Tabiin
AllahuEkber
 
DUÂ: 49
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 269
Sen artık gitmelisin vakit çok geç olmadan...
|
 |
« : 03 Haziran 2010, 12:27:15 » |
|
Mavi Marmara gemisinde bulunuşumuzun 4. gününde farklı insanlardan bir çok hikaye dinledik. Galiba bu gemide İsrail’in mağdur ettiği insanların en acıklı hikayesine sahip olanı Lübnanlı Ebu Muhammet'ti. SAMET DOĞAN / MAVİ MARMARA/ HABERTARAFEbu Muhammet ailesini daha iyi şartlarda yaşatabilmek için Kanada’ya gidiyor. Ortadoğu’nun karmaşasından uzakta, huzurlu ve insansıl bir yaşam sürmek için resmi işlemlerin tamamlanmasını bekliyordu ki; Lübnan’dan kara haber gecikmedi.
Rutin bir şekilde hayatına devam eden Ebu Muhammet, 19 Temmuz 2006 saat 12: 15’de Lübnan’da devam eden savaşı takip etmek için gece haberlerini seyrederken kendi evini yerle bir olmuş olarak gördü. İsrail savaş uçakları İsrail’e yakın olan köyünü ve içerisinde 4 çocuğuyla eşinin bulunduğu evini yerle bir etmişti.İSRAİL BENİ YALNIZLIĞA İTTİHaberi gördükten sonra “Sanki başka bir dünyaya gittim, şuursuzca hareket etmeye başladım” diyen acılı baba, çocukları için iyi bir gelecek, eşi için iyi bir yaşam arama çabalarının tamamen elinden uçup gittiğini ve İsrail’in acımasızca fırlattığı bombalar artık koca dünyada bir başına kalmasına sebep olduğunu titrek ses tonuyla anlatmaya devam etti.OĞLUNUN DİPLOMASI ÖLÜMÜNDEN SONRA GELDİBüyük oğlu Muhammet’in hayallerini ve çalışkanlığını arkadaşlarına anlatırken, oğlunun ölümünden 1 ay sonra hukuk diplomasının gelmesi acılı babayı derin hüzne boğmaya yetmiş. İlk mezuniyetini babasıyla paylaşırken kendisine “Baba bu daha başarımın ilki, senin karşına daha büyük başarılarla çıkacağım” diye konuştuğunu ekliyor acılı baba. “Oğlumun bu başarısıyla hala övünmekteyim, eğer o yaşasaydı tüm çabamı onun için harcayarak ondan büyük ve başarılı bir insan çıkarırdım.” diye İsrail’e öfkeler yağdırıyor. BENİM SUÇUM NEYDİ?“Biz, hiçbir partiye, cemaate, örgüte mensup insanlar değildik. Alelade yaşayan, ekmeğini taştan çıkaran masum insanlardık. Köyümdeki insanlarda öyleydi. Şimdi İsrail’e soruyorum bizim suçumuz neydi? Neden Ortadoğu’daki insanların huzurunu kaçıran bir yol izliyor, oysa dünya herkese yeterli değil midir?” diye sorguluyor Ebu Muhammet..İSRAİL ARTIK DURDURULMALIİsrail’den hesap sormaya gittiğini, insanları artık rahat bırakmasının zamanının geldiğini ifade eden acılı baba, “İşte bu gemideyim, çocuklarımın ve eşimin hesabını soracağım. Geriye dönmeyeceğim, bıkkınlık göstermeyeceğim. Çünkü eğer ben ve bizler bu yoldan dönersek, İsrail daha nice ocakları yıkacak.” diye özgürlük adına hissettiklerini dile getiriyor.ZALİMLER DEĞİL MAZLUMLAR HESAP SORACAKİsrail gemiye saldırırsa ne olur? Sorusunu yönelttiğimizde “Bugün zalimler değil, mazlumlar galip gelecek, onlar beni sorgulayamayacak, çünkü ailesi katledilen benim. Bugün onlar hesap verecek, neden ailemi öldürdüklerinin, hayallerimi yıktıklarının hesabını soracağım. Burada İsrail’den bir zarar görmeyen ancak, özgürlüğe düşkün, mazlumdan yana olan insanlar var. İşte onlar, gariplerin yetimlerin ve düşkünlerin hesabını soracaktır.” cevabını alıyoruz.
Çocuklarını sorduğumuzda ise, “Muhammet öldürüldüğünde henüz 22 yaşında gencecikti. Bilal üniversite birinci sınıfta öğrenciydi. Tılal 17 yaşında fotoğraf sanatıyla uğraşıyordu. En küçük oğlum Yasin ise henüz liseye yeni yazılmıştı. Anneleri Ümmü-l Muhammet ise benim yokluğumda onlara hem annelik hem de babalık ediyordu.” diye ekliyor.TÜRKLER KOLAY KOLAY BOYUN EĞMEZ“İçimde bu organizasyonun başarıyla sonuçlanacağına dair büyük bir ümit var.” diye konuşan Ebu Muhammet, “ Tüm ümidimin kaynağı bu kafilenin başında Türklerin olmasıdır. Eğer başka ülkelerce organize edilseydi, içimde şüpheler oluşabilirdi. Ancak Türklerin sözlerinden dönmeyeceğiniz ve kolay kolay boyun eğmeyeceğini biliyorum.”
Peki Türk halkına neler söylemek istersiniz diyoruz “ Türkiyeli kardeşlerime, böyle insani duygular içeren bir organizasyonun arkasında bulundukları için müteşekkirim. Hükümet ve halk olarak, iyi şeylere imza atıyorlar, bu da bize yetiyor” cümleleriyle Türk halkına olan sevgisini dile getirdi.www.habertaraf.com 30 Mayıs 2010
|