Zeynepder2
Editör
La Hukme iLLaLLaH
   
DUÂ: 639
Çevrimiçi
Mesaj Sayısı: 7465
|
 |
« : 20 Haziran 2010, 10:12:48 » |
|
Mavi Marmara gemisine İzmir’den katılan İnsani Yardım Vakfı (İHH) gönüllüleri, yolculuk öncesi ve yolculuk sırasında yaşadıklarını anlattılar.

Mavi Marmara gemisine İzmir’den katılan İHH İNSANİ YARDIM VAKFI gönüllüleri Kardeşler Eli Derneği’nde, yardım gemisinde yaşadıklarını, hissettiklerini ve gözlemlerini paylaştı.
Geçtiğimiz perşembe akşamı saat 22.00 de başlayan programa çok sayıda dernek üyesi ve misafir katıldığı bildirildi.
Dernek yöneticisi Yakup Döğer’in hoş geldiniz konuşmasından sonra, söz alan gemideki barış elçilerinden Emin Bozkuş: “Gemide 32 ülkeden değişik milletlerden ve topluluklardan her meslek grubundan 1.5 ila 82 yaş arasında her çeşit barış elçisinin bulunduğunu ve her birinin yüce bir amaç için birbirlerine kenetlenmiş vaziyette olduğunu, birbirlerine karşı çok saygılı ve hürmetli davrandığını” söyledi. Emin Bozkuş, gemideki Müslüman barış elçilerin bütün vakitlerde cemaatle namaz kıldıklarını ve ha keza saldırının olduğu sabahta cemaatle namaz kılmış olduklarını ve bunu bilen korsan İsrail hükümetini askeri müdahale için özellikle bu vakti seçmiş olabileceğini söyledi. Sabah namazıyla birlikte hücumbotlarla, Zodyaklarla ve askeri helikopterlerle İsrail askerlerinin gemiye saldırdığını, savunmasız 9 tane barış elçisini şehit ettiğini ve elliden fazlasını da yaraladığını söyledi. Korsan İsrail hükümetinin bununla yetinmeyip gemileri kendi limanlarına çektiğini ve içindekilerini uluslararası hukuku da hiçe sayarak kaçırmak suretiyle esir aldığını ve bu süre içerisinde de esirlere insan onurunu rencide edecek davranışlarda bulunduğunu söyledi.
Daha sonra söz alan Mavi Marmara’daki barış elçisi Hayrettin Aydın, “Biz gemi içerisindeydik, dar bir alanda hareket ediyorduk, şu anda yaşadığımız yere İzmir’e döndük, ama hala kendimizi gemide gibi hissediyoruz. Aslında gemi yolculuğu bir bakıma devam ediyor. Döndükten sonra, bu konuya ilgi duyan pek çok sivil toplum kuruluşlarını ve teveccühünü alıyoruz. Yaşadıklarımızı bizimle paylaşmak istediklerini gördüğümüzde duygulanıyoruz. Bu aslında bizim hak ettiğimiz bir durum olmaktan çok dostlarımızın bizim için kesip diktikleri ve bize yakıştırdıkları bir gömlek gibidir” dedi. Gemideki insanların eşi benzeri görülmemiş bir şeklide birbiriyle uyumlu olduklarını, aslında, dışarıda birbiriyle çok önemli olmayan konularda bile kıyasıya tartışabilen insanların yüce bir amaç doğrultusunda bir arada nasıl bir ahenk oluşturabileceklerini Mavi Marmara’a ispatlamışlardır. Aslında insanların zulme karşı bir araya gelmelerini hiçte zor olmadığını Mavi Marmara yolcuları göstermiştir, ispatlamıştır.” Dedi.
Program da son sözü alan Mavi Marmara da ki barış elçisi, Harun Aktürk , Gemiye nasıl bindiğinin hikayesini anlattı ve gemiye binmenin hiçte tesadüf olmadığını, “Rabbimin bana bir lutfudur” dedi. Gemiye, İzmir’den 6 kişi bindiklerini ama arkadaşlardan Cengiz Songür’ü saldırıda şehit verdiklerini belirten Aktürk şunları kaydetti: “İzmir’den ayrılacağımız gün, Şehidimiz Cengiz Songür Beni evimden arabasıyla aldı ve henüz yeni şehit olmuş olan, İhh İnsani Yardım Vakfı gönüllüsü Bahattin Yıldız abimizin, İzmir’de İlahiyat Fakültesi camisine gıyabi cenaze namazınını kılmak için gittik. Orada Bahattin Yıldız abimizin bir fotoğrafı asılıydı. Cengiz Songür abimiz dediki: “Harun Kardeş, bizimde fotoğrafımızı buraya asarlar mı acaba ?”. On gün kadar sonra, aynı camide aynı yerde Cengiz Abimizin fotoğrafı asılıydı ve O şehit olmuştu. Sanki giderken, bir daha dönmeyecek gibiydi.”
Yoğun ilgi gören program, özellikle hanım katılımcıların büyük ilgisiyle karşılaştı.
(Kardeşler Eli)
|