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
Zeynepder.
AYAĞINI DENK AL İSRAİL,SENİN NÜFÜSUN KADAR BİZİM SOKAKLARIMIZDA GEZEN KÖPEKLERİMİZ VAR!!
Editör
La Hukme iLLaLLaH
   
DUÂ: 340
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 2772
ÇOKŞEY BİLMEK NEYE YARAR?HADDİNİ BİLMEDİKTEN SONRA
|
 |
« Yanıtla #15 : 29 Haziran 2010, 14:29:07 » |
|
müslümangenç kardeşim,nisa 76'ın muhtelif tefsirlerine baktığımızda tamanında müminlere,iman edenlere hitap edildiğini kadın yada erkek ayırımı yapılmadığını görüyoruz.sair cihad ayetleri de böyle. ebu yusuf abimiz rahman razı olsun işte benimde anlatmaya çalıştığım şey aslında bu.
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
|
Ebu Yusuf
|
 |
« Yanıtla #16 : 29 Haziran 2010, 17:46:30 » |
|
ebu yusuf abimiz rahman razı olsun işte benimde anlatmaya çalıştığım şey aslında bu.
Ecmain kardeşim inşALLAH konunun devamı gelecek.. vezin adlı üyemiz olmasada konunun ehemmiyetine binaen devam edeceğiz inşALLAH .özellikle burda bu konunun açılması hayır oldu inşALLAH .
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
|
Ebu Yusuf
|
 |
« Yanıtla #17 : 29 Haziran 2010, 18:30:41 » |
|
Biz itidal ümmmet olmakla emroldunduk . İfrat- tefrite düşmekten ALLAH a sığınmalıyız. Kardeşimiz evden çıkmasınlar der ama sahabe hanımları vakit namazlarını,cuma ve cenaze namazlarını erkeklerle beraber kılmışlardır.Hz.Aişe demez mi? Örtü ayeti indiğinde medinede adeta kargalar uçuşmuş gibi siyah örtülerle hanımlar dolaşırdı.
Önceki konunun devamına dönersek; yukarda zikrettiğimiz meselelerin ehemmiyetine binaen şunu diyebilirzki; kavimlerin,bölgelerin,bulunduğu konjektürel ortam,siyasi ve sosyal yaşam,kültürel dengeler o anın fıkhını belirlemede gözardı edilemiyecek derecede ehemmiyetlidir. Mısır,suud vb. totaliter rejimlerde islami hareket fıkhını bile yorumlarken Türkiyedeki dengeler ve şartlar farklılık arzedebiliyor. Orda peçenin şeklinden tutun, kültür,sanat ve mesleki hayatta kadının yeri bile başka.
KIsaca şunu diyebilirizki hiçbir fıkhi mesele bir illete dayanmadan cevap bulmaz...Günümüz ortamındada kadın elbette ihtiyaçlarını giderecektir.Sokağada çıkacak tesettürüyle ve öylesine izzetli ve onurlu yürüyecektirki açılan kadınlara örnek olsun izzet ve onurlu duruşla... Kadın umuma açık toplu taşıma araçlarına, ihtiyacını karşılamak için alışverişe, çeşitli sektörde hak ve hukuklarını zedelemeden bulunabileceğine dair birçok delil sunabiliriz günümüz alimlerinden..
Size daha açık ve net bir şey diyeyim...90 km.üzerine bile hanımın gidebileceğine dair fıkıh alimlerimizin fetvaları vardır. Bugünkü teknolojık ortamda düşünün uçakla sefer yapan kadını değil 90 km.yüzlerce ve binlerce km.uzağa emniyetle gidebiliyor..
Kadın ve cihad konusuna gelince işte burda hissi davranmamalıyız.Fıkıh hissiyattan ziyade nakli ve akli temele dayanır kardeşlerim. Kadının cihadına baktığımızda Bedir ve uhudu örnek gösterebilirsek hatta hendek savaşını.Kadınlar,çocuklar ve yaşlılar savunma hattında kalmış şehrin içinde yerlerini almışlardır. Bazı cevval hanımlar vardırki onların üzerine endirek savaş olmadığı halde o yiğitliklerini ve cesaretlerini ortaya koyduklarından şehadet şerbetini içer oldular. Bu umulurki kadınlarımızın yiğitliklerinden ve fedakarlıklarındandır. Günümüzde farz-ı ayn bir cihad yok memleketimizde. islam beldeleride kendi içinde farklılık arzeder. Biz kendi bölgemize dönersek kardeşlerim burda hanımların tebliğ ve davette dikkat etmesi gereken önemli meseleler vardır.İşte bu meseleler herkesi malesef ikileme düşürmektedir. Kim hangi tarafından çekerse meseleyi ordan alıyor. Bir tarafımız tebliğ edelim ve eylemelrden geri kalmıyalım.Mücadelede ön saflarda yerlerimizi almalıyız derken alanlardan artık kendini alamaz oldu.Kimileride evden dışarı çıkmaz hanım; deyip evde kendini hapsederek psikolojık bunalıma girdi. Sosyalleşmeyen silik ve kendini ifade edemeyen bir yapı haline geldi. Bu konuyu bizler daha önce araştırıken isminide verebilirim birçok alime ve ilmine hürmet ettiğimiz kişilere sorduk. Açıkcası onlarda kendi pencerelerinden yaklaşarak algıladıklarını bize aktardılar.. En iyisinide bir muhterem hocadan duyduk.'' Kardeşim bu konuda kimseyi dinleme, ilmine ve hikmetine güvendiğin ilim ehli hocana uy.Süzgeçinden geçir ve tahlil et.Yanlış gördüysen sor ve eğer kafana takıldıysa gene sor çekinme.Defalarca sor ve iyice sindikten sonra kabulun olur..'' Neden bunu dedim derseniz kardeşler ilk başlarken dedim ya 10 asırdan beri kopuk bir fıkıh geleneğinden geliyoruz.Osmanlı uleması saygısından önceki alimlerin fetvalarının altına sadece şerh koymayıpda günün meselelerine ışık tutabilseydi belki bugün şartlar daha farklı olabilirdi....
Size bir kardeş,abi ne derseniz deyin tavsiyem sabiha hocamıza güvenin ve onun sözlerine sarılın. Kafanıza takıldımı? elli kere sorun.Bunaltana kadar sorun ama asla tefrikaya mahal vermeyin ve sadıklardan olun. Onun yarenleri olarak ona bu davada yardımcılar olun..Diyeceğim budur. Oda bir kul olurki yanılır,yenik düşer ALLAH muhafaza gevşerse aranızda inanıyorum ebu zer gibi, sert ve mert olanlarınız elbet vardır. Hiç olmasada hz.ömere hutbede cevap verecek ihtiyar kadınlarınız vardır..
Kısacası kardeşlerim Rabbim sizlerden razı kalsın herdaim.Sizlerin yolunu aziz eylesin ve biz mü'min erkekler olarak sizin kutlu mücadelede önünüze çıkan her engelde bizzat elimizi taşın altına koyacağımızı bildiririz. Gerekise canlarımız pahası olsa pazarda bacımızın izzetine el uzatan yahudilere hz.sad' gibi vermeye hazırız.
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
Abdullah Azzam
Bismillah
DUÂ: 3
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 24
|
 |
« Yanıtla #18 : 29 Haziran 2010, 18:33:16 » |
|
“Allah mü’minlerden canlarını ve mallarını, kendilerine (verilecek) cennet karşılığında satın almıştır. Çünkü onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler, ölürler. (Bu), Tevrat’ta, İncil’de ve Kur’an’da Allah üzerine hak bir vaaddir. Allah’tan daha çok sözünü yerine getiren kim vardır? O halde onunla yapmış olduğunuz bu alışverişinizden dolayı sevinin. İşte bu, (gerçekten) büyük kazançtır.”[ 9 Tevbe/111] kadınları bu ecirden mahrum bırakarak evlere haps etmek islamın hangi mantığına uygundur?
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
Zeynepder.
AYAĞINI DENK AL İSRAİL,SENİN NÜFÜSUN KADAR BİZİM SOKAKLARIMIZDA GEZEN KÖPEKLERİMİZ VAR!!
Editör
La Hukme iLLaLLaH
   
DUÂ: 340
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 2772
ÇOKŞEY BİLMEK NEYE YARAR?HADDİNİ BİLMEDİKTEN SONRA
|
 |
« Yanıtla #19 : 29 Haziran 2010, 18:42:42 » |
|
Kısacası kardeşlerim Rabbim sizlerden razı kalsın herdaim.Sizlerin yolunu aziz eylesin ve biz mü'min erkekler olarak sizin kutlu mücadelede önünüze çıkan her engelde bizzat elimizi taşın altına koyacağımızı bildiririz. Gerekise canlarımız pahası olsa pazarda bacımızın izzetine el uzatan yahudilere hz.sad' gibi vermeye hazırız.
işte ebu yusuf kardeşim,insaflı mümin erkeğin hali bu olmalıdır.tüm ümmet erkeklerinin de yapması gereken budur.ayet ve hadisleri kendi işlerine geldiği gibi yorumlayıp,kendi işlerine geleni alıp gerisini saklama gayretine düşen insanlarada Rahman hidayet versin.Rahman razı olsun sizden
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
|
Ebu Yusuf
|
 |
« Yanıtla #20 : 29 Haziran 2010, 19:08:11 » |
|
Ecmain kardeşim ecmain...Rabbim ümmete şuur versin uyanıklık versin ve direniş ruhu versin.
Kardeşler bu mesele anlaşıldığına göre şimdi esas benim sorularım var siz bacılarıma özellikle ve biz erkek kardeşlere....
1- Haremlik selamlık varmıdır islamda? 2- İnternette ve forumlarda hepimiz yazı yazıyor ve yorum yapıyoruz. Gün geliyor soru sorup,cevap alıyoruz.Kimi sitelerde ise sorulacak soruyu özel mesajla kişiye soruluyor...
Sizin düşünceniz nedir kardeşlerim bu konuda... Acaba net ortamı sokak hükmündemidir? Karşımızdaki muhatabımıza yazdığımız ve söylediğimiz soruları real hayatta sorabilirmiydik... Önemine binaen sizden ricam içinizden geldikçe yazın. Yazınki hak ve hakikate hepimiz ulaşalım kardeşlerim...
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
|
Ebu Yusuf
|
 |
« Yanıtla #21 : 30 Haziran 2010, 11:20:31 » |
|
Acaba net ortamı sokak hükmündemidir? sizce..
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
Tabiin
AllahuEkber
 
DUÂ: 49
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 269
Sen artık gitmelisin vakit çok geç olmadan...
|
 |
« Yanıtla #22 : 30 Haziran 2010, 11:30:37 » |
|
müslüman hem dışarda hem içerde ,hem reelde hem sanalda aynı duruşunu korumalı, nette sokak gibidir. net hatta daha tehlikeli gibi geliyor bazen çünkü nette birbirini görmedikleri için konuşma şekilleri değişebiliyor. aynı insanla karşılaşınca netteki gibi olmaz sanırım.
büyüklerimiz daha iyi bilir diyerek sözü size bırakalım
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
Zeynepder.
AYAĞINI DENK AL İSRAİL,SENİN NÜFÜSUN KADAR BİZİM SOKAKLARIMIZDA GEZEN KÖPEKLERİMİZ VAR!!
Editör
La Hukme iLLaLLaH
   
DUÂ: 340
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 2772
ÇOKŞEY BİLMEK NEYE YARAR?HADDİNİ BİLMEDİKTEN SONRA
|
 |
« Yanıtla #23 : 30 Haziran 2010, 12:38:25 » |
|
bildiğim kadarıyla islamda haremlik selamlık yok.ilk olarak emeviler döneminde uygulanmış.lakin islama uygunmudur diye soracak olursanız kendi fikrimi söyleyeyim evet uygundur.Allah Rasulünün(s.a)hz.Ali'yi uyardığı ''ilk bakış senin ikincisi ise şeytanındır''dusturuna çok uymakta.ve bencede kadının mahremi olmayanın yanıda rahat edemeyeceği malum.herne kadar mahremi yanında olsa da.yani fıtrata da uygun.tabii bu benim acizane fikrim. net ortamına gelince sokaktan farkı olduğunu düşünmüyorum.ve hatta tabiin kardeşime de katılıyorum.evet net ortamı sokaktan daha tehlikeli.zira sokakta görülme ihtimali ve insanların sui zanna girmesi ihtimali düşünülerek daha islami davranılabiliyor.eğer kişinin içine hak korkusu tam olarakta yerleşmemişse gözden uzak olduğu için daha rahat davranılabiliyor.uygun olmayan sözleri söylemenin haramlığının yanısıra yazmasıda haramdır.haremlik selamlık net ortamında da uygulanmalıdır diye düşünüyorum.
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
|
Ebu Yusuf
|
 |
« Yanıtla #24 : 30 Haziran 2010, 16:41:42 » |
|
Allah razı olsun zeynepder ve tabiin kardeşlerim. Şimdi yazcaklarımız belki bizi biraz rahatsız edebilir ama ALLAH rızası için olaya islami çerçevede oturtmaya çalışacağız.
1- Haremlik selamlık uygulaması zeynepder kardeşimiz güzelce cevaplamış.Evet sonradan ortaya çıkmış ve hanımlar erkekler rahat hareket edebilsin ve fitneye mahal vermesin diye o dönemden sonra toplum nezdinde kabul gömüştür.Belki bidat diyebilir bazı kesımler ama hanımla erkeğin ne ortak paydası olabilirki bir arada olsun...Çokda zaruri olmadıkça ve fitneye mahal vermedikçe dış kıyafetle durabilir...Şimdi esas bundan sonraki madde bununparalelinde olacakki bu işte biraz kendimizi hesaba çekmemizi grektirecek..
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
Zeynepder Basın Birimi
Zeynepder Basın Sorumlusu
Laİlaheİllallah
  
DUÂ: 178
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 723
|
 |
« Yanıtla #25 : 30 Haziran 2010, 17:09:15 » |
|
Paylaşımlarınız için ALLAH razı olsun kardeş. Özellikle Kur'an ve sünnet ışığıyla aydınlatıyor olmanız asla şüpheye mahal bırakmıyor. Önemli ve dikkate alınması gereken bir konu olduğu için tüm üye kardeşlerden ricam LÜTFEN okumalarıdır. Kafasına göre ve zayıf hadislere bağlı, kendi kanaatlerince açıklama yapanlar özellikle dikkate almalı...
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
|
Ebu Yusuf
|
 |
« Yanıtla #26 : 30 Haziran 2010, 18:53:08 » |
|
Paylaşımlarınız için ALLAH razı olsun kardeş. Özellikle Kur'an ve sünnet ışığıyla aydınlatıyor olmanız asla şüpheye mahal bırakmıyor. Önemli ve dikkate alınması gereken bir konu olduğu için tüm üye kardeşlerden ricam LÜTFEN okumalarıdır. Kafasına göre ve zayıf hadislere bağlı, kendi kanaatlerince açıklama yapanlar özellikle dikkate almalı...
Ecmain muhtereme.Rabbim sizdende razı kalsın.. Başta yazacaklarım kendi derdim ve sonra bu elbiseyi üzerine giyenlerin derdi olacaktır. İnşALLAH sözler ve eylemler uyumlu olur yoksa halimiz perişan...Siz; ders veren,insanlara sohbet edip nasihat eden ve sonrada cehennemde bağırsaklarından merkebin değirmen etrafında döndüğü gibi dönen adamın hadisni biliyormusnuz kardeşlerim...
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
|
Ebu Yusuf
|
 |
« Yanıtla #27 : 30 Haziran 2010, 19:26:21 » |
|
Kardeşlerim herhalde ortak kanaatimiz internet ve forumlar buna bizim forumda dahil...sokak hükmündedir. Belki sözle değil ama yazılı olarakda olsa yazma dilidir. Yukarıda bahs etmiştik hatırlarsanız. Bulunduğumuz konum ve şekil muhakakak kendi fıkhını belirlemeli.yoksa o dönemde ve ordaki ortamda verilmiş fıkhı kaideyi burda uygulamamız herhal için uygun düşmez. Forumlar ve siteler üzerine günümüz alimlerinin malesef net cevabı yoktur. Cevap kişinin kalbiyle ilintili bırakılmış , sağlam dirayetli ve dikkatli yazılmasını söylemiştir. Fakat bu söylem geneldir. Neyin nerde ve ne kadar dürüst olunduğu,nerde durulması gerektiği biraz sıkıntı olsa gerek.
Sözüm önce kendimedir ve sesli konuşmadan ibarettir. Şayet bu sözlerimizi elbise olarak üzerine alan olursa memnun oluruz. Aziz ve azize kardeşlerim sokakta karşılaşsak ve birbirmize selam versek(erkek ve bayan) sonrada burda ve başka sitelerde olduğu gibi sorulu cevablı konuşsak,bazende mizah bölümlerindeki esprileri yapsak ne kadar çirkin ve ne kadar şiddetli kızarız bu hale değil mi? sözü bile insanı tiksindiriyor. Sokak ortasını bırakın nerde olursa olsun kızarız. Fakat forumlarda ve paylaşım sitelerinde, malesef bazen öyle konuların akışına kaptırıyoruzki kendimizi,ancak sonradan konu bitince kendimize dönüp ''ne yapıyorsun arkadaş sen ciddi ol''.diyebiliyoruz.
Açıkça söyleyeyımki bu forumların malesef kaçınılmazlığıdır.Siz ne kadar ciddi olursanız olun.Muhakkak konular kendini sürükler ve taki kendimize dur diyene kadar.. 2 senedir forumlardayım ve 3 sitenin adminliğini ve yönetimini yaptık.Anladımki sonunda malesef bizler adeta tiryaki olmuşuz kardeşlerim. Hemde morfin yemiş tiryaki..Ne kazandık ve ne kaybettik. Sokakta yürüken ayaklarımızın ucuna bakar ve asla kaşımızı kaldırmadan yürüyen insanlar malesef sitelerde rahatça sözler ve espriler yapılabiliyor. Bu şahsıma pahalıya mal oldu.
Forumlarda nasıl olmalı ve ne kadar hareket etmeli derseniz bunun açıkçası fıkhi boyutunu bende bilmiyorum ama şunu iyi biliyorumki varsa ciddi bir konun yaz kardeşim.yoksa hiç boşa vakit öldürme..yazık oluyor inanın yazık oluyor bizlere...Cehennemin yolları bazen iyi niyetli çakıl taşlarıyla doludur.Biz o çakıl taşlarına takıldığımızda sadece ayaklarımız acır zannederiz...Malesef dışarıdan kendimize baktığımızda ise ne yaptığımızı sonra farkederiz....
Ey Rabbine hizmet etmekte olan ve bu yola kendini adayan bacılarım ve erkek kardeşlerim..!!!!!!! Allah rızası için söylemleri iyi anlıyalım.Kızmadan önce kendi nefsimize ağır gelsede-sinirimizden parmaklarımızı ısırsakda ne olur hak ve hakikat adına daha güzele ve daha hayırlı olana doğru yol alalım..
Sonuçta hepimizin ortak söylemi burası sokak ve bizler şuan sokak ortasındayız.
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
Zeynepder.
AYAĞINI DENK AL İSRAİL,SENİN NÜFÜSUN KADAR BİZİM SOKAKLARIMIZDA GEZEN KÖPEKLERİMİZ VAR!!
Editör
La Hukme iLLaLLaH
   
DUÂ: 340
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 2772
ÇOKŞEY BİLMEK NEYE YARAR?HADDİNİ BİLMEDİKTEN SONRA
|
 |
« Yanıtla #28 : 01 Temmuz 2010, 00:15:31 » |
|
Sonuçta hepimizin ortak söylemi burası sokak ve bizler şuan sokak ortasındayız.
bu söyleme yürekten katılıyor ve bir öz eleştiri yaparak kabahatli davrandığım her an için Rabbimden affımı ,sizlerden de özür diliyorum.yanlızca ''mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridir''ayetine sığınarak bazen iyi niyetin ölçüsünü ayarlamada hata ettiğimi düşünüyorum.rahman farketmeden yaptığımız hatalardan dolayıda affetsin bizleri inşALLAH. 
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
|
Ebu Yusuf
|
 |
« Yanıtla #29 : 01 Temmuz 2010, 12:41:54 » |
|
Sonuçta hepimizin ortak söylemi burası sokak ve bizler şuan sokak ortasındayız.
bu söyleme yürekten katılıyor ve bir öz eleştiri yaparak kabahatli davrandığım her an için Rabbimden affımı ,sizlerden de özür diliyorum.yanlızca ''mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridir''ayetine sığınarak bazen iyi niyetin ölçüsünü ayarlamada hata ettiğimi düşünüyorum.rahman farketmeden yaptığımız hatalardan dolayıda affetsin bizleri inşALLAH.  Rabbim ecirlerinizi ve halisane niyetlerinizi makbul eylesin. Ailenize huzur ve bereket versin. Neslinizi asımın nesli eylesin. Eşinize şehadet sizede ahde vefa göstermeyi lutfetsin...
Değerli kardeşlerim bugün işimiz gereği finans kurumundaydım. ödeme vs. Banka çalışanların hemen hemen hepsi kapalı ve örtülüler. giyimleride oldukça düzgün ve efendi kişilikleri her halinden belli oluyor.
Fakat şunu gördümki o banka çalışanları müşterilerle ilgilenmek için hiç olmadık espiri yapıyorlar.Orda burdaki yazdığımız yazı geldi aklıma ve mini bir tefekkür eyledik.
Şimdi düşünün kardeşler oraya ilkkez çalışmaya gelen bir örtülü bayanı.Önce soğuk gelir değilmi?.Zamanla yavaş yavaş çevreye ve ortama işi gereği uyum sağlar.Kendide farkında olmaz ama bunun.Çünkü zaman ve zemin onu bulunduğu yerde kanıtsar olmuştur. Birgün gelirki artık oda şunu demeye başlar.'' Bu benim mecburi işim ve müşterilerle mecburen bu şekilde hitap ediyor ve güler yüzlü olmak zorundayım. Kalbimde ve kişiliğimde sorun olmadıktan sonra bu şekilde konuşmama ve bankamızda çalışmaları için ikna kabılıyetımı kullanmamda ne varki''
İlk girdiğiyle sonraki hali ister istemez değişir.Kim değişmez derse desin şartlar mecburen sürükler insanı. BU doğrumudur yanlışmıdır bilemem kardeşlerim.Onu bizlerin vicdanları belirleyecek. Davamıza olan samimiyetimiz ve idrakimiz belirleyecek.
Kurbağa misali ;Deney için kurbağayı sıcak suya atarlar ve kurbağa sudan hemen fırlar ve dışarı çıkar. Daha sonra kurbağayı normal suya koyarlar ve altını yavaş yavaş ısıtırlar suyun. Kurbağa suda yüzerken mayışmaya başlar ve farkında olmadan kendi ölümü gerçekleşir....
Aman ha hayırlı kardeşlerim. Gelin bizler bu misale uymadan kaliteli ve kendimizi geliştirici mevzulara değinelim. Bu güzel forum yeni açıldığında dedimki tamam işte maşALLAH forum dediğin böyle olur.Kaliteli ve yorumlarıda sağlam.Ayakları yere basan bir çalışma.
İnşALLAH bu güzel çalışma ciddi eserlerle ve konularla ziyaretçilerimize ,okuyucularımıza faydalı olur.Sayımızın çokluğu önemli değil.Sürekli konuların güncellenmeside önemli değil.Önemli olan bizlerin sağlam ve dirayetimiz. Değerli kardeşler biraz başınızı ağrıttım haklarını helal ediniz.İnanın bu yazdıklarımız hiçbir mü'mini yada mü'mineyi inciltmek değil..Sadece bir kardeşiniz olarak birazcıkda olsa sesli düşünme ve hissemize ne düşer onu dert edinme...
Rabbim sizlerden razı kalsın herdaim ihlas ve samimiyetle kalasınız kardeşlerim.
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
|