Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Mü’min Hakkı Koruduğuna Dair Güven Telkin Etmelidir  (Okunma Sayısı 194 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Zeynepder4
"NasıLsın ? Diye sorma //FiListin// gibiyim ışte.. Bir yanim işgaL ediLdi bir yanim Direnişte!
Grafiker
La Hukme iLLaLLaH
*

DUÂ: 249
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2337


ÖZLEMEKTEN yorulmuşum kapında durdur beni...


« : 24 Mart 2010, 10:15:36 »

Hz. Peygamber (sav), İslam evvelki dönemde Muhammed’ul emin sıfatını almış, bunu öne çıkarmış ve eminlik sıfatını kazanmıştı. Mekkeli müşrikler İslam’dan evvelde İslam’dan sonra da hep O’na bu emin güvenilir insan gözüyle bakmışlardı. İslam’ı anlattıktan sonra ona olan bütün düşmanlıklarına rağmen yine onların nazarında emanet sıfatı mevcuttu. Kendilerine düşman bellemiş olmalarına rağmen yine onların gözünde el Emin idi. Güvenilir Muhammed idi. Bu vasfı Hz. Peygamber (sav) peygamberlik ile daha da kuvvetlendirmiş ve emanet sıfatı ile birlikte huy olarak edinmiş olduğu eminliği adeta birbirlerinin üzerine eklemek suretiyle mükemmel bir eminlik sıfatını Ashabına anlatmış ve Ashabının da aynı güvenilirlik sıfatını kazanmalarını sağlamıştı.

Toplum içerisinde güvenilir insan olmak ancak mü’minin özelliği olabilir. Eğer bir kimse toplum içerisinde güvenilir vasfını elde edememişse o insanın sosyal çevresi oluşamaz. O insana toplum içerisinde güvenilen bir insan gözüyle bakılamaz. Dolayısıyla sosyal çevresi oluşmayan, sosyal çevresinde güvenilen insan özelliği kazanmayan ve insanlarda bunu telkin edemeyen şahıslar toplum içerisinde her zaman itibardan yoksun kalırlar. Mü’min günlük hayatında emin olmalı, aile hayatında emin olmalı, ticari hayatında emin olmalıdır.

Günlük hayatı derken çalıştığı iş alanında işi ne olursa olsun mesleği ne olursa olsun mutlak surette bulunduğu ortamda insanların kendisine güvenebilecekler ve itimat edebilecekleri bir şahsiyet olarak kendini göstermelidir. Konuşmalarında ve davranışlarında insanlar ondan mutlak surette kendilerini güven içerisinde hissetmelidirler. Ancak onlara bu güveni telkin ederken suni, yapmacık olarak değil gerçekten içerisinden gelerek samimiyetle bir güvenilirlik vasfını telkin etmelidir. Yalan söylememesi, dürüst davranması, insanlara karşı merhametli ve şefkatli davranması son derece önemlidir. Haktan yana olması, hakkı koruyor olması ise son derece önemlidir. Bir insan halim ve selim olabilir fakat yanında yapılan yanlış davranışları gördüğünde bu yanlış davranışlara karşı sesini çıkarmazsa, yapılan yanlışlıkları adeta es geçerse ve onun önünde birçok haksızlıklar; yalanlar yanlışlıklar dürüst olmayan davranışlar sergilendiği halde bunlara da sadece hilminden dolayı, yumuşak huyluluğundan dolayı ses çıkarmıyorsa bu da bir eksikliktir. Dolayısıyla hakkın ikamet edilmesi için mutlak surette mü’min gayet tabi ki insanlara güven telkin ettiği gibi hakkı koruduğu konusunda da güven telkin etmelidir. Haktan yana olduğunu da telkin etmelidir. Ve dolayısıyla çalışma arkadaşları ondan kendilerini eman içinde görmek zorundadırlar.


Kayıtlı

Zeynepder4
"NasıLsın ? Diye sorma //FiListin// gibiyim ışte.. Bir yanim işgaL ediLdi bir yanim Direnişte!
Grafiker
La Hukme iLLaLLaH
*

DUÂ: 249
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2337


ÖZLEMEKTEN yorulmuşum kapında durdur beni...


« Yanıtla #1 : 24 Mart 2010, 10:16:07 »

Mü’minin aile hayatında emanet vasfını kazanmış olması gerekir. Ancak bu emanet vasfı eşine karşı çocuklarına karşı ve etrafına karşı herkese karşı… Ailesine karşı hiçbir şey gizlemediğini, onlardan hiçbir şey saklamadığını ve ailesinin bütün işlerine kendisinin bizzat koştuğunu hayatıyla ispat etmesi gerekiyor. Yalan söylememesi, eşine karşı dürüst davranması, çocuklarına dürüstlüğün ne olduğunu öğretmesi bir mü’minin en önemli vasfı olmalı. Gerektiğinde aleyhinde bile olsa çocuklarının önünde yalan söylemeden kendisini ifade edebilmelidir. Olayları aktarırken ve herhangi bir olayı yaşarken onlara babalarının yalan söylediği intibaını çocuklar asla görmemelidirler.

İnsanın ticaretinde dürüst olması önemlidir. Ve hatta günümüzde en önemlisi budur. Mü’min tüccar emindir. Kesinlikle hile yapmaz işine hile karıştırmaz. İnsanları aldatmaz ve dürüst davranır. Hz. Peygamberin “Bizi aldatan bizden değildir” hadisini, çarşı pazardaki hileli bir buğdayın satılmasına şahit olduğunda buyurmuştur. Ve bu hadisin söylenme sebebi yaş buğdayın çuval içerisinde doldurulup satılmasını adeta Hz. Peygamber (sav) çok kötü bir davranış olarak niteliyor. Ve bir aldatma “gışş” olduğunu ifade buyurarak bizi aldatan bizden değildir diyor. Yani alışverişinde yalan söyleyen, alışverişinde dürüst davranmayan, alış verişinde sözünde durmayan, bizden değildir derken müslüman değildir anlamını ifade etmektedir. Hz. Peygamberin (sav) ashabına bunu anlatmasındaki maksadı alışverişlerinde ashabın bütün alışverişlerinde son derece dikkatli davranmalarını, insanlara bir şey satarken veya onlardan bir şey alırken güven telkin eden bir şahıs olarak kendilerini ispatlamalarıdır. İnsanlar ondan asla bir kuşkuya düşmemeli. Bu insana borç verdiklerinde, veresiye sattıklarında veya ondan bir mal aldıklarında şüphe içerisine düşmemeli ve asla aldanacaklarına dair hatırlarına en ufak bir şey gelmemelidir. Dolayısıyla bir mü’min her işinde insanların kendisine baktıklarında “bu güvenilir bir insandır” diyebilmeleri gereken bir şahıs olmalıdır.

Mümin bu vasfı elde ederken toplum içerisinde dinini tebliğ etme noktasında büyük bir hizmet ifade etmiş olacaktır. Böyle olduğunda o zaman İslam’ı insanlara rahatça tebliğ etme hakkına sahiptir. Ama kendisi her türlü yalan dolan insanları aldatan, insanlara zarar veren ve alışverişinde dürüst olmayan bir şahsiyet olması halinde ise insanlar kesinlikle onun dediklerine itibar etmezler. Dini tebliğ ve telkinlerini de asla ciddiye almazlar. Ama bir mümin olarak onun dürüst olması alışverişlerinde özellikle dürüst olması onun tebliğini çok daha etkili kılacaktır.

Bu gün Müslümanların en büyük sıkıntısı, toplum içerisindeki dürüst olmamanın getirdiği olumsuzluklardan etkilenmeleridir. Bu çerçeve içerisinde Müslümanlar daha dikkatli olmalıdırlar. Esnaf müşterisine bu işi falan günde bitireceğim dediğinde o günden evvel bitirmelidir. Günlerce iş sahibini oyalayarak, başka yerlerde işler tutarak ve zamanında işi bitirmeyerek o yanlış davranışlara asla mümin girmemelidir. Özellikle bazen toplum içerisinde “şu sakallılar var ya onlar sahtekârdır” intibaını veren insanlar olmuştur. Ve bunlar bizi bir hayli yıpratan insanlardır. Biz bu gibi şahsiyetlerden uzak durmamız gerektiği gibi onlara Müslümanlar arasında yaşamalarına izin vermememiz gerekiyor. Ve Müslümanlar dürüstlüklerini özellikle alış verişlerindeki dürüstlüklerini topluma kanıtlamalıdır. Müslümanların ‘Bu adam mümindir asla aldatmaz, bu adam mümindir ve güvenilirdir bu adamın işine güvenmek gerekir işini güzel yapıyor. İşini dürüst yapıyor ve sahtekâr değildir’ intibaını vermesi gerekiyor.


Kayıtlı
Zeynepder4
"NasıLsın ? Diye sorma //FiListin// gibiyim ışte.. Bir yanim işgaL ediLdi bir yanim Direnişte!
Grafiker
La Hukme iLLaLLaH
*

DUÂ: 249
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2337


ÖZLEMEKTEN yorulmuşum kapında durdur beni...


« Yanıtla #2 : 24 Mart 2010, 10:16:37 »

Hakkımızı korurken başkalarının hukukunu çiğnememeliyiz. Kendi haklarımızı koruyalım derken diğer insanların haklarını çiğnediğimiz takdirde güvenlik vasfını kaybederiz. O halde mü’minler dürüst olmak zorundadır. Bunun Resulullah’ın (sav) vasfı olduğun kabul ederek, bu vasfa dikkat ederek, Hz. Peygamber (sav) sünnetini adeta icra ederek toplum içerisinde güven duygusunu yaymalıyız, yaymak zorundayız. Cebimizde para olduğu halde borçlu olmamalıyız. Mutlak surette derhal o borcumuzu ödemek zorunda olduğumuzu hissetmeliyiz. Parayı cebimizde, banka hesaplarımızda, evimizde tutamayız. Borçlu olduğumuz halde rahat uyku uyumamalıyız. Özellikle Hz. Peygamberin (sav) zengin olanın borcunu savsaklamasını zulüm olarak nitelendirmiştir. Bu ise son derece manidardır. İnsanlarımız bu noktada dikkatli değildir. Toplum sahtekârlarla doludur, güvenilmeyen insanlarla doludur. İşte bu güveni ancak mümin insanlar yeniden ikame edebilirler.


Ahmet AĞIRAKÇA
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: