Zeynepder2
Editör
La Hukme iLLaLLaH
   
DUÂ: 639
Çevrimiçi
Mesaj Sayısı: 7465
|
 |
« : 31 Mayıs 2010, 13:38:31 » |
|
Bir devletten öte bir terör yapılanmasını, organizasyonunu anımsatan İsrail, dünyanın gözleri önünde yaptı katliamını..
Yaklaşık 30 ay önce Gazze’de çoluk çocuk demeden katleden İsrail, o günden bu yana aç bıraktığı Gazze’ye insani yardım için dünyanın çeşitli ülkelerinden yola çıkan gemilerde dünyanın gözleri önünde katliam yaptı..
Gemilerinde ilaç ve gıdadan başka çakı dahi bulunmayan, kadın, kız, çocuk, gazeteci, sanatcı ve yaşlıların bulunduğu gemiye,ağır makinalı silahlı askerlerini çıkardı.
Üstelik kendisinin olduğunu iddia ettiği karasularına bile gelinmeden.. Uluslar arası deniz sularında yaptı bu katliamı. Özellikle Türkiye bandıralı gemi seçildi ve çoğu Türkiye vatandaşı olmak üzere onlarca kişiyi katletti.. Yetmedi.. Türkiye Cumhuriyeti bandıralı gemiyi alarak limanına götürdü.. Yardım gönüllülerini ne yapacağı henüz belli değil..
Ben asıl bundan sonrasını merak ediyorum.. Dışişleri Bakanlığı’nın “En ağır şekilde kınıyoruz. İsrail sonuçlarına katlanacaktır” şeklindeki açıklaması bir yana, ben gerçek yaptırımları merak ediyorum.
Korkum o ki; bu olay da daha önceki pek çok katliam ve saldırıda olduğu gibi, İsrail’in yanına kar kalacak.. Şayet öyle olmasaydı, İsrail bu kadar şımaramaz, kendi karasularında değil, uluslar arası sularda bile bağlantıları keserek gemileri işgal edip katliam yapamazdı..
İsrail Büyükelçisini çağırıp, nota vermek, kınamak, bunlar artık sıradan ve hiçbir anlamı olamayan şeyler.. Özellikle de İsrail gibi bir örgüt için..
İsrail ancak kendi kullandığı dilden anlar.. Yani güç ve şiddet önünde diz çöker.. Bunun için de Türkiye devleti, gemisini ele geçiren İsrail’e operasyon dahil her ihtimali ele almalı.. Donanma ve savaş gemilerini Gölcük’te yatırmak yerine, gemi ve vatandaşlarını kurtarmak için kullanmalı.. Bir zamanlar bir onbaşı komutasındaki küçük bir manga askerle huzuru sağladığı bu topraklarda, şimdi bir terör devletinin, kendi gemilerine el koyduran bir devlet ve buna seyirci kalan bir ordu görüntüsü veremez. Bu utanç verici bir durum..
Somali’li korsanlar için fırkateyn gönderen Türkiye’nin, açıkça korsanlık yapan İsrail’i engellemek için şu ana kadar bir gemi harekete geçirmemesi acziyet kuşkusunu daha da artırmaktadır.
Kore’ye, Afganistan’a, Lübnan’a NATO’nun hatırı ve çıkarı için giden Türk ordu mensuplarının, Gazze’ye, üstelik de kendi devletinin gemisini, vatandaşlarını kurtarmak için gitmeye yanaşmaması can sıkmıyor değil tabii.
Bununla kalınamaz elbet. İsrail’le askeri ve sivil anlaşmalar iptal edilmeli, büyükelçileri sınır dışı edilmeli..
Aksi halde, zaten korsan olarak varlığını sürürden bu devlet kılıflı örgütün, korsanlığı yanına kar kalmış olur ki, bu örgütü daha da şımartacaktır.
Kaldı ki, yardım gemilerine yapılan baskından dakikalar önce, İskenderun Limanı’ndaki Türk Donanmasına yapılan roket saldırısı da İsrail kuşkusunu artırmaktadır. Çok profesyonelce ve zamanlaması dikkat çeken bu saldırı bir meydan okuma da olabilir..
Anlaşılıyor ki; daha 60 yıllık bir geçmişi olan korsan devlet İsrail, asırlardır bu coğrafya’da yer alan ve şu an üzerinde oturduğu toprakların tapusunu dahi elinde bulunduran Türkiye’ye kafa tutmakta ve bilek güreşine çıkmaktadır.
Önümüzdeki günler daha da gerilimli geçeceğe benziyor..
Mevla, bu saldırıda şehid olanların şefaatini bizden esirgemesin..Muharrem Coşkun
|