Zeynepder.
AYAĞINI DENK AL İSRAİL,SENİN NÜFÜSUN KADAR BİZİM SOKAKLARIMIZDA GEZEN KÖPEKLERİMİZ VAR!!
Editör
La Hukme iLLaLLaH
   
DUÂ: 340
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 2772
ÇOKŞEY BİLMEK NEYE YARAR?HADDİNİ BİLMEDİKTEN SONRA
|
 |
« Yanıtla #3 : 07 Nisan 2010, 02:57:42 » |
|
Şeytan Ve Yandaşlarından Sakınmak
يَا بَنِي آدَمَ لاَ يَفْتِنَنَّكُمُ الشَّيْطَانُ كَمَا أَخْرَجَ أَبَوَيْكُم مِّنَ الْجَنَّةِ يَنزِعُ عَنْهُمَا لِبَاسَهُمَا لِيُرِيَهُمَا سَوْءَاتِهِمَا إِنَّهُ يَرَاكُمْ هُوَ وَقَبِيلُهُ مِنْ حَيْثُ لاَ تَرَوْنَهُمْ إِنَّا جَعَلْنَا الشَّيَاطِينَ أَوْلِيَاء لِلَّذِينَ لاَ يُؤْمِنُونَ
" Ey Adem oğulları! Kendilerine avret yerlerini göstermek için elbiselerini soyarak anne-babanızı cennetten çıkardığı gibi, şeytan sizi de fitneye düşürmesin. Muhakkak ki o ve kabilesi sizi, sizin onları görmediğiniz yerlerden görürler. Muhakkak ki biz, şeytanları, iman etmeyen kimseler için dostlar kılarız. (A'raf:27)
Allah (cc), önceki ayette kullarına vermiş olduğu bazı nimetlerini hatırlatmış, bu nimetleri sebebiyle sadece kendisine şükredilmesini emretmiş, takva elbisesi olan iman ve salih amelin herşeyden daha hayırlı olduğunu bildirmişti. Bu ayette ise, Adem oğullarının hepsini, İblis ve yardımcılarından sakındırmaktadır.
“Ey Adem oğulları! Kendilerine avret yerlerini göstermek için elbiselerini soyarak anne-babanızı cennetten çıkardığı gibi, şeytan sizi de fitneye düşürmesin.”
Allah (c.c) ayetin bu kısmında şöyle buyuruyor:
“Ey Adem oğulları! Sizin için kıyamete kadar en büyük düşman, İblistir. Çünkü o, sizin anne ve babanız olan Adem ile Havva’ya vesvese ederek onları fitneye düşürdü. Allah’ın emrine karşı gelmelerine ve kapatmaları gereken avret mahallerinin açılmasına vesile oldu. Onların, büyük bir nimet ve saltanat olan cennetten çıkmalarına sebep oldu.
O halde sakın ona uymayın, sizin için hazırladığı tuzaklara düşmekten sakının, vesveselerinden etkilenmeyin ve onun, kıyamete kadar size düşman olduğunu hep hatırınızda tutun.
Yine şunu da çok iyi biliniz ki; İblis ve yandaşları, sizin menfaatinizi zerre kadar bile düşünmezler. Bu sebeble sakın, Allah’a karşı gelerek ona ibadet etmeyin, Allah’ın haramlarını ihlal etmeniz için vereceği vesveselere uymayın, avret mahallerinizi açıp saçmayın. Hayatınızın her yönünü, Allah’ın emir ve yasaklarına göre düzenleyin, asla İblis’e itaat ederek bu yasakları ihlal etmeyin.
Sizlerin şeytan ve yandaşlarına karşı herşeyden önce yapmanız gereken en güzel şey; gerçek bir iman, sahih bir ilim, bu ilimle desteklenmiş salih bir amel ve sürekli olarak Allah’ın zikriyle meşgul olmanızdır. Şayet İblis’in vesveselerine uyacak olursanız, tıpkı anne ve babanızı cennetten çıkaracak bir yasağı onlara ihlal ettirdiği gibi, sizlere de bir çok yasakları işleterek cennete girmenizi veya Allah’ın sizlere vereceği azabı haketmenizi sağlar. Zira o, sizin için en büyük düşmandır.”
Allah (c.c), bu konu hakkında bir başka ayette şöyle buyuruyor:
“Hani meleklere: “Adem’e secde edin” demiştik de İblis hariç (diğerleri) secde etmişlerdi. O ise cinlerdendi. Böylece Rabbi’nin emrinden dışarı çıktı. Öyleyse onu ve zürriyetini benden başka dostlar mı edineceksiniz? Üstelik onlar, sizin için (apaçık) bir düşmandır. (İşte bu) zalimler için ne kötü bir değiştirmedir.” (Kehf: 50)
“Muhakkak ki o ve kabilesi sizi, sizin onları görmediğiniz yerlerden görürler.”
Allah (c.c) ayetin bu kısmında şöyle buyuruyor:
“Ey Adem oğulları! İblis ve yardımcılarının tuzak ve hilelerinden sakının. Sizin için apaçık düşman olan İblis ve yandaşlarına karşı dikkatli olun ve kendinizi sağlam iman, sahih ilim, salih amel ve Allah’ın zikriyle donatın. Çünkü İblis ve onun cinlerden olan askerleri, sizleri gözetlemektedir. Fakat, siz onları göremezsiniz.
Şüphesiz görünmeyen düşmanın zararı, görünen düşmanın zararından çok daha fazla ve etkilidir. İşte, görünmeyen bu en tehlikeli düşmanlarınıza karşı tedbirlerinizi alın! İman, ilim, salih amel, Allah’ı zikir gibi silahlarla kuşanın ve bu düşmanlarınızın şerrinden sürekli olarak Allah’a sığının.
Ancak bu şekilde nefsinizi şeytanın ve yardımcılarının vesveselerinden korumuş, onlara karşı yaptığınız cihadda galib gelmiş, Allah’ın hükümlerine olan teslimiyetinizi hakkıyla ortaya koymuş olursunuz.”
Bu ayet; insanların, cinleri gerçek mahiyetleriyle göremeyeceğinin delilidir. Fakat cinler, insanların görebileceği mahiyete dönüştüklerinde görülebilirler. Örneğin, hayvan suretine girdiklerinde insanlar tarafından görülebilir.
Hişam b. Zehrat’ın azatlı kölesi olan Ebu Saib, birgün Ebu Said el Hudri’nin evine girdi. Onun namaz kıldığını görünce namazı bitirmesini beklemek için oturdu. O sırada evin çatısının tahtalarının arasından bir ses duydu. Sesin geldiği yöne bakınca bir yılan gördü. Onu öldürmek için ayağa kalkınca Ebu Said el Hudri, otur diye işaret etti. O da oturdu. Ebu Said el Hudri namazını bitirince ona şöyle dedi: “Şu evi görüyor musun?”
“Evet” dedi. Ebu Said el Hudri ona şöyle dedi: “Şu evde yeni evlenmiş bir genç oturuyordu.
Biz Rasulullah (s.a.s) ile beraber Hendek savaşına çıkınca bu genç, Rasulullah (s.a.s)’tan öğleden sonraları hanımına gitmek için izin isterdi. Birgün hanımına gitmek için izin istedi. Rasulullah (s.a.s) ona: “Silahını yanında bulundur. Çünkü Beni Kurayza’nın sana zarar vermesinden korkarım.” dedi. Bunun üzerine genç, silahını alıp evine gitti. Evine geldiğinde hanımını kapıda görünce kıskançlıktan dolayı mızrağını ona saplamaya kalktı. Kadın ona: “Hemen mızrağını indir! Eve gir de beni dışarıya çıkartan sebebi gör!” dedi. Genç, eve girince yatakta büyük bir yılan gördü. Hemen mızrağını ona sapladı. Yılan ona karşı bir hareket yaptı. Yılanın mı, gencin mi hangisinin daha önce öldüğünü anlayamadık. Bunun üzerine Rasulullah’a gelerek olayı anlattık. Ve ondan, Allah’ın, genci canlandırması için dua etmesini istedik. Bunun üzerine Rasulullah:
“Kardeşinize mağfiret dileyin.” dedi. Sonra: “Biliniz ki Medine’de müslüman olmuş cinler vardır. Eğer bunlardan birisini görürseniz üç gün ona mühlet verin. Bundan sonra tekrar görürseniz onu öldürün. Çünkü o şeytandır.” dedi.” (Müslim)
İblis ve Cinlerin Vesveseleri:
İblis ve onun cinden olan yardımcıları, insanları hak yoldan saptırmak için her türlü hile ve tuzağa başvurur ve bu amaçla insana çeşit çeşit vesveseler verirler.
Allah (c.c) şöyle buyuruyor:
“O, insanların göğüslerine vesvese verendir.” (Nas: 5)
İblis ve onun cinni yardımcılarının insana verdiği vesvesenin nasıl ve ne şekilde olduğunu bizler bilemeyiz. Ama bir gerçek var ki, o da; onların gerçekten vesvese vermeleridir.
Şu da bir gerçek ki; İblis ve onun cinden olan yardımcılarının vesveseleri, Adem oğlu istemediği takdirde onu etkileyemez veya onu doğru yoldan uzaklaşmaya zorla sevkedemez. İblis ve yardımcılarının buradaki fonksiyonları, sadece teşvik etmek veya batılı süslü göstermektir. Adem oğlu, bu teşviklere kendi ihtiyarıyla ya cevab verir ya da cevap vermeyip reddeder.
Allah (c.c) şöyle buyuruyor:
“(Hesapları görülüp) iş bitirilince, şeytan diyecek ki; şüphesiz Allah size gerçek olanı vadetti, ben de size vadettim ama yalancı çıktım. Zaten benim size karşı bir gücüm yoktu. Ben sadece sizi (inkara) çağırdım, siz de benim davetime hemen koştunuz. O halde beni yermeyin, kendinizi yerin. Ne ben sizi kurtarabilirim ne de siz beni kurtarabilirsiniz!” (İbrahim: 22)
İbni Mes’ud (r.a)’dan, Rasulullah (s.a.s)’ın şöyle dediği rivayet edilmiştir:
“Hem meleklerin, hem de şeytanın, Adem oğlunun kalbine etkisi vardır. Melekler onu, hayırla müjdeleyip hakkı tasdik etmeye sevkederek etki eder. Şeytan ise; ona şerri vadedip hakkı yalanlamaya sevkederek etki eder.” (Tirmizi, Nesei, İbni Hibban)
Rasulullah (s.a.s) şöyle demiştir:
“Şeytan, adem oğullarının vücudunda kanın dolaştığı gibi dolaşır.” (Ahmed)
Adem oğlu, İblis’in hile, tuzak ve vesveselerine kendi isteğiyle icabet ettiği için, bu yaptığına karşılık olarak Allah (c.c) katında cezalandırılacaktır. Zira Allah (c.c)’ın kendisine bildirmiş olduğu, İblis’ten korunma yollarını terkederek İblis’e uymuştur. Bu sebeble de cezayı hakedecektir.
Allah (c.c) şöyle buyuruyor:
“Muhakkak ki zalimlere, onlar için acı bir azab vardır.” (İbrahim: 22)
“Muhakkak ki biz şeytanları, iman etmeyen kimseler için dostlar kılarız.”
Allah (c.c), ayetin bu kısmında şöyle buyuruyor:
“Şüphesiz ki biz, Allah’a küfreden, O’na şirk koşan ve iman etmeyen kimselere, heva ve hevesleriyle hareket eden, hakkı istemeyen kafirleri yardımcılar kıldık. Zira bu kimseler şeytanın vesveselerini arzulayan ve kabul eden bir tabiata sahibtirler. Tıpkı hastalıktan çok çabuk etkilenen zayıf bünyeler gibi...”
Bu ayet gösteriyor ki; Allah (c.c), kendisine iman etmeyen, batıl yolu seçen ve hak kendisine apaçık olarak geldiği halde reddeden kafirlere, şeytanı musallat eder. Böylece şeytan, onları daha çok saptırır, daha çok kandırır ve cezaları daha fazla olur.
Hakkı bilerek terkeden kafirlerin dünyadaki dostu, ancak şeytandır. Fakat o öyle bir dosttur ki, her zor anda ve özellikle kıyamet gününde dostlarını terkeder.
|