Zeynepder.
AYAĞINI DENK AL İSRAİL,SENİN NÜFÜSUN KADAR BİZİM SOKAKLARIMIZDA GEZEN KÖPEKLERİMİZ VAR!!
Editör
La Hukme iLLaLLaH
   
DUÂ: 340
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 2772
ÇOKŞEY BİLMEK NEYE YARAR?HADDİNİ BİLMEDİKTEN SONRA
|
 |
« : 31 Mayıs 2010, 12:41:33 » |
|
Ekmekle suyla direneceğiz Mescid-i Aksa'nın yılmaz savunucusu olarak bilinen Şeyh Raid Salah, Gazze gemisinde Dünya Bülteni'ne özel açıklamalarda bulundu. Cumartesi, 29 Mayıs 2010 09:55

Adem Özköse / Dünya Bülteni - Gazze Filosu
Mescid-i Aksa denildiğinde ilk akla gelen isimlerden biri de Şeyh Raid Salah’tır. Filistin’in Ümmül Fahm şehrinde doğan Şeyh Salah ilk, orta ve lise eğitimini Ümmül Fahm’da tamamladı. Üniversite eğitimi almak için El Halil şehrine giden Şeyh Salah, bu şehirde Şeriat Fakültesi’nde eğitim gördü ve İslami ilimlerin çeşitli dallarında kendini yetiştirdi. Üniversite yıllarında İslami harekete katılan Şeyh Salah, okulu bitirdikten sonra aktif siyasete girdi. Ümmül Fahm Belediye Başkanlığı için girdiği seçimleri her defasında kazanan Şeyh Salah, üç dönem Ümmül Fahm Belediye Başkanlığı görevini yürüttü. Evli olan Şeyh Salah’ın beşi kız, üçü erkek olmak üzere sekiz çocuğu var. Şeyh Salah şu an 1948’de işgal edilen Filistin topraklarındaki İslami hareketin liderliğini yürütüyor ve Mescid-i Aksa’nın içinde bulunduğu tehlikeyi dünyaya duyurmak için büyük çaba gösteriyor.
Gazze’ye yönelik ambargoyu kırmak için insanların bu tür bir yönteme başvurmaları, gemilerle Gazze’ye doğru yola çıkmaları hakkında bir değerlendirme yapar mısınız?
Deniz kafilesinde elli ülkeden çeşitli heyetler ve altı yüze yakın insan var. Bu gösteriyor ki dünya yüksek sesle ve güçlü bir şekilde Gazze’ye uygulanan ambargonun artık sona ermesini istiyor. Şüphesiz bu anlamlı hamlenin kalbi de Türkiye’dir. Türkiye, Filistin konusunda gösterdiği tavırla İslam dünyasının lideri olmaya bir kez daha hak kazandı ve İsrail’in Siyonist projelerinin sona erme sürecini de başlattı. Tarih ve dünyanın hür kalpli insanları Türk halkının ve hükümetinin Filistin konusunda gösterdiği asil tavrı her zaman takdirle anacak. Türkiye, İsrail’in işgal politikalarına karşı çıkarak onlarca yıldır zulüm altında yaşayan Filistin halkı için bir umut haline gelmiştir.
Deniz filosuna katılmanızın özel bir sebebi var mı?
Gazze’ye yönelik uygulanan ambargoyu ortadan kaldırmak için mücadele etmek her Müslüman’ın, vicdan sahibi her insanın görevidir. Ben bir Müslüman olarak bu görevimi yerine getirmek istiyorum. Bu kafileye katılarak Gazzeli kardeşlerimize İsrail’in kuşatmasına karşı yanlarında olduğumuz mesajını veriyoruz. İnşALLAH bu anlamlı mesaj en güçlü şekilde yerine ulaşacaktır.
İsrail, deniz filosuna katılanları gözaltına alacağı yönünde tehditlerde bulunuyor. Bu tehditleri nasıl görüyorsunuz?
Yola çıkmadan önce, Gazze’ye girmeyi hedefleyen bu kafilenin yolculuğunun kolay geçmeyeceğini zaten tahmin ediyorduk. Biz bütün zorluklara karşı direnmeye, mücadele etmeye hazırız. Gemimizde deniz suyunu içme suyuna çevirecek arıtma cihazları var. Ayrıca ekmek pişirmek için de fırınlara sahibiz. Ekmek ve suyla haftalarca, hatta aylarca İsrail’in engellemelerine karşı denizde direnebiliriz. İsrail’in tehditleri bizi asla tedirgin etmiyor. Çünkü biz haklı bir davayı, mazlum insanları savunuyoruz. İsrail gemilere müdahale etmeye kalkıp insanları tutuklarsa suç dosyasına yeni bir suç daha kaydetmiş olur. Hürriyete, insan hakkına saygı duyan milyonlarca insan bu kafileyi destekliyor. Biz bu desteği yoğun şekilde hissediyoruz. İsrail gemilere müdahale ederse, kalbi bu kafileyle birlikte olan milyonlarca insana da müdahale etmiş, onlara da saldırmış olur. İsrail kafileyi engellerse dünya hatta Avrupa İsrail’e sert bir cevap verecektir.
Filistin Yönetimi de kafileye karşı tavır aldı ve bu tür bir organizasyona karşı olduğunu açıkaldı. Filistin yönetiminin bu tavrı hakkında neler söyleyeceksiniz?
Gazzeliler Batı Yaka’da yaşayanlarla aynı dili konuşan, aynı dine inanan, aynı kandan gelen insanlardır. Mahmut Abbas’ın Filistin halkına, ihtiyaç sahibi Gazzelilere yardım taşıyan bu kafileye karşı çıktığına inanmak istemiyorum. İsrail Gazze’de bu ümmetin annelerini, kızlarını, yaralılarını kuşatma altında tutuyor. Bir insan, bir Müslüman bu anlamlı organizasyona nasıl karşı çıkabilir?
Kaç senedir Gazze’ye giremiyorsunuz?
On senedir.
Herhangi bir İsrail engellemesiyle karşılaşmazsak birkaç gün sonra Gazze’de olacağız. Duygularımızı, neler hissettiğinizi öğrenebilir miyim?
İnşALLAH Gazze’ye gireceğiz. Ben Gazze’ye gireceğimize bütün kalbimle inanıyorum. Gazzeliler bütün dünyaya direniş, sabır ve onur dersi veriyorlar. Bizler onların öğrencileriyiz ve Gazze’ye girdiğimizde bir kez daha direniş, sabır ve onur dersi alacağız. Bilgilerimiz, hislerimiz daha fazla gelişecek. Ben Gazze’yi,Gazzelileri ve Gazze’deki dostlarımı çok özledim. İnşALLAH Gazze’ye girdiğimizde yıllardır kalbimizi saran bu hasreti de gidereceğiz ve yetimleri, yaşlıları, dulları, yaralıları ziyaret edeceğiz. Onlara yalnız olmadıklarını; İslam ümmetinin, onurlu ve vicdanlı insanların onlarla birlikte olduklarını haber vereceğiz.
|