|
bilginur
|
 |
« Yanıtla #1 : 21 Ekim 2009, 13:15:45 » |
|
Yaşayışıyla güzel örnek olma kaidesinin etkisini gayet iyi bilen Peygamber Efendimiz, bizzat kendisi hayatıyla örnek teşkil ettiği gibi, İslâm'a davet ettiği insanların İslâmî yaşayışı görerek fikir ve kanaatlerini ona göre tayin ve tespit etmelerine imkân ve vesileler hazırlıyordu Bedir Gazvesi'nde ele geçirilen esirlerin topluca bir yerde mahpus tutulmaları yerine birer birer Ashâb-ı Kirâm'a dağıtılarak misafir edilmeleri başka bir takım fayda mülâhazaları yanında büyük ölçüde, esirler Sahâbe'nin İslâm'ı yaşayışına vâkıf olsunlar diye olsa gerektir İslâm düşmanı Benû Hanîfe reisi Sümâme'nin Müslüman olmasına Hz Peygamber'in güzel muâmelesi, karşılıksız affı yanında mescitte bir direğe bağlı kaldığı müddet zarfında İslâmî tatbikatı görerek hakikati idrak etmesi de müessir olmuştur diyebiliriz Taif Heyeti geldiği zaman, onları müslümanların Kur'ân okumalarını, ibadetlerini ve yaşayışlarını görsünler diye mescidin hemen yanında misafir ettiğini biliyoruz Bütün bunlar, hep onların görerek eğitilmelerini sağlamak içindir "Daha ilk çağlarda Aristo, daha sonra İbn-i Sînâ öğretimde örneklerin önemine dikkat çekmiş, eski Romalılar da "Sözün yolu uzun, fakat örneklerin kısa ve etkilidir" demek suretiyle örnek vermenin eğitimdeki vazgeçilmez yerini belirtmeye çalışmışlardır" Sonuç olarak, eğitimcinin muhatabı üzerinde müspet bir tesir icra edebilmesi için, kendisinin samimi olması ve sözlerini tatbik etmesi, düşündüklerini de söz ile ifade edebilmesi gerekmektedir, diyebiliriz Çocuğun da verilen bu eğitimi alabilmesi için, muhatabına inanması ve hem zihinsel, hem de bedensel olarak bu hareketleri taklit edebilecek bir gelişim çizgisine ulaşmış olması gerekir
Şimdi, yaşayarak eğitmenin muhataptaki alt yapısını oluşturan taklit ve özdeşleşme eğilimi üzerinde kısaca duralım: 1 Taklit İnsanların küçük yaştan itibaren öğrenmelerini sağlayan mekanizma, ondaki taklit kabiliyetidir Bundan dolayı eğitimciler taklit kabiliyetine hitap eden örnekle eğitim yöntemini çocuk eğitiminde hep öne çıkarmışlardır Her insanın mutlaka bir örneği vardır Çünkü, örnek alma eğilimi insanın doğumundan hemen sonra oluşur ve insanla birlikte gelişir Çocukta bu eğilimin nereden geldiğini bilinmemektedir Mücerret sözler insana fazla tesir etmez Ama insan "güzel bir örnek" karşısında kaldığında, hayranlık duyguları derhal harekete geçer ve onu yapmaya gayret eder Özellikle çocuk düşünmez; dinler, gözler, sonra da taklit eder "Örnek", ilk defa ailede oluşur Çocuğun dinledikleri ve gördükleri, ister istemez hayatına girer Daha kuvvetli bir örnek etkisinde kalmadıkça da aslâ silinmezler Örneğe yöneliş, her yaş için geçerlidir Örnek alma ya da model gösterme, tutum geliştirmede de önemli bir metottur Bu metotta kişi, modelin davranışlarını ve sonuçlarını gözler Güçlü, mükemmel, yüksek mevkî ve yetki sahibi modeller, bu niteliklere sahip olmayanlara göre, daha sıklıkla taklit edilirler İşte bütün bu gerçeklerden dolayı, Hz Muhammed eğitimde "örnekle eğitim" yöntemine sık sık başvurmuştur
Hz Peygamber, zaman zaman da illet ve hikmetini sormadan, sebeplerini araştırmadan, O'nun yaptığını yapmaya çalışanları yani bilinçsizce taklit edenleri de ikaz ederdi Bir keresinde namaz kıldırırken ayakkabılarını çıkarıp sol tarafına bırakmıştı Bunu gören topluluk da aynı şeyi yaparak ayakkabılarını çıkardı Namaz bitince, Hz Peygamber "Niçin ayakkabılarınızı çıkardınız?" diye sorar Onlar da: "Sizin çıkardığınızı gördük, onun için çıkardık" derler O zaman Hz Muhammed: "Cebrâil bana onlarda pislik olduğunu haber verdi" diye bir açıklama yaparak, taklidin bilinçli yapılması gerektiğine dikkat çekmiş, bilinçsizce yapılan taklitten sakındırmıştır
Kur'ân büyük-küçük bütün insanlara bazı şeyleri öğretirken onlara davranış örnekleri sunar, konuyu tablolar halinde gözler önüne serer Böylece onlara bu yöntemi fiilen kullanarak da tavsiye eder Çocuk eğitiminde davranış örnekleri göstermenin önemli yeri ve çocukta öğrenmenin ilk yolunun, çevresinde gördüğü davranışları taklit etmesi ve öğrenmeye ilk adımını bu mekanizma ile atması sebebiyle, çocuğun çevresinde bol miktarda iyi davranış örnekleri meydana getirmeye dikkat edilmelidir Çocuk her yerde soylu davranışlar görmelidir Bu davranışlar da çocuğa hitap edici tarzda senaryolaştırılmalı, tabiîlik kaidesine uyulduğu kadar gelişi güzellikten de kaçınılmalıdır Onda oluşturulmak istenen davranışlara onun ihtiyacı olduğu konusunda ikna edilmelidir Çocuğa taklit edeceği davranışları sunarken, bunların onun yapabileceği davranışlar olmasına dikkat edilmelidir Çünkü "Çocuğun taklit edebileceği hareketler fizyolojik yapısı ile sınırlıdır Yapabileceği taklitlerin içinden bile seçme ve tercihler yapar Bu tercihe etki eden şey de onun gelişme yolundaki ihtiyaçlarıdır"
Çocuk için taklit ettiği hareket kadar, o hareketin sahibi olan şahıs da önemlidir Yani çocuğun taklit edeceği davranışları seçmesinde, bu davranışı yapan şahsın kimliğinin de önemli olduğu bilinen bir husustur Bu tercihin fizyolojik dayanağı ırsiyet değil, daha yaşlı ve daha üstün kişilerin kendisinde meydana getirdiği etkidir Öyle ise çocuk, taklit edeceği hareketleri ilk defa kendi üzerinde etkisi olan kişilerden genellikle de yakın çevresinden, seçecektir Şüphesiz bu kişiler de ilk planda ana ve babadır İşte, çok bilinen bu özelliği kullanmak suretiyle çocuk eğitiminde büyük mesafeler katedilebilir Din eğitiminde de taklit mekanizması çok canlı olarak işler Çocuğu eğiten, ona din eğitimi veren kişilerin iyi kalpliliği ve dervişlikleri, çocuğun bu konudaki fikirlerinin oluşumunu etkiler Kur'ân davranışları taklit edilecek kişileri belirleyerek taklit mekanizmasını tavsiye eder "Bana yönelenlerin yoluna uy" Bu âyette Yüce Allah, taklit edilecek kişilerin Allah'a yönelen kişiler olması gerektiğini belirterek, taklitte öncelikle bu şartın aranması gerektiğini bildirmektedir Öyle ise, çocuğa taklit edeceği örnekler sunulurken bu hususa çok özen gösterilmelidir 2 Özdeşleşme Çocuk, başlangıçta değişken, kararı tam olarak belirlenmemiş, fakat uyum gücü ve eğilimine sahip bir yapıdadır Bundan dolayı çocuk çevresinde gördüğü örnekleri benzeme ve aynîleşme (özdeşleşme, identification) mekanizması ile kısmen kendisine mâleder Daha sonra da onları taklide başlar Bu mekanizma aslında hayatın her safhasında faaliyettedir Görüldüğü gibi aynîleşme olayı basit bir olay değildir Bu olay belli bir süre devam edince itiyâdî bir durum kazanır Hatta insanın şahsiyetinin oluşmasına bile etki edebilir Bu etki sebebiyle fertler olayları başkaları gibi görmeye, hissetmeye başlarlar ve sonucu kötü bile olsa, onlar gibi davranışta bulunabilirler
Özdeşleşme, bir başkasının vasıflarının, davranışlarının ve isteklerinin bir diğer şahıs ego'suna mâledilmesi haline denir Dinamik psikolojide ise ideal vasıflar değerini taşıyan şahıslara ve müesseselere kendini benzetme ve onları ileride günlük davranış, meslek ve eş seçimi gibi sosyal vazifelerde kuvvetle benimseme mekanizmasına özdeşleşme (identification) denir Benimseme, rûha sulh, âhenk, tatmin ve saadet bahşeden fonksiyonlardan biridir Ana gayesi diğer bazı şuuraltı mekanizmalarında olduğu gibi, insanı hayattaki güçlükler ve komplekslerden kurtarmaktır
Bu mekanizma basit bir taklit değildir Zira olağan taklit çabucak sönebilir Halbuki benimseme zaman içinde insanın şahsiyet kalıbını teşkil eder; bizi başkaları gibi hissetmeye, görmeye, düşünmeye ve felâketlerde bile onlarla yanyana yürümeye sevkeder Hayatın bütün sosyal müesseselerinde, tahsilde, dinlerde ve ideolojilerde bir çok prensip ve değerlerde rol oynar Bu mekanizmanın sonuçları genellikle müspet olduğu halde, bazen de zararlı olabilir Bazı gençler annesine veya babasına kuvvetli bir benimsemeyle bağlı olurlar Evlenecekleri kızlarda annelerinin vasıflarını ararlar Bu vasıfları bulurlarsa mesut olurlar Aksi halde evliliklerinde bir çok problemin çıkacağı söylenebilir Kızların da babalarının benzerlerini aramaları çok görülmektedir Bazen de bu mekanizma bazı gençlerde ana ve baba hayatta iken evlenmeyi önler
Okul hayatında da hocalarına büyük bir benimsemeyle bağlanan talebeler vardır Bunlar bilhassa ana-babanın hakikî rollerini îfâ edememesi halinde, ana-babasında bulamadığı emniyet, sevgi ve himâyeyi hocalarında bulurlar; ana-babalarına karşı gösterecekleri benimsemeyi, hocalarına karşı gösterirler ve mesleklerini sırf hocalarını benimsedikleri için seçerler Ergenlikte gençler, psikolojik yapılarına, ebeveynlerine saplanma derecelerine, okul telkinlerine, okudukları eserlere, arkadaşlarına göre edebî, kültürel, dînî, ideolojik vs olarak çeşitli idealleri benimsemeler gösterirler Ruhlarında ve kalplerinde yaşayan arzuları kahramanlarında realize ederler
Sinema ve televizyon da benimseme bakımından müspet veya menfî rol oynayabilir Bir çok çocuk hayal âlemini sinema filmlerinin maceralarında ve kahramanlarında kurar; hayran olduklarını, kuvvetli, itibarlı, sevilen ve sayılanları benimsemek ister Benimseme mekanizması aile, okul ve toplumda çok önemli rol oynar Bu, eğitim faaliyetlerinde de sık sık başvurulan bir mekanizmadır
Çocuğun vicdanı ana-babasının bir özdeşi, bir kopyasıdır Ana babalar sözleri ile oldukları kadar davranışları ile de çocuklarına ders vermektedirler Çocukları giderek ana-babaların ahlâk ölçüleri ile özdeşleşerek onların ahlâkını kendilerine ahlâk yaparlar Bu ahlâkın ortaya çıkış şekli çeşitli olabilir Ayrıca çocuğun özdeşleşeceği davranışı zaman zaman seçtiğini de unutmamak gerekir
Özdeşleşme ile sonuçlanan davranışlar, başlangıçta şuurlu ve iradeli değildir Zamanla neyin ne olduğu ve neden dolayı yapıldığı idrak edilince bu hareket, şuurlu bir karakter kazanır Önceleri düşünceye dönüşmeden, direkt olarak taklit edilen hareketler, taklit çoğaldıkça çocuğun iç dünyasında şekillenir Böylece çocuk dış taklitten, iç taklide geçmiş olur Bazı kişilerde çok kuvvetli tesirler icra eden özdeşleşme mekanizması, ilerideki yaşlarda çocuğun örnek aldığı kişi ile bütünleşmesi sonucunu doğurabilir Şöyle ki: Ana veya babasına bu çok kuvvetli özdeşleşme bağları ile bağlı olan bazı gençler, evlenecekleri kişilerde de ana veya babasının vasıflarını arar, hatta onlar sağ iken evlenmek bile istemeyebilirler Bu hali ile özdeşleşme olayı kişilerin hayatında zararlı sonuçlara yol açabilir
|