Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: FORUMLAR VE SORUNLAR  (Okunma Sayısı 152 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Zeynepder4
"NasıLsın ? Diye sorma //FiListin// gibiyim ışte.. Bir yanim işgaL ediLdi bir yanim Direnişte!
Grafiker
La Hukme iLLaLLaH
*

DUÂ: 249
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2337


ÖZLEMEKTEN yorulmuşum kapında durdur beni...


« : 21 Ocak 2010, 10:06:08 »

FORUMLAR VE SORUNLAR

İletişim alanında internetin getirdiği imkanlardan bugün bütün dünya yararlanmaktadır. Ancak uygar dünya bu imkanları çok daha kaliteli düzeylerde kullanarak olumlu sonuçlar elde etmektedir.

Ülkemizde durumun hiç de böyle olmadığını görüyorum. Evet, ülkemizde internet kullanıcılarının sayısında önemli bir artış gözlenmekte ve özellikle genç nesil bu alana hızla girmektedir. Fakat interneti, üretim, kalkınma, enformasyon ve uzlaşı gibi yapıcı amaçlarla kullanmak yerine, eğlence, hobi ve ahlaksızlığı özendirici niyetlerle kullananların sayısı da gün geçtikçe artmaktadır. Bu durum, hiç kuşkusuz, ülkemizde yaşanan ahlâk çöküntüsünü ve yozlaşmayı körükleyecektir.

Bu nokta çok düşündürücüdür. Bu sorunun birçok nedeni bulunuyor olabilir. Ancak bunlar arasında özellikle bilgisizliğe temel neden olarak bakmalıyız. Nitekim internet kullanan gençlerin çoğu kaliteli bir eğitimden yoksundurlar. Bu gerçeği, FORUM SİTELERİNİ GEZEREK de saptamak mümkündür.

Bilindiği üzere Türkiye'de, düşüncelerin özgürce tartışılabilmesi gibi olumlu amaçlarla son zamanlarda çok sayıda ve çeşitli adlar altında forum siteleri kuruldu. Aslında bu çok hayırlı bir gelişmedir. Ancak internet de forum da birer araçtırlar. Önemli olan bu araçların bilgili insanlar tarafından ve yararlı amaçlarla kullanılmasıdır. Çünkü araçların kötü amaçlarla ve bilgisiz insanlar tarafından kullanılması kadar büyük bir talihsizlik olamaz.

Ne yazık ki bu talihsizliğin ürkütücü tablolarını özellikle forum sitelerinde izliyoruz. Bu sitelere kaydolan gençlerin çoğu, toplum için yararlı konuları tartışmamakta, yeni ve bilimsel değeri olan düşünce ve öneriler getirmemekte, dolayısıyla kültürel kalkınmamıza hemen hiçbir katkıda bulunmamaktadırlar. Buna karşın, müstehcen olmasa bile çok anlamsız ve çok sıradan şeylerle meşgul olmaktadırlar.

Bu noktada, başta alimler ve eğitimciler olmak üzere, yönetimin ilgili kademeleri büyük sorumluluk taşımaktadır. Bu konuda, belki lâikçi rejimden pek umutlu olunmayabilir. Ama ilim sahipleri ve ahlakçılar, bireysel çapta da olsa rollerini üstlenmelidirler.

Konumuz özellikle bilgisizlik faktörünü çağrıştırdığı için bundan sonraki makalemizde (bilgisizlik) konusunda okuyucularımızı aydınlatmaya çalışacağız.

 

Ferit AYDIN
Kayıtlı

Zeynepder2
Editör
La Hukme iLLaLLaH
*****

DUÂ: 639
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 7464



« Yanıtla #1 : 21 Ocak 2010, 12:01:41 »




Bu noktada, başta alimler ve eğitimciler olmak üzere, yönetimin ilgili kademeleri büyük sorumluluk taşımaktadır. Bu konuda, belki lâikçi rejimden pek umutlu olunmayabilir. Ama ilim sahipleri ve ahlakçılar, bireysel çapta da olsa rollerini üstlenmelidirler.

 



kesinlikle ehil  olan kisiler üzerine düseni yapmalidirlar..
üzülerek görüyoruz ki bu boslugu ilmi ve takvasi olmayan kisiler dolduruyor..
iki üc ilmi konu paylasan alim muamelesi görüyor..
 Allah Razı Olsun kardesim
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: