ALİ
La Hukme iLLaLLaH
   
DUÂ: 193
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 1574
İyyâke na’büdü ve iyyâke neste’în.
|
 |
« Yanıtla #1 : 09 Nisan 2010, 10:17:06 » |
|
— Dinde reform olmasını isteyenler 'Reform' kelimesini aynen kullanmasalar da yerine modernlik, modernize, çağdaşlık, Müslümanlara yeni elbise… Çağa göre… gibi kelimeler kullanıyorlar. Hatta bu doğrultuda tesettür defileleri dahi düzenleniyor. Bugün Dinde reform tam olarak olmasa da 'Tesettür de reform' olmuş diyebilir miyiz? Maalesef Müslüman hanımların tesettür konusunda yaptıkları değişiklikler ciddi anlamda üzücü bir durum. Buna reform dememiz yine dil/mana açısından mümkün değil. Buna ancak bozulma, çürüme hak ölçülerini batıl ile değiştirme diyebiliriz. Bu, çok üzücü bir durum. Herkese göre bu bozulmanın sebebi farklı olsa da temelde “Kulluk bilincinin” eksikliğinden kaynaklandığını düşünüyorum. Zira Kur’an ve sünnette kulluk söz dinleme anlamındadır ve söz dinlemek/itaat etmek de ibadet olarak değerlendirilir… Bu da Emir Allah’tan, ölçü sünnetten olmadıktan sonra kabul edilmeyecektir. Peygamberler ibadetin ne ve nasıllığı için yegâne örnektirler. Modernize(ne demekse?) edilmiş bir kıyafetten kastımız nedir? Anlaşılan nedir? Kadının başında eşarp ile daha cazibeli hale gelmesi, şık ve estetik giyinmesi. Peki, bunun tesettür emrinin mesajı ile ne alakası var? Kadının dişiliğinin değil kişiliğinin öne çıkması içindir tesettür. Tekrar etmek istiyorum; Emir Allah’tan, ölçü sünnetten olmayan hiçbir ibadet kabul edilmeyecektir. Tesettür emri reforme olamaz, şekil değil ama ölçü bellidir… Ölçü dahilinde ise tesettür ibadetidir değilse o ibadet kapsamından çıkar.
- ''Dinler veya Medeniyetler çatışmasını'' da dile getirenler de artı medyada. Sizce böyle bir çatışma mümkün mü? Yoksa tüm bunlar 'medeniyetler ittifakına' razı etmek için oynanan bir oyun mu? Medeniyetler çatışması değil, batının İslam ile çatışması var. El insaf yani, Irak, Afganistan, Filistin, moro, keşmir, bakın dünyaya, batının islam ile çatışmasından başka ne görceksiniz. İşgal edilen yerlerde Müslümanların savunmasını bile “İşte bakın çarpışıyorlar” diyerek kamuoyuna yansıtıyorlar. Kaldı ki Muvvahidler, yer yeryüzünde fitne kalmayıncaya din, yöntem, yönetim yalnızca Allah’ın oluncaya kadar savaş ile emr olunmuşlardır.(Bakara–193) Müslüman şirk ile ittifak kurabilir mi? Şirk inancıyla birleşme, ittifak kurma söz konusu olamaz. Bununla beraber, bizim inancımızda elbette zulüm yok, dine girmeleri için zorlama yok, onlarla münasebetlerimizin nasıl olacağına dair kurallar Allah tarafından koyulmuştur.. —Tüm bu projeler ve planlar doğrultusun da istedikleri yeni Müslüman modelinin 'Ilımlı Müslüman' olduğu birçok kaynaklarında geçiyor. Ilımlı Müslüman olunabilir mi? ve Sizce Müslümanlar Ilımlaşıyor mu? “Modernizmin Kurbanları” adlı kitabımızda buna dair bir söyleşiyi yazmıştım. Sen nasıl Müslümansın?
Radikal mi?
İrticacı mı?
Yoksa normal Müslüman mı? Şimdi bir de ılımlı Müslüman tipi oluşturmaya çalışıyorlar. Karşıtı nedir? Ilımsız Müslüman! Ilımlı Müslüman tipini nasıl modelliyorlar; İslami yaşantı ile batıl yaşantıyı sentezleyen. Bulunduğu ortam İslam’a uymuyorsa, hemen kendisi “Hoşgörü?!” adına ortama uyan. SubhanAllah böyle bir şey olabilir mi? Müslüman’ın radikali, irticacısı, ılımlısı ve ılımsızı olmaz kardeşim. Ölçüleri belli, Müslüman’ın tek bir ismi vardır. Hiçbir ek kabul etmez “MÜSLÜMAN”.
— Hocam; yine tüm bu söylemlerle beraber kelime-i tevhidin ikinci bölümünün yani; ''Muhammed Allah'ın resülüdür.'' kısmını söylemeksizin sadece ilk kısmını ikrar eden kimselere rahmet ve merhamet bakışıyla bakılacağını, Ehl-i Kitab'la ''Amentüde ittifak'' olduğumuzu ve Ehl-i kitabın da cennete girebileceği söyleniyor. Siz tüm bunları nasıl değerlendiriyorsunuz? Bunu iddia edenlerin kasıtları yoksa ya Kur’an’ı okumamışlar ya da ayetlerin bir kısmını inkâr ediyorlar ve ya da Kur’an’ı mantıklarına göre yorumluyorlar. Allah’a şirk koşan hiçbir kimse hiçbir zaman cennete giremeyecektir. Şirk, küfür ve münafıklığın hiçbir şekilde affı yoktur ahirette. Bu dünyada iken pişman olup tevbe etmek ayrı tabi ki. Hz. Muhammed tasdik edilmeden cenneti rüyalarında dahi göremezler. " Muhammedun Rasulullah. ( Muhammed Allah'ın elçisidir ) Onun yanında bulunanlar da kâfirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler." (Fetih, 29) Kelime-i şehadet iki bölümden oluşmaktadır. İkinci bölümünde de ve eşhedu enla muhammeden abduhu ve rasuluhu diyoruz. Manası ise “Ben Muhammed’in elçi olduğunu kabul ediyor ve O’ndan başka bir örnek model, başöğretmen, lider kabul etmeyeceğimi yeminle ilan ediyorum” demektir.
— Son olarak; 'Ümmeti bitirmeye' veya 'Ümmeti parçalamaya' yönelik yapılan tüm bu projelere karşı Müslümanların nasıl bir tavır içinde bulunması gerekir sizce? Ve siz Müslüman kardeşlerimize ne gibi nasihatlerde ve tavsiyelerde bulunursunuz? Bu konuda başından beri söylediklerimize, bunca oyuna, bunca saldırıya en güzel biçimde karşı koymak “la” ile mümkündür. Bunu aklı ile tercüme, kalbi ile tasdik, dil ile ıkrar ve eylemleriyle de onaylarsa hiçbir oyun onu takvasından alıkoyamaz. Mesela medyadan bahsettik ve etkisi inkâr edilemez dedik. Sormak gerekir, kendini Müslüman addedenlerin çirkef yayınlar karşısında ne işi var? Cidden kendini Müslümanlığa nisbet edenlerin çoğunlukta olduğu bir ülkede, çirkef, gayri ahlaki dizilerin izlenme rekoru kırması düşündürücü değil midir? “İnanıyorsanız üstün sizsiniz” diyor Rabb’imiz. O halde neden batılın karşısında komplekse girerek, biraz çağdaş olmak, biraz modern olmak gibi ucube durumlara düşelim ki. Gerici mi diyecekler rahat ve öz güvenle “evet sizin yanınızda İslam’ı tavizsiz yaşamak gericilik ise, sizi ilgilendirmez ben gericiyim” diyebilecek kadar imanımız bize hakim olmalıdır.
Bu konuda genç kardeşlerime şunu söylemek isterim: Bizler Hz. Muhammed’in (sav) bu çağdaki sahabeleriyiz. O halde sahabeye yaraşır bir duruş sergilemek zorunda değil miyiz? El-emin sıfatını düşmanları vermişti peygamberimize. Peygamberlikten sonra da İslam’a, getirdiklerine laf söyleyip, engellemek için onca çabalayan İslam düşmanı müşrikler, Peygamberimizin hayatında tek bir taviz, tek bir açık bulamamışlardı. “O sizin için usvetül hasnedir.” yani “En güzel örnek.” Bu barış için de, savaş için de, Özel hayat için de, sosyal hayat için de, İman’i duruş için de, ahlak için de böyledir.
Ben de bu teveccühünüzden dolayı teşekkür ediyor. Selam, muhabbet ve dualarımla başarılar diliyorum. [/b] İslamiGündem http://www.zeynepder.org/243_Tesettur,-Kadinin-Disiliginin-Degil-Kisiliginin-One-Cikmasi-Icindir.html
|