|
bilginur
|
 |
« : 23 Şubat 2009, 16:30:17 » |
|
Zeynepder'in entelektüel bireyi..Eylül ve Hüzün kelimelerinin telif hakkını elinde bulunduran "sessiz direnişci"..son zamanlarda foruma giremese de biz biliyoruz ki "o" bizi gözetliyor..nihayetinde esrarengiz kişiliği konuşturduk..(biraz zor olsa da)
1)"Adettendir" diyerek kısa bir özgeçmiş istesek?
Hamd âlemlerin Rabbi’ne, göklerin, yeryüzünün ve ikisi arasındaki varlıkların Yaratıcısına mahsustur. Ölüm ve hayatın, görünen ve görünmeyenin yaratıcısına sonsuz kere hamdu senalar olsun. Ölüm vasıtasıyla, hadlerini aşan tiranların baskılarına son verene, onları geniş saraylarından dar ve karanlık mezarlara sokacak olana, lüks hayattan yalnızlığa ve karanlığa mahkum edecek olana, ölümü Yaratana sonsuz hamdu senalar olsun. Peygamberlerin Efendisine Muhammed Mustafa SallALLAH u Aleyhi Ve Sellem’e salatu selamlar olsun. Onun ailesine, sahabesine ve onun rehberliğini kabul etmiş olanlara selam olsun.
Ensarullah kaya aslen Ş.urfa’lı. Halil İbrahim'in Aleyhiselamın kentinde doğdu ve yetişti. Şu an islambol da ikamet ediyor ve selam.
2)Zeynepderde bu kadar çok tanınmanıza rağmen bu kadar esrarengiz bir kişiliğe sahip olmanız neden olabilir?
Bu soruya cevap vermek zor olsa gerek. Esrarengiz bir kişiliğe sahip olduğumu neye bağladınız bilmiyorum. Pek ön plana çıkmaya çalışmıyorum. Forumda arka planda kalmayı tercih ediyorum. Esrarengiz olduğuma böyle kanaat ettiniz galiba,.
3)Fikri gelişmelere önem veriyorsunuz.Bu anlamda sitenin size kazandırdığı neler oldu?
Fikriyata önem vermemiz lazım. Hiçbirimiz, düştüğümüz siyasi alçalmayı, fikri ve maddi geriliği ve ruhi alçalmayı inkar edemez. Yine hiçbirimiz, toplumunuzdaki İslâmi ilişkilerin tamamıyla alt-üst olup, onların yerini Kapitalistçe ilişkilerin yani küfür nizamına ait ilişkilerin aldığını inkar edemez. Hiçbir insan, Müslüman halklar arasındaki İslâmi kardeşlik bağlarının parçalanıp yerine milliyetçiliğin ve kabile taraftarlığının girdiğini, İslâmi kardeşliğinin değil bir halkı, bir bölgede bile bir çok değer ve bağlarını koparıp, yerine vatandaşlık adı verilen toprağa ait bağların yer aldığını inkar edemez. Böylece İslâm düşüncesi olarak sadece elinizdeki ibadetlerle ilgili hükümler, ruhanilik fikrinden başka hiçbir İslâmi fikir ve anlayış kalmadı. Bütün bunlar güneş aydınlığı kadar açıktır. Bu minvalde sitede hedeflediğimiz unutulan ve unutturulan İslami fikirleri tekrar hatırlamak,hatırlatmak ve hayatımızı inşa etmesi için sahiplenmek. Ve bu gayeyi hedeflerken hüseyince direnmek ve zeynepçe hakkı haykırmaktır Reel hayatta yürütüğümüz nebevi çalışmayı internette sürdürürken, fikirlerimizi anlatma imkanımız doğdu ve farklı fikirlerle tanışma imkanımız oldu. Ulaşamadığımız kardeşlerimizden haberdar olabilmekteyiz. Bu nokta da güzel bir nimet.
4)Edebiyata olan ilginiz nasıl başladı?
Edebiyata lise çağımdan beri ilgi duydum. Ama bu ilgi sadece kısır bir döngü içerisinde devam etti.. Ama asıl ilgi 2 yıl önce eylül ayında başladı. Neden eylül ayında derseniz? Hüzün peygamberinin ümmeti olarak hüzünleniriz ve anlamsızlığa isyan ederiz. Eylül ayında bu duygulara daha çabuk tutulursunuz. Vakayı hissetmek için eylül ayı tam biçilmiş kaftan. Tabi bu genel bir realite değildir. Herkesin yüreğini seslendireceği bir an vardır. Yeter ki her sabah aynadan baktığımız gibi yüreğimize de odaklanalım.işte bu nahif dokunuş eylül ayında yakaladı beni.
5)Site içerisinde edebi yönünüzün ön planda olduğunu görüyoruz.Bu çalışmalarınızı kitaplaştırmayı düşünüyor musunuz?
Şimdiye kadar kayda değer bir çalışma yaptığımı düşünmedim. Sadece yüreğimden geçeni ifade ettim. Kitap haline getirebilecek kaliteye ulaşmış değilim. Onun için yüreğimizi kitaplaştırmak kadar kitabi bir düzeye getirmek ve eylemlerimizin vahyin şahitliğine uyumlu kılmak daha önceliklidir diye düşünüyorum.
6)Eylülistan adında bir bloğunuz var.Eylülistan ismini nerden alır?
Eylülistan, adını eylül ve istanbul’dan alır. Bu ismin birde tarihsel boyutu vardır. Biliyorsunuz İstanbul daha önce hilafetin başkentiydi. Ümmetin idaresi ve emniyeti buradan yapılıyordu. İslam ümmetinin neslini,malını,namusunu ve akidelerini koruyan bir kalkan vardı bu şehirde. Kafirlerin entrikalarıyla hilafetin kaldırılması içimize nifak tohumlarını ekmiştir. İşte İstanbul bu hüzne şahittir. Eylül kesilmiştir İstanbul. Tevhidin buraya hakim olmasından sonra tekrar bahar solukları yine hissedilecektir.Şimdi tüm dünya Müslümanları eylülistan kentinin sakinleridirler.Rabbimiz tekrar en hayırlı ve tek ümmet haline getirsin bizleri.
|