Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Sayın kültür bakanım güler hanıma?  (Okunma Sayısı 162 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Amâk-ı Hayal
Laİlaheİllallah
****

DUÂ: 255
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 648


Geç kalmış adalet...Adaletsizliktir...


« : 31 Ocak 2010, 19:50:21 »

Ben bir konu hakkında sağlıklı bir bilgiye sahip olmak istiyorum. İbn-i ishak-ın yazdığı siyerden alıntı

olduğu belirtilmiş  Bir yazı okudum Ama acayıp olan Efendimizi övmüşmü yermişmi belli değil bu nasıl bir kaynaktır arkadaşlar cevap bekliyorum

 kadriye ve zehra hanımdan ,yada zahmet olmazsa hocamdan bekliyorum, ben öyle eski alimlerin siyerlerini okumadığım için hangisinin sağlıklı kaynak olduğunu bilmiyorum sadace yabancı olarak RAMAZAN  EL-BUTİ okuduk dernekte bildiğiniz üzere  VE   SALİH SURUÇUN KİTABINI OKUDUM
« Son Düzenleme: 01 Şubat 2010, 00:28:54 Gönderen: Amâk-ı Hayal » Kayıtlı

HAK-PERESTİM, ARZ-I İHLAS ETTİĞİM DERGAH BİR. BİR  NEFES AYRILMADIM  TEVHİDDEN ALLAH BİR...
BEN BENİ BİLMEM HAKİKATTE, SEN BİLİRSİN BENİ, BENİM BİLDİĞİM BİR TEK, ALLAH VE RASULÜDÜR...
Zeynepder Basın Birimi
Zeynepder Basın Sorumlusu
Laİlaheİllallah
****

DUÂ: 178
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 735



« Yanıtla #1 : 31 Ocak 2010, 23:33:21 »

Ramazan El-Buti ve Salih Suruçun kitapları bende de var.Ancak hiç kimse hatadan beri değildir en nihayetinde rivayet edilen hadisler doğrultusunda yazmışlardır siyer kitaplarını.Kimi yazar oldukça titiz davranmıştır ravilerin güvenirliğine ve zayıf veya kuvvetli oluşuna, kimileride zayıfda olsa kaynak olarak almışdır.her iki kitapda da az da olsa böyle zayıf hadislere binaen yazılan şeyler var. Ancak Salih Suruçun kitabında daha çok.İbn-i İshak'a gelince yaptığım kısa bir araştırmayı sunuyorum aşağıda;

Muhammed b. İshak'ı tevsik edenlerin bulunduğu bir gerçek olmakla birlikte bunlar arasında, kendisinden hadis yazılamayacağını belirtenler de yer almaktadır. Buna karşın bu kategoride bulunanların söylediklerinin aksine, onu hüccet olarak kabul etmeyenler de azımsanacak sayıda değildir. Buharî ve Müslim2in, onun hadislerini yalnızca istişhad için almaları -ve üstelik bunu da sınırlı sayıdaki hadisler için yapmaları-, ehl-i kitab'dan ve zayıf kimselerden rivayette bulunması ve tedlis yapması, bütün bunların üzerine de, Siyer'ini rivayet edenlerden bazılarının cerhedilmiş ve muhtelefun fih kimseler olması, İbn-i ishak'a ve Siyer'ine daha bir dikkatle ve hakkında söylenenleri sürekli göz önünde bulundurarak yaklaşmamızı kaçınılmaz kılmaktadır.

Doğrusunu Rabbim bilir.Ben bu kadarına kadar yardımcı olabilirim.




Kayıtlı
Amâk-ı Hayal
Laİlaheİllallah
****

DUÂ: 255
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 648


Geç kalmış adalet...Adaletsizliktir...


« Yanıtla #2 : 31 Ocak 2010, 23:52:22 »

. İbn İshak’ın Medine’de İncil ve Tevrat okuduğu, birkaç yıllık ikameti sırasında Mısır’da Süryânîce’yi öğrendiği ve bu kültürü orada aldığı beilirtilmiş sanki okuduğum yazıda bazı savaşlarda yahudi yanlısı gibi geldi bana hatamız varsa rabbimize sığınırız bizler ilim ehli değiliiz benim amacım bazı kardeşleriminde bu konuda aydınlanması ,cevabın için teşşekkür ederim bacım bende sizleri özlüyorum ama yakında gelcem ziyaretinize inşALLAH  çalışmadığım bir gün baskın yapcam .
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: